İnciraltı benim çocukluğum demek. Barakaları, denizi, ağaçları ve anılarıyla bende yeri hep ayrı oldu. Belki de bu yüzden İnciraltı ile ilgili her habere biraz daha fazla dikkat kesilirim.
Ama yıllardır bu bölgeyi gündeme getiren haberler pek de iç açıcı değildi. Bir türlü çözülemeyen imar planı, bitmeyen tartışmalar, verilen sözler.
Bu kez ise farklı.
Bu kez yüzümüzü güldüren bir haber var.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 16 Nisan-2 Mayıs 2027 tarihleri arasında düzenlenecek Uluslararası Botanik EXPO 2027 kapsamında İnciraltı Kent Ormanı'nda peyzaj ve ağaçlandırma çalışmalarına başlamış.
E güzel.
Kent Ormanı zaten çok önemli ve çok güzel bir proje. Denizle yeşilin buluştuğu, üstelik şehrin neredeyse tam ortasında bulunan ender mesire alanlarından biri. Şimdi daha da nitelikli hale getirilecek. EXPO bitecek ama güzellikleri İzmirlilere kalacak.
Bizim açımızdan asıl güzel tarafı da bu zaten.
Çünkü biz İzmir olarak doğrudan yapılan yatırımlardan pek nasiplenemedik. Hep biraz yancı kaldık.
***
1971 yılında Akdeniz Oyunları yapıldı. Atatürk Stadı yanımıza kar kaldı. O stat ki bugün biraz kaderine terk edilmiş durumda olsa da gençliğimde çok önemli karşılaşmalara ev sahipliği yaptı. Hatta Göztepe-Karşıyaka derbisi, ikinci lig takımları arasındaki dünya seyirci rekorunu kırdı. Unutmadan, İnciraltı'ndaki öğrenci yurtları da bu oyunlar sayesinde yapıldı.
2005 yılında 23. Dünya Üniversite Yaz Oyunları'na ev sahipliği yaptık. Bu organizasyon sayesinde Uzundere'de yepyeni bir yaşam alanı oluştu. Önce sporcular ve yöneticiler ağırlandı. Ardından aralarında teras evlerin de bulunduğu 934 daire oyunlardan sonra halka satıldı. Bugün Uzundere'nin en gözde bölgelerinden biri hâline geldi.
Yani anlayacağınız, İzmir doğrudan yatırım alamayınca böyle organizasyonların ardından kalanlarla idare etmeyi öğrendi.
Şimdi de EXPO 2027.
Bu kez İnciraltı kazanacak. Hem de sadece EXPO süresince değil, sonrasında da.
Aslında İzmir'in uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek potansiyeli fazlasıyla var. Belki birkaç önemli organizasyon daha gelir, birkaç kalıcı tesisimiz daha olur.
Neden olmasın?
Bence olur.
Bekleyelim, görelim.
Hem umut etmek de mi yasak?