Ahlak deyince aklımıza hemen ya karşı cinsi istismara yönelik suçlar ya da, aldatılan kadın yada erkek ile ilgili olaylar gelir. Oysa ki ahlak sadece apış arasına yerleşik bir kavram değildir. Ahlak yaptığımız her işte korumak zorunda olduğumuz bir insan niteliğidir. İnsanlar ahlaklı olduğu müddetçe niteliğini yani kalitesini yükseltir, ahlakını kaybettikçe de insan olma vasfından uzaklaşır.

Bunları neden yazmak ihtiyacını hissettiğime gelince. Televizyonda haberleri izlerken zabıtaların pastahaneleri fırınları denetlemeleri ile ilgili bir habere denk geldim. Denetim üretimin yapıldığı yerde. Ortalık pis, berbat hamam böcekleri oradan oraya koşturuyor. Diğer tarafta hamurkar makinesi çalışıyor, zabıta içine bakınca hamurlarla birlikte bir hamamböceğinin de yoğurulduğunu görüyor. İşyeri sahibine gösteriyor. İşyeri sahibinin cevabı ilginç: Bir böcekten ne olacak. Şimdi bu adama ne diyeceğiz, Pis mi diyeceğiz, fütursuz mu diyeceğiz yoksa AHLAKSIZ mı diyeceğiz. Adam düpedüz ahlaksız. Böylelerine para cezası değil, işyerini süresiz kapatma cezası verilmeli.

****

İki gün önce KKTC Girne limanı ile Taşucu arasında sefer yapan katamaran battı. 267 yolcudan 8’i öldü 20’si hala aranıyor. Muhtemelen onlar da öldü. Şimdi bu gemi ile ilgili onlarca söz ediliyor. Yine onlarca problemi olan bir gemi olduğu ortaya çıktı. Kaptan kaptan değil, gemi gemi değil, mürettebat bilgisiz, gemi işleten şirket duyarsız, geminin çalışmasına izin veren yetkililer…! Bunların hepsi önce suçlu tabii ama aynı zamanda hepsi AHLAKSIZ. Biri yarım yamalak yetki ile kaptancılık oynuyor, öteki gemideki sıkıntıları bildiği halde çalıştırmaya devam ediyor, en sonuncusu da araştırmadan, incelemeden yada bile bile gemiye seyrüsefer izni veriyor.Bu suçtur ama AHLAKSIZLIK da değilmidir. Ahlaklı kişiler olsalardı böyle davranmayacaklar ve bu suç da sonuçta bu facia da oluşmayacaktı.

Neresinden tutsan elinde kalıyor. Yukarıda saydığım örneklerin yüzlercesini vermek mümkün. Liyakatsiz kişiler işbaşına geldikçe, liyakatsiz kişilere teknik alanlarda şirket kurma yetkisi verdikçe bunlar artarak devam edecek.

****

Ben bunları yazarken aklıma geldi daha dün iki gemi denizin ortasında hem de kaptanlar birbirleri ile telsizle konuşurlarken, sen üstüme geliyorsun ben şuraya doğru gidiyorum derlerken denizin ortasında çarpıştılar. Traji komik. İzahı mümkün değil.

Belki farklı bir konu ama bu başlık altında değerlendirilmesi mümkün. Çünkü bu da bir başka izahı mümkün olmayan bir konu. Karot istendiği için üç ayda boşaltılması istenen ve yıkılan bir bina. İnsanlar kiraya çıkmışlar, müteahhitle anlaşmışlar müteahhit bir senedir planı onaylatıp işe başlayamıyor. Neden? Belediyenin vakti yok. İnsanlar bir senedir kira ödüyor. Neden? Belediyenin vakti yok. İnsanlar perişan yok ceplerinden bir sürü para ödemek zorunda kalıyorlar Neden? Belediyenin vakti yok. Yıkım için gün sektirmeyen belediye yapımda ortada yok. İşleri tavsattıkça tavsatıyor. Her geçen gün insanlar zarar görüyormuş. Olsun belediyeye ne. Vatandaşın derdi Onların derdi değil. Bu da bence Ahlaki açıdan değerlendirilmesi gereken bir şey.