16'ncı yüzyıl Osmanlı vakıf kayıtlarında, zamanımızda Konya Beyşehir’de bulunan Eşrefoğlu Camii'nin esas isminin Sultan Sencer Camii olduğuna dair resmi bir kayıt vardır. Eğirdir’de de Sultan Alparslan adına bir camiden söz edilir

Muhtemelen 12'nci yüzyılda Beyşehir-Isparta bölgesi, Bizans’a karşı yapılan İslam akınlarında önemli bir uç bölgesi oldu. Son Büyük Selçuklu Sultanı Sencer’in (1118-1157), Anadolu Müslümanlarının hamisi olduğu ve camilerde uzun hutbenin uzun yıllar onun adına okunduğu anlaşılıyor. Nitekim Sencer’in Diyarbakır Müslümanlarını, Bizans imparatoru II. Yohannes Komnenos’un tehdidinden kurtardığı biliniyor (Abdülkerim Özaydın). Selçuklu tarihçisi merhum Prof. Mehmet Altay Köymen, Anadolu’da Sencer adını taşıyan Beyşehir’deki bu camiden başka camilerin de olması gerektiğini bana ifade etmişti.

Ama henüz bu isimle anılan başka camiler keşfedilmedi. Bununla beraber İran’da İsfahan’da da Sencer’in ismini taşıyan bir caminin mevcut olduğunu belirtelim. Konya bölgesi her ne kadar Anadolu Selçuklularının nüfuzunda olan bir bölge olsa da, Merv’de bulunan Sultan Sencer’in nüfuzunun Konya’ya kadar ulaştığı anlaşılmaktadır. Merv’deki Sencer türbesi ile Beyşehir’deki cami mimari olarak birbirinden farklıdır. Merv’deki türbe geniş bir kubbeye sahip iken, Beyşehir’deki cami düz damlıydı. 1930’lu yıllardan sonra çatıya dönüştürüldü. Eğer türbenin yakınında, İslam coğrafyacısı Yakut’un söylediği gibi, Sencer adına bir ulu cami mevcut idiyse (henüz böyle bir cami keşfedilmesi), onun mimari planıyla Beyşehir’deki camiin mimari planını karşılaştırmak gerekmektedir.

TÜRBE VE MEZARLARLA DOLU

Rus seyyah Nosilov (öl. 1923), 1908’de Türkmenistan’daki Merv şehrini ziyaret ettiği zaman, orada gördüğü Sultan Sencer Camii’ne hayran kaldı. Rus Çarı'nın şahsi çiftliklerinden biri olan Türkmenistan’daki Merv şehrindeki Murgab Çiftliği'nin (Bayram Ali) Müdürü olan Rus, onu, sultan Sencer Camii'nin olduğu yere götürdü. Nosilov, Sultan Sencer Camii'nin büyüklüğüne ve yüzyıllara karşı verdiği dayanıklılığa hayran kaldı ve binayı Paris’taki Panteon’a benzetti ile onunla mukayese etti: ‘Etrafı çitle çevrili, kocaman bir bina, büyük kubbeli, yarısı harabe halde, etrafı türbe ve mezarlarla dolu’ olarak tanımlamıştır. Nosilov’un cami olarak tanımladığı bu bina, zamanımızda Türkiye’de Sultan Sencer Türbesi (kümbet) olarak bilinmektedir. Tarihi kayıtlarda adı geçen Sultan Sencer Camii ile bu türbe (kümbet) aynı eserler midir, yoksa ayrıca bir cami mevcut mudur henüz çözülmeyen bir meseledir. Nitekim Yaşar Çoruhlu, ‘İslâm coğrafyacısı Yâkūt el-Hamevî, Muʿcemü’l-büldân’ında binanın pencerelerinin yakınındaki ulu camiye baktığınıbelirtmekteyse de özellikle doğu cephesine yakın olması gereken camiden bugün hiçbir iz yoktur’ demektedir.

PANTEON'U ANDIRIYORDU

Rus seyyah Nosilov’un Merv’deki Sencer Camii ile ilgili gözlemleri şöyledir: ‘Ve fi’l-hakîka Asya kıt‘ası pek eski zamândan beri akvâm-ı muhtelife-i beşerin beşiği addedilmektedir. Âkıbet rehberim bir aralık sol cihetimizde ansızın peydâ oluveren bir şey misillü gözümüze görünen gâyet kocaman binâyı göstererek: “İşte Sultan Sencer Câmi‘ i budur!” diye söyledi. Ve hem de arabacıya arabayı o cihete sevk eylemesi için emir verdi. Biz de arası çok geçmeden sanki kireçle karışık molozdan yapılmış şose gibi dümdüz yollardan sâlifu’lbeyân azîm ve vâsi‘ binâyı ihâta eden çite dâhil olduk. Doğrusu bu artık Paris’in Panteon nâm be-gâyet büyük kubbeli binâsını da andırıyor idi. Fakat Paris’teki Panteon pek güzel muhâfaza edilmekte iken Sultan Sencer’in câmi‘i nîm-harâbe şeklinde idi. Ancak her hâlde onun pek çok asırlardan beri işbu çöllere kemâl-i cesâretle dayandığı da zâhir idi. Buralarda dahi insâna pek azametli hâtıralarıihtâr etmekte olan kadîm zamân mezârları çoktur. Fakat bizim geçtiğimiz zamân işbu türbeler de harâbe-zâr olup ekserînin mürûr-ı zamânla ya yalçın kaya gibi siyâhlaşmış olan kubbelerinde sürülerle kestane kargaları oturuyorlar idi. Ve onların gürültüleri veyahut birden bire uçtukları zamân husûle getirdikleri gölgeleri de hayret-fezâ idi (Konstantin Dmitrievich Nosilov, Merv Seyahatnamesi, Ahmet Nermi tercümesi, Haz. M. Mahfuz Söylemez, s. 53-54).

Beyşehir’deki Eşrefoğlu Cemii'nin adının daha önceden Sultan Sencer Camii olduğu başka kaynaklardan teyit edilirse, Beyşehir ile Türkmenistan’ın Merv kenti arasında dini ve kültürel bir bağ kurulabilir.