Tarifsiz bir sevgi Katar Emiri'ninki.
Ne diyor;
"Türkiye'den para almam. Hediye ediyorum, hibe ediyorum."
Vay canına hediye ettiği otomobil, villa değil.
Tam tamına 500 milyon dolarlık VIP uçak.
76 metre uzunluğunda, stadyum gibi.
İçinde özel odaları, ameliyathanesi var.
Amerikan Başkanı'nda da var.
Ama onunki AAM Füzeleri'ne ve SAM Füzeleri'ne karşı savunma sistemi ile donatılmış.
Bizimkinde şimdilik bu sistemler yok.
Ama 50 milyon dolarlık bir bakım ve onarımdan söz ediliyor.
Ballı hediyenin hikayesi de ilginç.
Katar Emiri uçağı sürgünden dönen büyükbabası için almış.
Bermuda'ya kayıtlı olduğu söyleniyor.
Sahibi görünen iki şirket ise vergi cenneti Ingiliz Guerney Adası'na kayıtlı.
Uçağı satışa çıkaran şirket ise İsviçreli.
Şirketin satış ilanında 500 milyon dolar yazarken geçtiğimiz günlerde "satıldı" ibaresi eklenmiş.
İste böyle, neresinden bakarsanız bakın uçağın her tarafından şaibe akıyor.
Şimdi sormak hakkımız değil mi?
Uçak satın mı alındı, hibe mi edildi?
Satın alındıysa hangi fasıldan alındı?
Örtülü ödenekten mi? Yoksa bütçeden mi?
Bu kriz döneminde hangi gerekçelerle milyonlarca dolar harcandı?
Yok eğer hibeyse ne karşılığı?
Katar Emiri yalnızca sevgi karşılığı mı bu hibeyi yaptı?
Hazret yuta yuta doymadı.
A Bank, QNB Finansbank, satış fiyatı gizlenen Digiturk, Boyner, BMC ve daha bilinmeyenler.
Bir de muhterem eşine Boğaz'ın en pahalı yalısını hediye etmiş.
Son söylentiler de mide bulandırıyor.
Atatuük'ün mirası, vasiyeti İş Bankası hisseleri üzerinde oynanmak istenen oyunun Katar'a kadar uzanabileceği, THY'nin hisselerinin Katar'a ikram edileceği söylentileri ayyuka çıkmış durumda.
Ne ala memleket, bir uçak ver, 350 uçak al.
Dedik ya adam bizi seviyor. Gel de Abdullah Yüce'nin o ünlü bestesini hatırlama;
"Bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap,z avallı kalbim ne kadar harap!"
Küçük bir değişiklik yapalım,
"Zavallı ülkem ne kadar harap!"