Kemal Kılıçdaroğlu, nasıl olur da AKP’nin yardımıyla CHP’yi yıkmaya çalışır? Nasıl olur da, Tayyip Bey’in görevlendirdiği polisleri yanına alarak, bir zamanlar genel başkanlığını yaptığı CHP’nin kapılarını kırdırır ve binayı işgal edebilir?

Çoğunluğun inandığı gibi Kılıçdaroğlu, Türkiye için bir “proje” miydi?

Yoksa olayın psikolojik yönü mü daha ağır basıyor?

Bir üst aklın projesi olarak Kılıçdaroğlu’nun bir ihanet içinde olduğunu iddia edenlere saygı duyarak olaya bir de “Sağlıksız Psikoloji” açısından bakmak ve hangi duyguların onu böylesi bir duruma düşürdüğünü anlamaya çalışmak gerekir diye düşünüyorum.

1. Aşağılanmışlık Duygusu: Delegeler tarafından görevden uzaklaştırıldığı için etkisi kalmamış, hatta unutulmaya başlamış bir parti başkanı (lider demiyorum) büyük bir duygusal çöküntü içine girebilir. Hele de kendi yerine layık görmediği yeni başkan, kısa zamanda çok büyük bir performansla, gerçek bir lider olduğunu gösteriyorsa, ne yapacağını şaşırır. Psikiyatristlerin “Narsistik yaralanma” dedikleri bu durum, sağlıksız psikolojinin tipik bir örneğidir. 


2. İntikam Psikolojisi: Delege tarafından dışlanarak adı anılmayan eski parti başkanının beyni, adalet ile intikamı birbirine karıştırabilir. Mantık silsilesini yitirmeye başladığı anda; “Benim gibi bir adama bu yapılır mı!” kırgınlığı önce öfkeye sonra da hesaplaşma kararlılığına döner. İşte o anda gözlerini bürüyen intikam duygusu onun mantığını alıp götürür. 


Bir zamanlar Atatürk’ün oturduğu koltukta oturan Bay Kemal’in, Cumhuriyetin tüm etik değerlerini ayakları

altına alarak -Tayyip Bey’in çok işine yarayacak şekilde- CHP’nin yıkılmasını göze almasının nedeni bu olabilir mi?

3. Eyvah, Ben Yokken Daha Başarılı Oluyorlar! Bay Kemal, delege kendisini “gönderse” de, başarılı olduğunu zannederek; “Görsünler bakalım günlerini! Nasılsa bensiz başaramazlar!” diye düşünmüş olabilir. Ancak Özgür Özel partiye desteği birkaç ayda iki katına çıkarınca, Kemal Bey psikolojik çöküntü yaşamış olabilir. Depresyonda, ruhunda esen fırtınalar, intikam duygusunu körüklemiş olabilir. 


Onun, CHP’ye karşı; “Ele geçiremezsem yıkılsın gitsin!” psikolojine sahip olması… Bunu yaparken de ömrünü doldurmuş AKP’yi kalp masajıyla yaşatmaya çalışması siyaset psikolojisinde utandırıcı bir örnek olarak yer alacaktır.

Onunla hareket edenlerin ruh durumlarını anlatmaya bile gerek yok. Yitirdikleri siyasi itibarlarını geri kazanamayacaklarını onlar da biliyorlar. Ama bir bölümünün farklı pazarlıklar içinde olduğunu duymak bile üzüntü verici.