“Desperado” sözcüğü İspanyolca desesperado (çaresiz, umudunu yitirmiş) sözcüğünden gelir. Zamanla, özellikle Amerika’nın “Vahşi Batı” döneminde kanun kaçağı, silahlı haydut veya kaçak yaşayan suçlular için kullanılmaya başlanmıştır.

Ama Vahşi Batı filmleri hiç de ahlaklı değildir. Hem Kızılderililere uygulanan soykırımı haklı gösterme gayretleri vardır hem de Amerikan propagandası.

Bu nedenle Desperado gerçeği, Vahşi Batı filmlerinde anlatılan romantik öykülerden çok farklıdır. Yasa dışı yaşayan o insanlar; at hırsızlığından tren soygunlarına, hırsızlık ve cinayete kadar her tür suça bulaşmışlardı.

Neden Desperado ile Butlanı yan yana getirdim? Eylemlerinde benzerlikler var da ondan.

Vahşi Batı filmlerinden bilirsiniz; gittikleri kasabada, Şerifin koltuğunu işgal ederler... Ama yanlış anlaşılmasın, onlar bizdeki “Butlancılar” gibi değildi. Şerif’in koltuğunda oturmak için hükümetin başı ile iş birliği yapmazlardı. Adam gibi, kendi güçleriyle Şerifin kapısını kırıp içeri girerlerdi.

BUTLANCILAR ve MEŞRULUK

Yöneticilikte saygınlığın ilk şartı, yönetime meşru yollarla gelmektir. Vahşi Batı’daki gibi kapıların kırılarak odaların işgal edildiği bir yerde meşruiyetten söz edilemez. Ama arkalarına Tayyip Erdoğan’ı almış olmanın rahatlığı içinde olan Butlancıların durumu farklı elbette.

Bir dakika! Desperadoları bizim Butlancılarla karşılaştırarak haksızlık etmeyelim:

Desperadolar kendilerinin yasa dışı olduğunu bilir ve hiçbir yöneticiden destek beklemezler. Oysa Butlancılar, hak etmedikleri koltuklara kendilerini atayan gücün, “CHP’yi Bölmek” istediğini ve bu isteğe yanıt vermek zorunda olduklarını iyi bilirler.

Çok önemli bir fark daha: Desperadolar, halk tarafından genelde kabul görmelerine rağmen, Butlancılar halkın içine çıkamazlar…

Hukukun üstünlüğü kabul gördüğünden beri Vahşi Batı’nın desperadoları tarihe karıştı. Ama Türkiye gibi; demokratik, ahlaki, siyasi, yönetsel, bir sürü sorunları olan ülkelerde desperadolar şekil değiştirdi. Yerini Butlancılar, kayyımlar, yalancı tanıklar, kurgu mahkemeler aldı.

Yaptıkları iş kanunsuz olmasına rağmen neredeyse bütün Desperado filmleri belleklerimizde güzel bir esinti bırakmıştır.

Oysa bir gün Butlancıların filmi çekilecek olursa, isimleri hep saklanacak, karanlık ilişkilerin kötü niyetli Butlancıları mide bulantısı ile izleneceklerdir.

Onların, çocukları ve aileleri için de üzülüyorum. Çünkü biliyorum ki, onların çocukları; “Yapma Baba!” diyordur.

“Despot yönetimle el ele verme, CHP’ye kıyma!” Kişisel hırs ve rövanş duygularının, Türkiye’nin geleceğine nasıl bir darbe vurduğunu herkes artık çok iyi biliyor.