Tatlı kök, tatlı meyan, bıyan da denilen ve ilk kez İzmir’e geldiğimde yığın yığın, işlenmek ve meyan balı yapılmak üzere meyan balı fabrikasının bahçesinde gördüğüm o kadim bitkinin köklerini tarlalardan yok edebilmek için koskoca profesörler tarafından yayınlar yapıldığını okuyunca meyanı yazma gereği duydum.
O yıllarda, dönemin ünlü sanayicilerinden Mücahit Buktaş (ATAŞ) ve Giraud ailesine ait bu tesislerde uzun süredir meyan balı üretilerek İzmir Limanı’ndan ihraç ediliyordu.
Günümüzde, hani şu Mahal Bomonti gökdelenlerinin yanı başında, tek başına göğe uzanan fabrika bacası var ya, işte o baca sözünü ettiğim meyan balı fabrikasının bacası. Fabrikanın diğer binaları da yine gökdelenlerin ortasında kalan restore edilip kullanılması planlanan binalar. Bunların hemen ön tarafında da DGM binası, sonra da İBB meslek fabrikası olarak bilinen un fabrikası, hatta bu un fabrikasından 9 Eylül 1922’de İzmir’imize Türk süvarilerinin girişi sırasında ateş edilmiş, 4 askerimiz oracıkta şehit edilmiş ve fabrikanın önüne 9 Eylül Şehitler Abidesi dikilmiştir. Şimdi ise (2026 Nisan) bu bina bir inat uğruna İzBB’nin elinden alınmış ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmiş ve bir kütüphane yapılması düşünülmekteymiş. Halbuki meslek fabrikası olarak işlev görüyorken 150 bine yakın İzmirli burada eğitim alarak istihdama katılmıştı.
Neyse meyan kökünden başladık kalemin şehveti, eskilere doğru yolculuğa devam ediverdi. Kısaca o yörenin tarihçesinden de söz etmiş olduk.
Meyan balı, ilk hazırlanışı ABD’li bir eczacının ilacı olarak meydana getirilen, sonradan popüler, hatta belki de dünyanın en popüler içeceği olacak Coca-Cola’nın da hammaddelerindendir.
Ancak meyan kökü ve ondan kaynatılıp suyunun uçurulması ile elde edilen meyan balı, aynı zamanda halk tababetinde, özellikle göğüs yumuşatıcı, ifrazat söktürücü olarak kullanılan kadim bir ilaçtır.
Avrupa ilaç farmakopesinde, Hindistan farmakopesinde, Amerikan farmakopesinde, Japon, Çin farmakopesinde bir ilaç olarak yer almaktadır.
Türkiye’de ilk meyan kökü ve balı fabrikası 1854’te Aydın’da Mc. Andrews ve ünlü İzmirli Levanten ailesi Forbes şirketi tarafından kurulmuştur.
Binlerce yıldır ilaç olarak kullanılan, eskilerin bu kökü devamlı ağızlarında, dişlerinin arasında tutarak ve emme alışkanlığı edindiği bu bitki, ülkemizde yetiştirilmez olmuş olmalı ki köklerini tarlalardan temizlemek için bilimsel araştırmalar yapılıyor, yayınlar yapılıyor. Hatta bir araştırma makalesi meyan için Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da arazilerde çok yaygın bir yabancı ot olarak söz etmiş. Muş, Urfa, Siirt’te problem olduğundan söz edilmiş.
Yapmayın beyler, katma değerli tarımsal ürünleri yok etmeyin, aksine onları geliştirmeye onlardan daha da katma değerli çıktılar elde etmeye bakın. Yok etme adına bilimsel çalışmalar yapmak ne anlama geliyor, anlayamadım doğrusu.
Neyse ki Prof. Dr. Nazım Şekeroğlu gibi bu bitkinin değerini bilen bazı aydınlarımız da meyanı yaşatma adına çaba gösteriyor.