Uygarlığın bugünkü gelişme düzeyinde kurulması gereken Yeni Küresel Düzen, bağnazlığa tutsak zihinlerin zehirlenmiş ideolojileri üzerine kurulamaz. İnsanlık bu dizginlenemez saçmalığı bir kez Hitler ile yaşadı. Hızlı, dinamik ve yenilikçi Alman sanayileşmesi ile “güç zehirlenmesi” yaşayan Hitler, bu algıyı “üstün Alman ırkı” ideolojisi saçmalığı ile bütünleştirip kendi Dünya Düzenini kurmaya kalktı. Başladığı saldırganlık ve savaşla Dünya çapında insanlığı felakete sürükledi. Kendi kaybetti, insanlık ve uygarlık kaybetti. Ölen milyonlarca insan, yakılıp yıkılan kentler ve yaşanan atom bombası felaketleri neredeyse bugün unutulmuş gözüküyor.
****
Bugün insanlık benzer bir zihin zehirlenmesi yaşayan, iki liderin önlenemez bağnazlıkları yüzünden, yeni bir Dünya savaşının eşiğinde bulunuyor. ABD de saygın psikiyatristlerce zihin sağlığı narsistçe bulunan Trump, Dünya’nın tek süper gücü olma sevdası ile güç zehirlenmesi yaşıyor. Bu nedenle doğal kaynak ve stratejik önemi olan her yere ve ülkeye çökmek için can atıyor ve kaba kuvvet kullanıyor, savaş açıyor. Tüm insanlık şaşkın ve çaresiz seyrediyor. Kendi ile aynı yolun yolcusu Netanyahu’nun ağına düşerek tüm Orta Doğu’yu ve insanlığı ateşe atıyor. Netanyahu da geçmişin hurafelerine dayalı “vaad edilmiş topraklar” ve “seçilmiş toplum“ mit ve ideolojisine dayalı bağnazlık ve saçmalığı ile çevre ülkelere saldırıyor. İnsanlığı; Trump’la birlikte el ele verip ateşe atıyorlar. İran’a yaptıkları saldırı ile, yöneticileri öldürüp rejimi devirebileceklerini sandılar. İran rejiminin toplum tabanındaki kılcal köklerini düşünmediler. İran halkı savunma direnişine geçti. Bugün savaş komşu ülkelere yayıldı. Uzayan savaş petrol ve gübre fiyatlarında yarattığı deprem ile şimdiden tüm ülkeleri ekonomik krizin eşiğine taşıdı. Zayıf bünyeli ekonomiler şimdiden krizde.
****
Trump ve Netanyahu gibi güç sarhoşu olan ve dogmatik din temelli ideolojilerin bağnazlığına saplanmış insan davranışları, akıllı, mantıklı ve tutarlı insan davranışları olmaktan çıkar. Aksine bağnazlıktan zehirlenmiş mutlak kalıp davranışlarıdır. Bu davranış kalıpları, Tanrının insana bahşettiği düşün işlevinin dışında alınır. Bunlar beyin sapı ve memeli beyin organlarından tetiklenen ve ölümüne savunulan içgüdüsel kaba kuvvet davranışlarıdır. Bu davranışlar, saldır ve kaç davranışı olarak, canlının kendi varlığını korumaya odaklanır ve çoğu kez canavarlaşır. İnsan bünyesini bir bütün olarak saran, ölümüne savunulan içgüdü kalıpları insanı insan yapan, hayvan olmaktan kurtaran, neokorteksin devre dışı olduğu düzeyde alınır. Artık bu düzeyde insanı insan yapan, akıl, mantık, düşünme işlevleri ve bunları üreten neokorteks ve ön alın loplarının işlevleri devre dışıdır. Bu düzeyde insanı insan yapan ve diğer memelilerden ayıran “bilinçli davranışlar” yaşanmaz. Zira insanın üst düzey ihtiyaçları olan, bilinç, özgecilik, toplum ve insanlık için çalışmak, uzun vadeli çıkar ve kendini gerçekleştirmek için planlar yapmak, zihnin yoğun odaklanma ve öğrenme ile devreye aldığı neokorteks davranışlarıdır (Bknz. Benim “Zihniyet Devrimi” kitabım” ).
****
Kaba kuvvetle, başka toplumlar ve ülkeler üzerinde hegemonik yapı kurma girişimi, eninde sonunda iflas etmeye mahkumdur. Hitler bunu yaşadı. Sovyetler yaşadı. ABD Vietnam’da, Afganistan’da, Irak’ta, Libya’da Suriye’de yaşadı. Süreç uzarsa İran’da da yaşayacaktır. Üstelik komşu ülkeler ötesinde, Rusya ve Çin’in daha etkin katılımı ile daha kapsamlı bir dünya savaşına dönüşme riski kapıda bekliyor. Uygarlık bilgi çağı, yapay zeka ve kuantum düşün ve teknoloji çağına adım atarken, evrim sürecimizin arkaik beyin bölgelerimizin kaba kuvvet kullanma motif ve davranışıyla değil, neokorteksin işlevi olan akıl, bilim, bilinç, mantık, insani ortak ve eşit değerlerle davranması gerekir. Yeni küresel düzen, gelişmiş insanı değerler, eşit ve ortak çıkarlarda uzlaşma ile sağlanır.