Barbarlıkla başlayan insanlığın evriminin bugün aynı noktaya gelmesi
düşündürücüdür. Aradaki fark başlangıçta “VAR” olmayı, bugün ise “YOK“ etmeyi hedef almasıdır. Bu süreci tetikleyen en önemli unsur, insanların egoları ve ihtiraslarıdır.
Tekerleğin, ateşin keşfi, dayanışma, komün yaşamı ile başlayan bu süreç, feodal yapının oluşması, toprak kazanma hırsı, egemen olma arzusu, göçler, bağnazlıkla oluşan skolastik yaklaşım, reformların öncülüğünü yapan Rönesans devri, özgürlük ve insan hakları kavramlarını ortaya koyan Fransız devrimi, siyasi ayrışmaların çizgilerini belirleyen, kapitalizmin ve sosyalist anlayışın temellerini oluşturan sanayi devrimi, görüş ve yaklaşımlarını kabul ettirebilmek, hegonomik bir güç olmak için çıkartılan savaşlar süreci bugüne kadar taşımışlardır.
****
Çağın gelişen teknolojileri, yapay zeka gibi faktörler ABD, Rusya,
Çin, Hindistan gibi belirli sayıda güç odaklarının oluşmasına yol açmıştır. Bu odaklar güçlerini birbirlerine kabul ettirmek için siyasi, ekonomik, sosyal, sanat, spor gibi alanlarda giriştikleri rekabet, doyumsuz ve çapsız liderlerinde katkısı ile bir “YOK” etme sürecini beraberinde getirmiş, barbarlığa dönüş yolunu açmıştır.
Bunun ne şekilde sonuçlanacağını gösterecek “pick” noktasının ise
26 Kasım 2026 tarihinde ABD de yapılacak kısmi senato seçimlerinin olacağını görmek için fütürist olmaya gerek yoktur.