Dünya büyük bir evrlm sürecine giriyor. Ortaklıklar, ittifaklar, hegomon olmanın gereçlerinin değişmesi, yapay zeka, güç odaklarını dağıtıyor.
Ülkeler, bunların yerini alacak yeni yöntem ve materyallerin yerine kendilerini güven altına alacak yeni konumların arayışı içerisine girmiştir. Bunu sağlamak için 3’üncü el olarak kullandıkları ülkeleri
bırakmışlar, yeni güç odakları oluşturmanın peşine düşmüşlerdir. Ancak bunu yaparken “Zamanın Ruhunu” göz önüne almamışlar, geçmiş oluşumlardan esinlenerek bir sistem oluşturmaya kalkıyorlar.
Birinci Dünya Savaşı sonrası zamanın ruhunu iyi okuyan Atatürk ülke güvenliği için Balkan, Sadabat, Cento gibi paktlar kurdurmuş, yalnızca ülkenin değil bölgenin de koruma altına alınmasını sağlamıştır.
Bugün zamanın ruhu bu değildir. Bugün ülkelerin kendi kurdukları gettolara çekilerek geçmişte kurulan “Yuvarlak Masa” gibi bir düzen İstemi içerisinde varlıklarını sürdürme arayışındadırlar.
Onun için geçmişten kopya çekerek ittifak arayışları içerisine girmek, yeni ortaklıklar kurmak oluşturulacak evrim süreci içerisinde yeri olmayacaktır. Zamanın ruhunu iyi okumak gerekir.