Siyasal tarihimizde bazen bir slogan, uzun uzun yazılmış siyaset kitaplarından daha çok şey anlatır. Bunlardan biri de 1974 yılında Bülent Ecevit’in CHP’si ile Necmettin Erbakan’ın Milli Selamet Partisi bir araya geldiğinde üretilen “Akgünlere Selametle!” sözüdür.

Ecevit’in “Ak Günlere!” sloganı ile Erbakan’ın Milli Selamet Partisi’ndeki “Selamet” sözcüğü yan yana getirilmişti.

O günlerde, rejim açısından büyük bir tehlike olmadan kurulmuştu bu koalisyon. Oysa bugün tehlike büyük. Ülkeyi yöneten AKP hem halkı yoksulluğa tutsak etti hem de adım adım Atatürk ilkelerini yok etmeye çalışıyor.

Partilerin, Yeni Parti öncülüğünde, o zamanki Ecevit-Erbakan koalisyonunun ötesine geçmesi ve milletvekili pazarlığı olmadan “ilkelerde birlik” yapması gerekiyor.

Bunu gerçekleştirebilecek tek kişi Özgür Özel gibi görünüyor. Çünkü onun, AKP iktidarını değiştirerek ülkenin kötü gidişini durdurma kararlılığı sadece soldan değil; merkez sağ, muhafazakâr ve milliyetçi seçmenden de destek görüyor. Onlardan aldığı destek ile Atatürk ilke ve devrimlerini kırmızı çizgi olarak belirlemiş her parti ile iş birliği yapabilir.

Özgür Özel, önümüzdeki seçimlerde yıllar önce Ecevit ile Erbakan’ı bir araya getiren “Akgünlere Selametle” formülünün ötesine bile geçebilir. O zaman AKP ve MHP’li seçmenden bile oy alabilir.

Özel’in en büyük şansı, ülkeyi kurtarma konusundaki içtenliği: Onun kendisinin cumhurbaşkanı olmak istemediğine, adaylarının Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş olduğuna artık herkes inanıyor. Bu adayların her ikisi de sağ, merkez sağ, milliyetçi ve muhafazakâr kesimlerden oy alabilecek nitelikte.

CHP’lilerin neredeyse yüzde doksanını Yeni Parti’ye taşımış olan Özel’in başka bir şansı daha var: Geleneksel olarak CHP’ye oy “vermemeye” şartlanmış olanların da kendisine oy verecek olması.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda sorun yok gibi görünse de Recep Tayyip Erdoğan’ın makamını bırakmamak için neler yapabileceğini kimse bilmiyor. Ancak İmamoğlu’nun giyotinci AKP yargısından canını kurtaramayacağı düşünülse bile, Mansur Yavaş’ın —eğer onun da ipini çekmezlerse— seçimleri kolay kazanacağı öngörülüyor.

Eğer iş birliği yapılacak olan sağ, muhafazakâr ve milliyetçi partiler milletvekili sayısı dayatmazlarsa, “Akgünlere Selametle” türünün ötesine geçerek oluşturulacak “ilkeler birliği”, AKP’den kurtulmanın bir reçetesi olabilir.

Elbette Cumhurbaşkanlığı makamı, sıkıştığı noktada “Olağanüstü hâl” ilan edip demokrasiyi tamamen askıya almazsa!