Ekin, yazın, sanat, düşün dergilerini çok önemserim, çıkışlarından, çoğalışlarından kıvanç duyarım, gönenirim. Ne var ki kapanmalarına da o denli üzülürüm.
Kolay değildir bu dergileri gün yüzüne çıkarmak, okurla buluşturmak, satışını, sürdürümcü sayısını artırmak, dağıtım sorununu aşmak.
Son yıllarda kağıdı, mürekkebi, baskı giderleri, dağıtımı zamlarla çok daha sıkıntılı duruma geldi dergi yayıncılığının.
Geçmişte unutulmayan dergileri yayımlayanlar, o dergilerde yazan ünlü şair ve yazarlar da yazının, sanatın nabzını tutan öncelikle dergiler olduğunu vurgulamışlardır hep. Bence de öyledir.
***
1966, 69 yılları arasında ilk gençlik yıllarımda ben de ÇELE ve MELTEM adlı iki derginin sorumluluğunu, yöneticiliğini üstlendim.
Özellikle MELTEM Dergisi 1967 Kasım ayında Ankara’da okur karşısına çıktığında ilgi gördü, beğeniyle izlendi. Aylık olarak 15 sayı sürdürebildiğimiz Meltem’i 1000 adet bastırırdık. Zaman içinde sürdürümcü sayısı arttı. Ankara’nın birçok kitabevinde, büfelerinde satılabildi.
Ankara’da anısı güzel insan Aydın Karasüleymanoğlu’nun yayımladığı EVRİM Dergisinin de bir süre yazı kurulunda yer aldım. İzmir’de 2003-2007 yılları arasında yayımlanan ÜNLEM Dergisinin kuruluşunda, yazı kurulunda bulundum. ALAZ Dergisinde şair dostum Mahzun Doğan’la editörlük yaptık.
1960’lı ve sonraki yıllarda yayımlanan VARLIK, YEDİTEPE, YENİ UFUKLAR,YELKEN, DOST, HİSAR, DEFNE, YENİ DERGİ, PAPİRÜS, ALAN 67, YORDAM, DÖNEM, KIYI, GÜNEY, ÇABA, YENİ A, EDEBİYAT, TÜRK DİLİ, OLUŞUM, YABA, DAMAR, YUSUFÇUK gibi azımsanamayacak sayıda dergi çıktı, iz bıraktı, çok sayıda yazın-sanat insanının tanınma, ünlenme alanı oldu. O dergilerden bugüne dek yaşamını sürdüren bir tek VARLIK kaldı.
Kuşkusuz bugün de yayın yaşamımıza değer katan, yeni adların ortaya çıkmasına, tanınmasına olanak sağlayan yazın, sanat, ekin dergilerimiz var.
Kısa süre önce kapanan EDEBİYAT NÖBETİ, SİNCAN İSTASYONU dergilerinin yokluğunu duyumsuyorum. İbrahim Tığ’ın 22 yıldır Devrek’te yayımladığı ŞEHİR Dergisi de Kasım-Aralık 2026 sayısı ile ayrılacak yazın yaşamımızdan!
Yayımını özveriyle, sorumluluk bilinciyle, özenle sürdüren, edebiyata soluk aldıran, yol açan gerçekçi, aydınlanmacı dergilerimizi olanaklar ölücüsünde yaşatmak da okurun, bizim görevimiz.
93 YILLIK ÇINAR : VARLIK DERGİSİ
Büyük boy Varlık Dergisiyle Ceyhan Lisesinde öğrenciyken buluştum. On beş günde bir çıkan Varlık dergisi, küçük boy Varlık Yayınları benim yazınsal yaşamımda önemli yer tutar.
Varlık dergisinin büyük boy sayılarından oluşan 3-4 cilt kitaplığımda onurlu yerini korur. Yaşar Nabi Nayır’ın ölümünden sonra Kemal Özer, Enver Ercan yönetiminde yaşamını sürdüren Varlık, şimdi Mehmet Erte editörlüğünde yol alıyor.
Yedi yıl daha ömrüm olursa Varlık’ın 100. yaşını da kutlamak isterim.
Varlık Dergisinin Temmuz 2026 tarihli 1426. sayısında bir sürprizle karşılaştım. Halim Şafak’ın SİNA AKYOL şiiri dikkatimi çekti. Şiiri Orhan Alkaya’ya adamış Halim Şafak. Ancak Sina’yla ortak dostları da dizelerine katmış. Beni de anmış sağ olsun. Bu şiirden bir bölümü paylaşmak isterim:
Hayat uzun bir masadır kim gelmiş kim kalmış arkadaş’tır.
Hüseyin Peker, Oğuz Tümbaş, Gün Zileli başka kimdir yetmişlik rakı.
Orhan Alkaya, Enver Ercan kızı başak oğlu mahir adını kimden almışsa almıştır.
Ölüm ki önüne hangi masa çıkmışsa devirmiştir ama gidelim.
Varlık Dergisi bir okuldu 50’li, 60’lı, 70’li yıllarda. Orada şiiri, yazısı, öyküsü yayımlanan kişi kendini ayrıcalıklı sayardı. Varlık Yayınları’ndan kitabı çıkan şairler, yazarlar saygın, seçkin insanlar olarak anılırdı.
Daha nice yıllara sevgili VARLIK dost.
BARIŞLA YAŞAMAK
1 Eylül Dünya Barış Günüydü. Gönlüm her günün barış içinde yaşanmasından yana. Dünya halkları barışın aydınlık rüzgârıyla yoldaş olsun. Savaşa karşı barış; kötülüğe, aymazlığa, yozluğa, yobazlığa, hinliğe, cinliğe, hainliğe karşı barış.
Adı barış olan çocuklarımız, torunlarımız barışla taçlandırsınlar yaşamı. Yannis Ritsos’un barış dizeleriyle bitirelim yazımızı:
Çocuğun gördüğü düştür barış. Ananın gördüğü düştür barış. Ağaçlar altında söylenen sevda sözleridir barış.