Arapça kökenli bu kelimenin anlamını birçok kişi bilmeyebilir. Her türlü toplumsal nitelik ve noksanlıklardan Allah'ın ayrı tutulmasını vurgular. Ancak halk arasında kullanımı şaşkınlık ifade eden durumlarda kendini göstermekte. Bir de Erkin Koray'ın 'Fessuphanallah' adlı şarkısı var. 'Erkin Baba' yıllar öncesinden bugünlere seslenmiş;

'Arkası gelmez dertlerimin bıktım illallah/Biri biterken öbürü de başlar, vermesin Allah/ Böyle gelmiş, böyle gidecek korkarım vallah/ Yok mu çaresi dostlar, fessuphanallah./ Alemin keyfi yerinde yine maşallah /Bize de bir gün kader güler ,güler inşallah...''

Erkin Koray'ın 'Alem' diye nitelediği kişiler bugün foncu, vurguncu, rüşvetçi, para aklayıcı ve iktidarın her türlü ayrıcalıklarından yararlanan insanlar olarak karşımıza çıkmakta.

Her ne kadar artık şaşırma duygumuzu yitirmiş olsak da yine de her sabah 'Bu da mı oldu fessuphanallah!' demekten vazgeçemiyoruz. Son bir haftaya bakın; Bir şafak baskını ve Halk TV'ye kayyum atanması, gazeteci Murat Ağırel'in yaptığı bir haber dolayısıyla ev hapsine alınması, yapmadığı bir haber içinse tutuklanması, aslında iki yıldır devam eden fon vurgununun nihayet su üzerine çıkması, vurgunda iktidara yakın kişilerin iç ettiği milyarlar, muhalif belediyelere düzenlenen operasyonlar, iğrenç, yüz kızartıcı belediye başkanları transferleri...Gelin de fessuphanallah demeyin.

Ünlü şair Ataol Behramoğlu'nun 2023 yılında kaleme aldığı 'Suçlusunuz' başlıklı makale günümüzde de güncelliğini korumakta;

''...Hukuku elinizde oyuncak yaptınız. Dilediğiniz kararı aldırtıyor, uluslarararası hukuk kuruluşlarının kararlarına rağmen insanları cezaevinde çürütmeye devam ediyorsunuz. İnsanımızın hukuka, adalete inancını kaybetmesine yol açtınız. Suçlusunuz...''

Fon vurgununa bakın; neresinden tutarsanız lime-lime dökülüyor. Fonzedelerin ana paralarının bölük-pörçük ödenmesiyle sorunun giderileceğini düşünüyorlar. Vurgunu yapanların devletin içinden destek ve yardım aldığını göz ardı etmeye çalışıyorlar. Sistematik olarak yapılan vurgunun giderek boyutları yükseltilmiş. Binlerce küçük yatırımcı vurguna uğramış. Vurgundaki gerçeği ortaya çıkarmak için çaba harcayan gazeteciler cezalandırılmakta...

Tasfiye edilen 131 fonda 455 bin yatırımcının birikimi ne olacak? Toplantılar yapılıyor, komisyonlar kuruluyor yasa tasarıları hazırlanıyor. İyi de sonuç ne olacak? Dokuz ay süresince bu hisselerden servet kazananlar kimler? Vurgundan kimler önceden haberdardı? Ne kadar para buharlaştı? Yurt dışına ne mikarda para kaçırıldı? Bu soruların yanıtını verebilecekler mi? Hiç sanmıyoruz.

Erkin Koray 'Böyle gelmiş, böyle gidecek, korkarım vallah'' diyor da büyük ozan Nazım Hikmet, şöyle sesleniyor dizelerinde;

''Güzel günler göreceğiz çocuklar/ Motorları maviliklere süreceğiz /Çocuklar inanın, inanın çocuklar/Güzel günler göreceğiz, güneşli günler...''