Ahmet Tuncay Karaçorlu anma etkinliğinde kentlerimize, doğamıza kamusal değerlere, insan onuruna aynı duyarlılıkla sahip çıkarak onun mücadele ruhunun yaşatılacağına vurgu yapıldı

Doğal ve Kültürel Yaşam Sözcüsü, Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Kurucu Başkanı, birçok platformda çalışan Ahmet Tuncay Karaçorlu, İzmir Kültür Sanat Konseyi etkinliğinde belgesel gösterimi ve dostlarının anlatımıyla anıldı. 19 Mayıs 2024’de yaşamını yitiren Ahmet Tuncay Karaçorlu için Neslihan Perşembe Kulakoğlı ve Hasan Kulakoğlu’nun yönlendiriciliğindeki anma etkinliği Arya Kamalı Uluslararası Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlendi. Etkinlik, Ulusal Eğitim Derneği Genel Merkez Denetim Kurulu Üyesi Özkan Sucuoğlu'nun Karaçorlu'nun özgeçmişini okumasıyla başladı. Açılış konuşmasını, Ulusal Eğitim Derneği Genel Başkanı Osman Gazi Oktay yaptı.

BAĞIMSIZ TÜRKİYE SEVDASI

B8F79Bca 6A7A 419E 86F7 430330Ae00E2

Osman Gazi Oktay, Ahmet Tuncay Karaçorlu'nun 2024’de, Türk ulusunun bağımsızlık meşalesinin yakıldığı 19 Mayıs günü yaşamını yitirdiğini belirterek, “Ahmet Tuncay Karaçorlu'nun yaşamı boyunca verdiği bağımsız Türkiye sevdası nedeniyle 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlanarak anılması yerindedir. Tuncay’ın Kemeraltı için gayretleri büyüktü. Kemeraltı Çalıştayı’nın birincisini çevrimiçi olarak yaptık. Değerli bilim insanları katılarak Kemeraltı’na ilişkin görüşlerini ilettiler. İkincisini Akdeniz Akademisi’nde gerçekleştirdik. Üçüncüsünü Tuncay’ın mirasını yaşatmak amacıyla düzenledik. Kemeraltı ekseninde bilim, kültür, sanat insanlarını İzmirlilerle buluşturduk. Kemeraltı, esnafı, çalışanlarının sorunlarını konuştuk, çözüm arayışı içinde olduk. Son etkinliğimizde Minyatür Sanatçısı Arya Kamalı, Arya Kamalı Uuslararası Kültür ve Sanat Merkezi’ni Kemeraltı Çalıştayı için bizlere tahsis etti” diye konuştu.

Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği (UASB) Başkanı, Hasan Tahsin'i Yaşatma Derneği Başkanı, Şair-Yazar Ümit Yaşar Işıkhan, Karaçorlu’nun kimliğini eyleme dönüştüren, toplumla buluşan, anlamlandıran özelliğine vurgu yaptı. Temiz, naif, kibar, tutarlı bir kişi olduğunu belirterek, “6. Doğart Kültür Sanat Çevre Festivali’nde Marmaris'teki betonlaşma yarışında ormanlardaki ağaçların kesilmesine Tuncay çok kızıyordu. Orada bu konuda kendi yapmış olduğu çalışmalardan slaytlarla örnekler vererek Aliağa'daki, Foça'daki, Bergama'daki direnişlerle ilgili görselleri sundu. Genç bir kitleyi etkiledi. Son yıllarda İzmir Yerel Basını’nda çevreye, kültürel dokuya zarar verenleri haber yapan muhabirleri ödüllendiriyordu. UASB’nin çevre komitesi birimiyle, anısını yaşatmak için seferber olmalıyız” dedi.

UZUN YILLAR MÜCADELE VERDİ

6Cd85Cf3 1E44 4Bd6 80C2 4F041C58B885

Ahmet Tuncay Karaçorlu’nun kurucu başkan olduğu Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi’nden Ayşegül Yarış, Fevzi Arslan, Melik Ayer de anmada yer aldı. Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi’nin 19. döneminde olduklarını belirterek, “Uzun yıllar kent mücadelesine, odamıza emek vermiş Ahmet Tuncay Karaçorlu’nun anısını yaşatmaya çalışıyoruz. Bıraktığı yerden hâlâ Basmane çukurunda, İnciraltı’nda, kentin birçok alanında mücadeleye devam ediyoruz. Genç meslektaşları olarak ona layık olmaya çalışıyoruz” dediler.

Bilimsel Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Ali Hıdır Uludağ ise, Karaçorlu’nun inanılmaz bir değer yarattığını kaydederek, “Anadolu'nun kadim kültürünü bu kadim adamlar yarattı. Tarihini, kimliğini, çevresini korudu. Ölmesi çok üzüntü verici. Hani diyor ya ‘Biz Anadolu'yu vermeyeceğiz’ Böyle kimliklerle biz gerçekten Anadolu'yu kimseye vermeyeceğiz. Anadolu'nun kadim kültürü, cumhuriyetin değerleri, çağdaş dünya anlayışıyla Tuncay Karaçorlu yaşamaya devam edecek” dedi.

Eğitimci-Şair Ali Özpalanlar, “Tuncay’ın Bergama mücadelesinde Sefa Taşkın ile söyleyişisinde fotoğraflarını çekerken tanımaya başladım” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Para konusunda çok hassastı. ‘Para alan emir de alır’ derdi. Kemeraltı etkinliklerini yaparken kimseden, kurumlardan para almadı. ‘Biz kendimiz yapacağız ancak kurumlar hizmet sunabilirler’ dedi. Kıt maaşıyla Kemeraltı etkinliğinde çalışanlara plaket yaptırdı, sundu. Cemal Süreya’ ‘...Her ölüm erken ölümdür...’ der ama onun ölümü de çok erken oldu.”

Girişimci, Yönetici, Türkiye Bilişim Derneği İzmir Şubesi Başkan Yardımcısı Feyzullah Oktay, Karaçorlu ile ilk karşılaşmasında “Ben kent duyarlısıyım” dediğini belirtti. Bunu kendisine de bir ünvan olarak aldığını kaydederek, “Herkesi kent duyarlısı olmaya ikna etmemiz lazım. Kent duyarlısı Karaçorlu gibi; kentin tarihi ile kültürel mirasını korunmasına önem veren, çevre, ulaşım, altyapı, yeşil alan gibi konularda hassas, kent yaşamını geliştirecek sosyal projeler yapan, destekleyen, yerel yönetim kararlarını takip eden, toplumsal katılım ve kent bilinci konusunda aktif davranan kişidir” dedi.

Tiyatroya birçok alanda emek veren Oyuncu Kemal Aygen, Karaçorlu’nun 80'li yıllardan bu yana çok kadim bir arkadaşı olduğunu belirterek, “Hürriyet Gazetesi Çocuk Kulübü’nde çocuk tiyatrosu yaparken, sonraki çalışmalarımda da hep yanımda oldu. Ben de Kordon’daki mücadelesinden bu yana yanındaydım” dedi. Aygen, Tuncay’ın ölümden bir ay kadar önce Kemeraltı ile ilgili bir oyun sergilenmesini, kendisinin de yer almak istediğini belirterek, “Maalesef ömrü vefa etmedi. Çok üzgünüm onu kaybettiğime” diye konuştu.

GÜNDEME MÜDAHİLDİ

9474Cdc9 3372 47Bd Bf65 97D403799806

Mülkiyeliler Birliği İzmir Şubesi’nden Mete Hüsünbeyi, “Tuncay birçok konuda öncüydü. Kent Konseyi’nden önce Yerel Gündem 21’in önemli aktörlerindendi. Kent sürecine, gündeme müdahildi. Bazen tek kişi oluyordu belki ama derhal bir örgütlenme sürecine giriyordu. Tuncay'ın o müdahaleciliği, yaşama irade koymuş olmasını hepimiz örnek almalıyız. Barış ile ilgili de duyarlılığı vardı. Mülteci haklarında her zaman yanımızdaydı. Hayvan hakları mücadelesinde de hep vardı. Vejetaryenliği, hayvan yemeyi reddedişi önemliydi. Kendisine insanlık, hayvan hakları, ulusu dışında tüm evren adına, yaşama mücadelesi anlamında teşekkür ediyorum.”

Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Kurucu Başkanı, Jeoloji Yüksek Mühendisi Hulusi Sarıkaya, “Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Kurucu Başkanıydım. O da Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Kurucu Başkanıydı. O dönemde harita kadastro, şehir plancıları, jeoloji, maden daha şube olmamıştı, temsilcilik bazındaydı. Şube kurma çalışmalarını biz örgütledik. Şube kurulduktan sonra Allianoi, Kordon otoyolu, Galleria gibi ortak mücadelelerde TMMOB’de yan yana mücadele ettiğimiz, örgütçü arkadaşlarımdandı” dedi.

ADANMIŞ BİR HAYAT

Eğitimci-Gazeteci-Editör Yunus Bekir Yurdakul, “Olmadık ayrıntıları, incelikleri görürdü. Bildiklerini aktarırken hiçbir kabalığını hissetmedim. İlkeli davranırdı. Sansüre çok sinirlenirdi. Cemal Süreya'nın deyişiyle ‘buluşturan’ bir insandı. Dostlarını kıskanmaz mı insan? Kıskanmayı bilmiyordu. Paylaşımcıydı. Bildiğini paylaşırdı. Adanmış bir hayattı. Tuncay'ın özel yaşamı; kent, çevre, insanlara, doğaya, bu gezegene dayatılan her ne zorbalık varsa onlarla mücadeleyle geçti. Bir yolculuk sırasında evlerine uğramamızı sağladı. Epeyce de kalabalıktık. Annesi bizi ağırladı. Çok kıymetli bir andı bizim için. Sanatçıydı. Şiirlerini biliyoruz. Kitabı daha çıkmamış, ‘Bir değerlendirme yaparsak sevinirim’ dedi. Üç kişiyiz masada. Şimdi yalnızca ben varım. Konuşan Recai Atalay, Tuncay Karaçorlu. Şiir dosyasını elden, gözden geçirdik. Tasnif edeyim dedim. Yarım kaldı çünkü; kendisine ilişkin bir şeyi yapmak için Tuncay'ın vaktinin olmadığını düşünenlerdenim. Dil Derneği etkinliği için sokakları gezdik. Tuncay ile sokağa çıkmadan önce, bir kentin kıymeti varsa onu algılamanın ne demek olduğunu bilmediğimi fark ettim.”

SAHİCİ BİR İNSANDI

Edebiyat Öğretmeni Yusuf Türkmen, “Tuncay, kapitalist çağın yabancılaşmış, ötekileşmiş, egosu şişkin bireylerinden olmadı. Naifti. Çocukları çok seviyordu. Politik iddiaları, hep bir itirazı vardı. Dünyayı değiştirip dönüştürmek için ısrarcıydı. Çevreyle ilgili ortak metinler yazdık. Şiir kitabına çalışmıştık. İnsanı dokusu, dünyaya dokunuşu farklıydı. Bir roman karakteriydi” dedi. Doktor-Yazar Hasan Kulakoğlu, Karaçorlu hakkında şöyle dedi: “Eren, Anadolu'ya çok yakışan bir kelime. Ahmet'te hep o vasfı gördüm. Devrimciliğin insanlıkla birleştiği, gerçekten akçalı ilişkilerin çok uzağında kalan, başka bir dünyada yaşayan bir insandı. İstese akçalı ilişkilerde olurdu ama elinin tersiyle itti. Bir hekim olarak söylemeliyim ki; rol model olarak unutulmaması için mücadele ediyoruz. İzmir'in önemli münevverlerindendi. Bu münevverin bir parka ismini verilmesi çok istiyoruz.”

DOĞRU HABER KAYNAĞI

Anma etkinliğinde Gazeteci-Yazar Neslihan Perşembe Kulakoğlu ve Doktor-Yazar Hasan Kulakoğlu’nun yapım yönetimini üstlendiği Ahmet Tuncay Karaçorlu belgeseli gösterildi. Belgeselde Karaçorlu ile yolu buluşmuş kişiler konuşuyor. Belgesel, Ahmet Tuncay Karaçorlu adına açılmış YouTube kanalından izlenebilir. Belgeseldeki konuşmacılar arasında yer alan İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, genç bir muhabirken mesleğe yeni başladığında İzmir sivil toplum örgütlerinin son derece güçlü olduğuna dikkat çekerek, “Onu güçlü yapan birkaç isim vardı. Bu isimlerden biri de Ahmet Tuncay’dı” diyerek şöyle dedi: “Genç gazeteciler için veri bilgi bankası gibiydi. Çevre, şehircilik, doğal yaşam konularında haftada en az üç kez görüş alışverişinde bulunur, meydanlarda, alanlarda buluşurduk. Kendini ağaçlara zincirleyen, doğasına dokundurtmayan, Kordon’un bugünkü silüetinin bozulmasına izin vermeyen öncelikli isimlerdendi. Bizler için doğru, ilkeli bir haber kaynağıydı.”

CESARET VEREN AKTİVİST

Restoratör, Mimar, Sanat Tarihçi Prof. Dr. Eser Öztaşçı Gültekin, Ahmet Tuncay Karaçorlu’nun kenti seven aktivist olduğuna vurgu yaparak, “Ahmet Tuncay Karaçorlu şehirleri yalnızca yollar, meydanlar, binalar olarak görmezdi. Kenti yaşayan bir hafıza, insanın vicdanıyla kurduğu ortak bir alan olarak düşünürdü. Adalet duygusu, kent sevgisi, toplum yararı için gösterdiği kararlılık örnektir. Bir toplantıda, bir sokak yürüyüşünde, bir dost meclisinde düşüncesiyle iz bırakırdı. Birçok insana cesaret verdi, yol gösterdi. Onun anısına sahip çıkmanın en güzel yolu; kentlerimize doğamıza kamusal değerlere, insan onuruna aynı duyarlılıkla sahip çıkabilmektir. Yarım kalan hayallerini unutmamalı, mücadele ruhunu yaşatmalıyız” diye konuştu. Diş Hekimi Fevzi Gültekin, Karaçorlu için: “O, arkasında kırgınlıklar değil, insana ve kente sevgi, iyilikler bıraktı. İşte bu yüzden unutulmayacak” dedi.

DOSTLARI CHE DERDİ

Mimarlar Odası İzmir Şubesi Eski Başkanı, Mimar Hasan Topal, Karaçorlu ile 1988’lerden itibaren şehirde olup biten her şey, her mekânda birlikte davranmanın getirdiği geçmişleri olduğunu kaydederek şunları söyledi: “Çok az kişinin bildiği bir noktaya değineceğim; samimi dostlar arasında Tuncay'ın adı ‘Che’di; düşündüğü, inandığı gibi yaşamayı başaran ender insanlardandı. Özellikle neoliberalizmin dikte edildiği 80’li ve 90’larda her alanda bir sorun yumağı halindeyken, bu şehri bir meslek odası yöneticisi bağlamında savundu. Ülkesinin sorunları, barış, demokrasi, temel insan hak ve özgürlükleri, emekle ilgili tüm mücadele alanlarında meslek odalarında birlikteydik. Anılarda yaşasın.”