60 yıllık sanat yaşamı; tiyatrodan sinemaya, televizyondan seslendirmeye uzanan büyük bir emek yolculuğuydu. Toplumsal mücadeleci, sosyalist çizgisinden asla ödün vermedi. Hep tutarlı, ilkeliydi. Vicdanın, sessizlerin sesi olmayı tercih ederdi.

Tiyatro, sinema, sanat yönetmeni, dizi oyuncusu, besteci, söz yazarı ve eğitmen.Dile kolay yaklaşık 60 yıldır sanatla iç içeydi...

Çok sayıda tiyatro, film ve dizide rol alan, 40'a yakın film ve dizide yapım, yönetim veya müzik ekibinde bulunandı.

Ve iflah olmaz aktivistti de!

81 yıllık yaşamında sosyalist değerlerinden asla ödün vermedi.

Oyunculuğunun gücü kadar cesurdu, yiğitti.

Nerede bir haksızlık varsa, sömürüye karşı yani “kavgada” hep ön safta görürdük onu.

İlerici Kadınlar Derneği-İKD’de verdiği mücadeleyi son derece önemserdi ve hep “Ben İKD ile sosyalizm mücadelesini öğrendim” derdi.

Vicdanın, sessizlerin sesi olmaya çalışan bir Cumhuriyet sanatçısıydı.

Rollerini ona göre seçerdi. Kötülüğü temsil eden karakterleri oynamayı kesinlikle kabul etmezdi.

Türkiye Komünist Hareketi-TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek ardından yazdığı yazısında onun “sanatçı olarak toplumsal görevlerinden bırakın kaçmayı, tam merkezinde olmaktan da onur duyduğunu” ayrıntılı anlatır.

252000

****

Gülsen Tuncer; Yıldız Kenter, Ayla Algan, Gülriz Sururi'nin öğrencisi tiyatro sanatçısı!

"Sanatla dolu bir yaşam sürdüğünü" anlatırdı verdiği röportajlarında:

"Hayatım ikiye bölünmüştü, bir tarafta tiyatro, bir tarafta sinema.

Keşke sinemaya daha çok ağırlık vermiş olsaydım, benim pişmanlığım bu ama yaşam sana öyle bir rota çiziyor ki onun dışına fazla çıkamıyorsun, pişmanlıklarımdan çok şükürlerim var.

İyi ki bu sektör içinde ülkeme yararlı olma fırsatını bir nebze bulabildiysem benim için çok büyük şeref."

252018

****

Bugün onu bir dizideki rolüyle (Aşk-ı Memnu’nun Arsen Halası) tanıyanlar, eksik tanıyorlar.

Sanatı; yalnız sahnede beyaz perdede ekranda değil, yaşamın içindeydi de.

İlkeli demokrat, aydın entelektüel birikimliydi.

Hep emeğin, emekçinin yanındaydı.

Sinemada meslek örgütlerinin yönetiminde görev alandı.

Tutarlı, kararlı tavrını da korudu.

Haksızlıklara, adaletsizliklere onuruyla karşı çıkardı.

Antiemperyalist, devrimci etkinliklere ne yapar yapar, katılırdı.

252017

****

Ben bir zamanlar büyük emek verdiği TRT'nin hayatımızdaki radyolu günlerinde Radyo Tiyatrosu'ndan aşinaydım Gülsen Tuncer 'e. Şiir dinledikleri de bir başkaydı. Bir Genco Erkal bir Gülsen Tuncer...

En son 10 yıl önceydi. Bir Eylül akşamı Foça'da kalede Ataol Behramoğlu 'nun "Foça Dörtiükleri-Özlem ve Yaz" şiir kitabının tanıtım etkinliğinde tanışmıştık.

Çok yakışan saç modeli ve bembeyaz elbisesiyle sunumu üstlenmiş, şiirler okumuştu muhteşem sesiyle.

Etkinlik bitiminde de Ataol Abi, Piyano Sanatçımız Gulsin Onay Uğur Dündar Usta, “Sinyor” Bilgin Gökberk; aynı masada koyu bir sohbetin içinde bulmuştuk kendimizi.

Son derece mütevazı, içten davranışlarına hayran olmuştum o akşam.

****

Filmleriyle, oyunlarıyla, belgeselleriyle, güzel yüreğiyle, emeğiyle,

mücadeleci kimliğiyle o “kadife sesiyle”gönüllerde yer alacaktır "Anısı Güzel" Gülsen Tuncer.

Sanata, hayata emeğe bıraktığı izlere saygıyla.

Ruhu şad olsun. Huzurla uyuyun Gülsen Hocam.

Aysel Tekerek’in anımsattığı gibi -bir dönem hayat arkadaşı olan- şair gazeteci Ülkü Tamer’in dizeleriyle;

“Bu toprakta kalır adın/ Tohumların arasında/ Yeşilinde tarlaların/ Başakların sarısında/ Yıllar geçse de aradan/Kopar gelir ırmaklardan/ Işır yine kurşunlanan/ Dostlarının yarasında/ Günü gelir dağa çıkar/ Yıldızlardan şiir çeker/ Kanımızı siler yıkar/ Suların en durusunda/ Bir annedir bir kardeştir/ Ovalarda bir ateştir/ Sırasında hayat verir/ Ölüm saçar sırasında”