Son zamanlarda hayvanlarla ilgili yaşananlar, haberler, duyumlar olumsuzluklarla dolu. Özellikle iki yıldır sokak hayvanlarının yaşam haklarını yok etmeye yönelik uygulamalar hepimizi derinden etkiledi. Ama “yaşam varsa umut da vardır; sadece ölülerin umudu bulunmaz” demiş M.Ö. 3. yüzyılda şair Theocritus. Bu karanlık dönemde yaşamdan, yaşatmaktan yana çabalar için bir araya gelenleri, geliştirilen projeleri, dayanışma örneklerini duyunca dünya bir anda aydınlanıyor. Bu kez umudun haberi Karataş’tan geldi. Kedileri seven, onların korunaklı, temiz yuvalarda yatmasını, sağlıklı mamalar yemesini aynı zamanda mahalledeki terk edilmiş arsaları değerlendirmeyi amaçlayan semt sakinleri Cats of Karataş oluşumu etrafında buluştu. Hedefleri dünyanın ilk kedi mahallesini oluşturmak.
İzmir’in her sokağı denize kavuşan semtlerinden Karataş’ta eski mahalle kültürü hala yaşıyor. Karataş’ın yokuşlu dar sokaklarında apartman yaşamına yenilmemiş az katlı evleri duruyor az da olsa. Turistlerin ilgisini çekebilicek kadar özgün bir mahalle ama bu amaca yönelik tanıtım yapılmadığı için turistik bölgenin dışında kalıyor. Mahallenin kedi nüfusu da epey fazla. Hepsine bakılıyor ama sayılarının fazlalığı oranında beslenmeleri, barınmaları zaman zaman sorun oluyor. Öte yandan mahalle sınırları içinde atıl halde bulunan ve sahip çıkılmayan çok fazla arsa var. Arsaların bazıları yıllar önce sahiplerini yitirmiş ve yıkılmış ev kalıntılarını barındırıyor. Bazıları bomboş. Özellikle geceleri mahallede güvenlik ve biriken atıklar nedeniyle hijyen sorunu yaratıyorlar. Cats of Karataş oluşumu terkedilmiş arsaları elden geçirerek bu alanların sürekli denetlenen ve takip edilen kedi alanlarına dönüştürülmesi amacıyla bir araya gelmiş. Boş arsalar temizlenip düzeltilerek, yuvalar, mama kapları konulacak. Böylece hem kediler bir araya toplanıp aynı alanda beslenip, barındırılacaklar hem de mahalle aralarında sorun yaratan kullanılmayan arsalar değerlendirilmiş olacak.

Kedilerimizi Dünya Tanıyor
Projenin bir de turistik amaç güden bölümü var. Ülkemize gelen turistler sokak kedilerimize çok ilgi gösteriyor. Kedilerimiz tüm dünyada tanınıyor. Ülkemizle ilgili yapılan on paylaşımın sekizinin kedilerle ilgili olduğu belirlenmiş. Şehirlerde düzenlenen turlarda çekilen kedi fotoğrafları sosyal medyada bolca paylaşılıyor. Gösterilen ilgiyi bir değere dönüştürerek atıl yaşam alanlarını sürdürülebilir turizm cazibe bölgeleri haline getirmek ne kadar akılcı bir proje. Her açıdan fayda sağlayacak gibi görünüyor. Sahipsiz arsalarda oluşan sorunları önleyecek, sokak kedilerinin çok daha iyi koşullarda yaşamasını sağlayacak, sürdürülebilir ve çevreci bir turizm ekonomisi yaratacak.
Cats Of Karataş
Cats of Karataş oluşumuna emek verenler projelerini şöyle açıklıyor: Ülkemizde sokak kedileri seviliyor. Ama yalnızca sevmek yetmiyor. Onların yaşam koşullarını da iyileştirmemiz gerekiyor. İyi niyetle kedilere konulan yiyecek artıkları hijyen sorunları yaratıyor, mahallelerde komşuluk ilişkilerinin zedelenmesine yol açıyor. Kedi odaklı, bilime dayalı, sıfır ya da düşük maliyetli, sürdürülebilir bir kedi turizmi mahallesi yaratmak düşüncesiyle yola çıktık. Hayalimiz kedileri tek alanda toplamak. Kedilerin kendi giderlerini kazanabildiği, güvenle yaşamlarını sürdürdüğü bir mahalle. Bu girişimimizi çok güzel bir modele dönüştürebiliriz. Asansörden başlayıp Bahri Baba Parkı’nda sona eren dokuz nokta tespit ettik. Antik kentlerdeki yürüyüş yolları gibi kedi mahalleleri rotasında turistik geziler düzenlenmesini planlıyoruz. Bu ortak noktaları sanat alanı olarak da değerlendirmeyi düşünüyoruz.”

Kedi mahallelerinde kedileri sevenler, sevmeyenler, şikayet edenler aynı proje etrafında birleşiyor. Şimdilik pilot bölge olarak seçilen bir arsa elbirliği ile temizlenmiş, taşınabilir, kurulumu kolay malzemelerle kedi noktasına çevrilmesine başlanmış. Az kişiyle yola çıkılan çalışmalara katılmak isteyenler gün geçtikçe artmış. Uzaktan destek olmak isteyenlere de sayfalarında yasal bir seçenek sunuluyor. Cats of Karataş’ı takip edin. Hem kedilerin iyi koşullarda bakılmasına destek olabilir hem de mahallelerde atıl bırakılmış arsaların değerlendirilmesine yardım edin.

Aslanlar ve Ceylanlar Dosttur Kucağımızda
Bu hafta Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri’ne katılma şansım oldu. Beş bin kişinin yaşadığı ilçe dünyanın her yerinden gelen ziyaretçilerle dolu. Horasan’dan başladığı yolculuğu Sulucakarahöyük’de sonlandıran ve bölgeyi dünyanın tüm canlılarını kapsayan sevgi ve hoşgörü kültürünün merkezi haline getiren Hacı Bektaş Veli yedi asırdır ona koşanlara kucak açıyor. Bu yıl da Alevi Bektaşi inancına sahip binlerce kişi ilçedeydi. Etkinliklerin afişinde Hacı Bektaş Veli’nin hoşgörü ve sevgi anlayışını simgeleyen bir elinde aslan bir elinde ceylan olan tasviri var. Bu tasvirde doğanın kanunlarına rağmen en yırtıcı hayvanlardan biri olan aslanla en ürkek ve zayıf hayvan ceylanın, sevginin pınarında dostça, barış içinde yan yana yaşayabileceğini anlatıyor. İyi ile kötü, güçlü ile zayıf sevgi ve hoşgörüyle birlikte yaşayabilir, güçlünün zayıfı ezmediği, zayıfın güvende yaşayabildiği adaletli bir yapıyı sembolize ediyor. Tezatların bir arada yaşamasının, adil ve hakkaniyetli bir yol ile mümkün olduğuna inanan inancın sahibi Hacı Bektaş Veli diyor ki;
Sevgi ve muhabbet kaynar yanan ocağımızda,
Bülbüller şevke gelir gül açar bağrımızda
Hırslar kinler yok olur
Aşkla meydanımızda
Aslanlar ceylanlar dosttur kucağımızda.
Türlerin yok edilmediği, tüm canlıların bir arada hoşgörü ve barış içinde yaşayacağı günlere özlemle.