Sizi bilmem ama ben haberleri kaçırmam. Hatta bana çok aykırı olan kanalları bile izlerim.

Ama artık “haber izlemek istemiyorum” diyen arkadaşlarıma hak vermeye başladım. Çünkü haber sunmak, giderek şova dönüştü. Yandaş medyada bir dönem ilgi çekebilmek için bağıra çağıra haber sunan, her türlü şaklabanlığı yapan bir manyak vardı. Tam ondan kurtulduk derken, benzer örnekler piyasaya çıktı.

Tamam, TRT’nin eski “buz yapılı” spikerleri artık ekranlardan çekildi ama yerlerini bu kez şov yapanlar aldı. Adam, 90 yaşındaki birinin ölümünü sanki büyük bir facia gibi anlatıyor. Oysa keşke herkes o yaşa kadar yaşayabilse.
Ya da ana ihtiyaç maddesi bile olmayan bir ürüne yapılan zammı, enflasyonun başlıca nedeni gibi sunuyor. Bir şov, bir kendini gösterme hâli, bir “kanaat önderi” edası. Yeter artık, inandırıcı olmuyor.

Biraz geriye gidelim.

Yeni Asır Televizyonu’nda haberlerden sorumluydum. Çok yoğun çalışıyorduk. Sık sık haber toplantıları yapar, haberleri insanlara nasıl ulaştırmamız gerektiğini tartışırdık. Bir gün rahmetli kayınvalidem bana şöyle dedi:
“Mehmet Ali Birand haberleri sununca ben inanıyorum.”

Bu cümle, benim için her şeyi değiştirdi.

Bilirsiniz, Birand “eeee”, “ıııı” der, “yapcanız mı?” diye sorar; Türkçenin vurgularına pek aldırmazdı. Ama samimiydi. Ölümü anlatırken üzülür, iyi bir haberi sevinerek aktarırdı. Okumazdı, anlatırdı.

İlkokul mezunu kayınvalidemin bu uyarısı benim için bir milat oldu. Haberlerin aynı samimiyetle sunulmasına özen gösterdik. Hatta o dönem “yılın en iyi yerel televizyonu” ödülünü aldık.

Şimdi bakıyorum da haberin içeriğinin bile farkında olmayan spikerler ortalıkta cirit atıyor. Sadece okuyorlar. Ya da ezberledikleri klişe laflarla bize akıl vermeye kalkıyorlar. E o zaman, aklı başında insanlar da yavaş yavaş ekran izlemeyi terk ediyor.

Ne diyeyim, devam etsinler.
Böyle giderse bir zamanlar televizyonlarda haberlerin merakla izlendiğini, sanki tarih öncesi bir olaymış gibi anlatırlar.

Düzgün konuşmak elbette avantaj. Ama asıl önemli olan, düzgün anlamak ve doğru anlatmak. Bunu da halk hissediyor.