'Eskiten bendim / Eskiden fırtınaları / Hırçın dalgaları yıpratan / Yatağını değiştiren uzun nehirlerin' diye kükremişim bir şiirimde.  

Sonunu da şöyle bitirmiştim o şiirimin: “Her Ağustos yeni bir doğuşu biriktirir gözlerime!” (*)

Ağustos ayı, benim için de önemli, anlamlı, değerli; bir o kadar da sıcak aydır. Yaşımın sayısal 77'nci yılına 4 Ağustos günü erdim; ne büyük kıvanç, erinç, gönenç benim için. Her 4 Ağustos’ta sanal ortamın iletişim olanaklarıyla ne çok dostla buluşuyorum. Telefonda seslerini duyduğum, bilgisunar üzerinden sıcacık iletilerini aldığım, gerek İzmir’den gerekse yurdumun değişik kentlerindeki yazın, sanat, basın emekçisi dostlarımla buluştuğum için kendimi varsıl sayıyorum. Hepsine tek tek teşekkür etmek, yazmak kolay olmadı. Ulaşamadığım, yazamadığım dostlarım bilsinler ki onlar da yüreğimdeki yerlerindeler hep. Unutulmak istemem, olumlu, saygın, seçkin, sevgi dolu izler bırakmaktan yanayım elbette. Yaşarken de bunu duyumsamak, ayrımına varmak değerli. Öldükten sonra da unutulmak istemem.  Tinsel yaşamım şenlenecek, biliyorum.

***                                           
Ağustos yazın, sanat, bilim, basın alanındaki nice değerlerimizi de yitirdiğimiz aylardan biri. Bir kaçını burada anmak istedim. Sermet Çağan adı birilerine yabancı gelmez, biliyorum; ancak şu an adını anan var mı? Genç kuşak 5 Ağustos 1970’de aramızdan ayrılan tiyatro yönetmeni, oyun yazarı, gazeteci, oyuncu Sermet Çağan’ı merak eder mi acaba?
Karabibik, yazınımızdaki ilk köy romanıdır. Ayrıca ilk psikolojik roman Zehra’nın da yazarı olan Nabizade Nâzım’ı anımsıyor musunuz? 6 Ağustos 1893’te ölen Nabizade’yi genç kuşağın da bildiğini sanmıyorum. Gazeteci, şair, yazar, romancı Feridun Fazıl Tülbentçi adı da unutulmuşlar arasında. Tülbentçi, TRT İstanbul Radyosu'nda ilgiyle izlenen "Geçmişte Bugün" adlı programını hazırlamıştı. 6 Ağustos 1982’de  70 yaşında aramızdan ayrıldı. Lise edebiyat kitaplarının en bilinen, en yaygın adıydı Nihat Sami Banarlı. 13 Ağustos 1974’te ayrıldı yaşamdan. Öykü, oyun yazarı, özellikle romanlarıyla ünlü Mahmut Yesari (5 Mayıs 1895- 16 Ağustos 1945) de unutulmuşlar kervanında şimdi!

***
“Dur Yolcu” diye başlayan o şiiri biliriz de şairi Necmettin Halil Onan’ı pek anımsamayız.  17 Ağustos 1968’dir ölüm tarihi. Toplumcu gerçekçi şiirimizin aydınlık şairlerinden  Ömer Faruk Toprak  20 Ağustos 1979’da ayrıldı dünyamızdan. Adına ödül de konulan 40 Kuşağının bu önemli şairini de unuttuk mu ne?
'Hecenin Beş Şairi'nden biri olarak edebiyat tarihimizde yerini alan Orhan Seyfi Orhon 21 Ağustos 1972’de 81 yaşındayken öldü. Divan şiiri, tasavvuf, tarikatlar ve mezhepler üzerine yaptığı kapsamlı çalışmalarla tanınan edebiyat tarihçisi yazar Abdülbaki Gölpınarlı adı şimdi çok kişinin belleğinde yer almaz. 25 Ağustos 1982’de İstanbul’da öldü. Gazetelerde çıkan ölüm ilanını ölümünden birkaç gün önce kendisi hazırlamıştı. Ali Ekrem Bolayır  adını anımsayan hemen hiç kimse kalmadı sanki!  27 Ağustos 1937’de ölen Bolayır, Servet-i Fünun şairleri arasında yer alır. Ünlü şair Namık Kemal'in oğludur.

                                                  ***
Bugün bazı antolojilerin, seçkilerin dışında saydığım adları anımsayan, okuyan ya çok az ya da hiç yok! Her ne kadar yazımızın kapsamına girmese de Ekrem Güyer’in nihavend şarkısını mırıldanıyorum yazımı bitirirken: “Ayrılmak ne kadar zor / Unutulmak çok acı”
(*) İnce Oda, İlya Y. 2007, Eski Bir Ağustos Islığı şiirimden.