Hasan Ali Yücel’in hayatını okurken, Ahmet Adnan Saygunile onun eseri olan Yunus Emre Oratoryosu hakkında yeni şeyler öğrendim. Saygun, Cumhuriyet’in klasik batı müziğini desteklemek amacıyla verdiği ilk sanat ödülünü (1943) Türk Beşleri’nden olan Erkin ve Saygun ile paylaşmıştı.

***

1938 Aralık ayında Maarif Vekili olan Hasan Ali Yücel, geç Cumhuriyet’in kültürel gelişimine destek vermek için çeşitli dallarda “Sanat Mükafatı” vermeye karar verir. İlk ödül edebiyat dalında verilir ve bunu 1942 yılında, Halide Edip Adıvar, Sinekli Bakkal adlı romanı ile kazanır…

Bir yıl sonra, 1943’te verilmesi planlanan ödül için seçilen konu ise klasik batı müziğidir.

Ankara Devlet Konservatuvarı koro şefi olan besteci G. Markowitz başkanlığında toplanan jüri, üç eser arasında bir ayrım yapamaz ve üçünü de birinci olarak açıklar…

Yunus Emre Oratoryosu (Ahmet Adnan Saygun), Piyano Konçertosu (Ulvi Cemal Erkin) ve Viyolonsel Konçertosu(Hasan Ferit Alnar)

***

Ödül töreni, 19 Şubat 1943 Cuma günü, İkinci Dünya Savaşısürerken, Ankara Halkevinde yapılır. Törende, her üç sanatçıya ödülleri Cumhurbaşkanı İnönü tarafından verilir. Ardından kürsüye çıkan Bakan Hasan Ali Yücel, şu konuşmayı yapar:

“Sayın Cumhurbaşkanım, genç Cumhuriyetimizin değerli sanatçıları, kültür insanları…

Bütün dünyada insanın değeri; taşıdığı kanla, vücudunun rengiyle ve kökeniyle ölçülürken biz burada insanı sanatla ve müzikle yüceltiyoruz…

Uygarlığın yuvası dedikleri Avrupa’da; kitaplar yakılırken, notalar tank paletlerinin altında ezilirken biz o notaları baş tacı ediyoruz…

Cumhuriyet işte budur; insanı kanıyla değil, aklıyla… Soy bağıyla değil, hümanizmasıyla ölçüyor…

Avrupa, ırkı putlaştıran karanlık bir öğretinin içinde kıvrana dursun, biz gençliğimizi aynı karanlıklara taşımak isteyenlere izin vermeyeceğiz.

Sayın Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü, bu ülkeyi savaşın dışında tutarken yalnız sınırlarımızı değil Cumhuriyetin ruhunu da korumuştur. Top sesleri Avrupa’nın kulağını sağır ederken Türkiye’den piyano sesi yükseliyorsa, bu genç Cumhuriyetin başarısıdır.

Sanatçılarımıza verdiğimiz ödüller, yalnız sanat başarıları için değil, aynı zamanda; karanlığa karşı aydınlığı, barbarlığa karşı insanlığı ve savaşa karşı sanatı temsil ettikleri içindir….”

Hasan Ali Yücel bu! Başka nasıl konuşabilir ki?