Kompromat, Rusça kökenli bir sözcük. Bir kişinin saygınlığını zedelemek ya da onu gözden düşürmek amacıyla; gizli, duyarlığı yüksek ve özel bilgiler üretmek, anlamına geliyor.
Burada amaç, sadece bireysel skandallar üretmek değil, toplumun duyarlı olduğu konuların (özellikle de cinsel ve siyasi ilişkilerin) kullanılarak siyasi bir gücü etkisiz hale getirmektir.
Yakın geçmişte FETÖ tarafından kullanılan Kompromat kültürünün bugün AKP tarafından kullanılıyor olması şaşırtıcı değil. Daha önce Deniz Baykal ve bazı MHP milletvekillerinin “tasfiye” edilmesi için “şantaj malzemesi” olarak kullanılan bu yöntem bugün “devlet güçleri ve yalancı tanıklar” kullanılarak gerçekleştiriliyor.
FİLM: KOMPROMAT (2022)
Dört yıl önce izlenilen Kompromat adını taşıyan filmde (Başrolde Gilles Lellouche) Rusya’daki Fransız kültür ataşesi Rus güvenlik güçleri tarafından “çocuk istismarı” ile suçlanıyor; sahte fotoğraflar, videolar ve belgelerle bir “kompromat” dosyası oluşturuluyordu. Amaç, Fransa’nın saygınlığı ile oynamak olunca; sert sorgulamalar, işkenceler, psikolojik baskılar vs. alıp başını gidiyordu…
İster, Kompromat filmindeki gibi tamamen kurgu bir senaryolarla ülkelerin veya kişilerin saygınlığı ile oynansın…
İster, var olan bir ilişkiyi gözler önüne sererek CHP’ye çamur atmak için; resmi kameralarla otel odasına baskın yapılsın…
İsterse yalancı tanıklar, sahte belgeler ve ailelere yapılan tehditlerle belediye başkanları tutuklanarak CHP gözden düşürülmeye çalışılsın…
Yapılanlar ne ahlaka, ne insan hak ve onuruna ve ne de uluslararası hukuka uygun…
Çünkü özel hayat, dokunulmaz bir alandır. Kişinin haberi olmadan bu alana yapılan saldırı, insanın temel değerlerinden olan onuruna yapılan saldırıdır, suikasttır.
Modern hukukta, seks baskınları yoluyla bazı görseller elde edip bunu kamuoyuna açıklamak hem suçtur hem de hukuk vicdanını acıtan bir olaydır. Bunun en ağır sonuçlarından biri de yarattığı sosyal linç ve psikolojik yıkımdır. Böyle tuzakları kurgulayan kişi veya yöneticilerin sadist olduklarını ve acımasız bir vicdana sahip olduklarını söylemek her halde yanlış olmayacaktır. AKP yönetiminin, yanına yargıyı ve polisi alarak CHP’li belediyelere yaptıklarını izlerken ahlaktan, vicdandan, acımasızlıktan söz etmemek mümkün müdür?
Not: Bu yazıyı, tutuklanan Uşak Belediye Başkanı nedeniyle yazmadım. Ona yapılanlara insan onuru açısından elbette tepki duyuyorum. Ama uçkuruna sahip olamayan bu adamın CHP’ye verdiği zararı da affedemiyorum…