"Çocukluktan dost" Müjdat Gezen ve Savaş Dinçel’in ortak sevdalarıydı tiyatro ve mizah!

Müjdat Gezen çizgi roman okuyarak dinlenirdi. İfadesi ile "Tommiks, Teksas, Zagor filan elinden düşmezdi." Yine bir Anadolu turnesi dönüşü eşine; ‘’Korkunç bir şey keşfettim. Resimli bilimsel kitap yazacağım’’ dedi. Eşi; ‘’Geç kaldın. Marks/Lenin/Manifesto; 2 yıl oldu çizgili çıkalı!’’ karşılığını verdiyse de kararından dönmedi sanatçı.

257745

-MOSKOVA ZİYARETİ-

Sanatçı, 1977’de Moskova’ya gitti, Nâzım Hikmet’in son eşi “Saman Sarısı” Vera’yı ziyaret etti Pesçannaya sokağındaki evinde. Nazım’ın çalışma odasını gezdi, eşyalarına dokundu. Ardından da mezarına gitti, şairirmizin yakın dostu ve çevirmeni Ekber Babayef’le görüştü.

Dönüşte de kafasında ‘’çizgilerle” yaşamını “kitaplaştırma’’ fikri vardı. Tez canlıydı Müjdat Usta. Hemen ‘’kafasına/ çizgisine/ fırçasına’’ güvendiği Savaş Dinçel’e buluştu ve fikrini paylaştı. Dinçel de hayrandı Nazım’a, kabul etti öneriyi. "Elişi ödevi yapar" gibi, fotoğrafları kesip biçip yapıştırarak -yedi ayda- Gezen’in yazdıklarını resimleştirdi. Ve kitap basıldı.

-KİTAP YÜZÜNDEN HAPİS-

255531

Aradan beş yıl geçti. 12 Eylül Faşist Cuntası işbaşındaydı. Savaş Dinçel İstanbul Şehir Tiyatroları’ndan atıldır! Ardından Müjdat Gezen ile, “Çizgilerle Nâzım Hikmet’’ kitabıyla “Komünizm propagandası yapmakla’’ suçlanıp tutuklandı.. 21 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı haklarında.

3 Haziran 1983′te mahkemeye, el ve ayaklar ‘’zincirlenerek’’götürüldüler. Hem de o dönem zorunlu ‘’tek tip’’ giysileri ile! İki dost bileklerindeki o “sevk zincirlerini’’ gizlemedi, aksine görünmesi için kollarını öne doğru çıkardı duruşmada. Bu fotoğraf da bütün gazetelerin birinci sayfalarını süsledi(!) Sonra beraat ettiler.

-ÇİZGİLER RENKLENİR-

12 yıl sonra Nâzım Hikmet Vakfı yöneticileri Rutkay Aziz ve Tarık Akan, kitabı yenileyerek basmak ister. Savaş Dinçel de, “Kitabı renklendireceğim’’ der. Artık bilgisayar yaşamımızdadır çünkü.

“Büyük Şairlik’ten ölümsüzlüğe geçişinin 44. Yılında’’ Nâzım Hikmet’i ‘’daha renkli’’ anlatmaya yardımcı olacak yapıt ortaya çıkar! Müjdat Gezen önsözünde şöyle yazmıştır kitabın: “Savaş ve ben, Nâzım’ın yaşamındaki birçok olaya mizahçı gözüyle baktık. ‘Güle güle’ okuyun bu kitabı ve Nâzım’ın ne denli güzel bir Dünya İnsanı olduğunu bir kez daha görün gözlerinizle!’’

“Çizgilerle Nazım Hikmet”, “Şiirimizin Şah Damarı” Nazım’ın yaşamını “çizgiyle” anlatan ilk ve tek kitaptır. Anısı olan, anıları olan bir yapıttır. Gelirini de Nazım Hikmet Vakfı’na bırakmıştır iki Usta.

-ROMANTİKA’YI GEZDİ-

Müjdat Gezen, “kadim dostu” Uğur Dündar ile İzmir’ geldi, müzikal oyunu “Gırgıriye” için.

Öncesi Müjdat Usta ile görüştüğümde, Kültürpark Atlas Pavyonunda, 20 günde 49679 ziyaretçinin gezdiği “ROMANTİKA-Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisinden söz edince çok heyecanlanmış ve “şimdiden görmek için sabırsızlanıyorum” demiş, “”ziyaret sözü” vermişti.

Müjdat Usta sözünü “yere düşürmedi” ve Meslek Büyüğümüz Uğur Dündar ile sergiye geldi. Bizzat , “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim”in adını alacak romanın ismini taşıyan “ROMANTİKA”yı; projenin “Fikir Babası ve Direktörü” Ünal Ersözlü ile Küratör Mim Melih Güneş gezdirdi. Ustalar hayranlıkla gezdi Nazım Baba’nın günümüze kadar gelmiş kültürel mirasına “bir vefa selamı” sergiyi.

Fırçasından çıkan resimleri, Vera’nın sakladığı fotoğraf ve belgeleri, el yazmaları, orijinal mektuplarını, giysilerini, radyosunu, daktilolarını. Biblolarını, penceresindeki Karagöz çıkartmalarını, duvarındaki Tolstoy portresini, toprak testisini, Bursa hapisliğinde Piraye’ye yaptığı elişi takıları, ahşap objeleri, dünya şairleriyle yan yana fotoğraflarını, Abidin Dino eserlerini, Ara Güler’in çektiği fotoğrafları, neticede 61 yıllık bir ömrün izlerini inceledi.

-KİTABI NAZIM’IN MASASINDAYDI-

257732

Ve Nazım’ın bire bir replikası olarak hazırlanan çalışma odasına geldiğinde bir sürprizle karşılaştı Müjdat Gezen. Uğruna el ve ayaklarından zincirlendiği, hapis yattığı “Çizgilerle Nazım Hikmet” kitabı şairin masasındaydı! O günleri anlattı ayrıntısıyla boğazı düğümlenerek.

Gençlik yıllarında başlayan iflah olmaz Nazım sevgisini dillendirdi. Askerde üzerinde şairin fotoğrafını bulundurduğu için sürgün edildiğini, Vera’yla dostluğunu paylaştı, “Bizim Emel Sayın’dan daha güzeldi Vera” diye espri yaptı.

Bir ara ziyaretçilerin alması için sergi duvarlarında asılı Nazım şiirlerinden bir yaprak kopardı. “Çok yorgunum, beni bekleme kaptan” diye başlayan “Mavi Liman” şiiri gelmişti şansına. Bize döndü Müjdat Gezen, “Yorgunuz ama umudumuz direncimiz taze. Ben de şimdi size çok sevdiğim şiiri ‘Bugün Pazar’ ı okuyacağım dedi ve okudu. Sonra da ekledi; “Emeği geçenlere tükenmez şükranla. Gazetem Cumhuriyet’te de yazacağım bu muhteşem sergiyi. Nazım Hikmet Müzesi’ne dönüşmeli bu sergi. Güzel günler görebilmek dileğiyle.”