Yaşantımız çöken, umudunu yitiren insanların yaşamaya çalıştığı,
adalet ve can güvenliği arayan öfkeli bir topluma dönüştü.
Siyaset, ekonomi ve sosyal hayatın bir kaos içerisine sürüklendiği
bir ortamda insanlar adaleti, can güvenliklerini sağlamak için kendi olanak ve güçlerini kullanarak bunları sağlamaya çalışıyorlar. Kadın ve çocuklara yönelik şiddet, intihar olaylarının artması, nefret duygusunun “PİCK” yapması, ümitlerin yurt dışında aranması,
Cumhuriyet ve devrim ilkelerinin “RAFA” kaldırma politikaları, etnik ve dinsel yaklaşımların ön plana çıkması öfke ortamının oluşmasının nedenlerinin bir kısmıdır.
****
Öfke, tartışma ve kavgalara neden olmakta, böyle olaylarda bıçak, beyzbol sopası, pala, satır gibi aparatlar silah gibi kullanılmaktadır. ”NAMLU” gösterme son günlerde en çok artan olaylar arasındadır.
Topluma rol model olacak siyasetçilerin, sendika başkanlarının,
sivil toplum örgütlerinin, sanatçıların ,sporcuların benzeri kuruluş ve kişilerin bu gelişmelerden kendilerini soyutlamamaları bu öfke ortamının daha da keskinleşmesine yol açmaktadır.
Bundan bir süre önce TBMM’de yaşanan kavga olayı bu örneklerden
biridir. Halk indinde demokrasinin kalesi olarak görülen bu kurumda yaşananlar topluma olumsuz yansımış, ümit ve gelecek ortamını iyice sarsmıştır.
****
Bundan önce TBMM’de kavgalar olmadı mı? Oldu. Hatta 29 Mart 1989’da Genel Kurul Salonu’nda başlayan çekişme, koridorlara taşmış, DYP Diyarbakır milletvekili Abdürrezzak Ceylan, Siirt Bağımsız Milletvekili İdris Arıkan ile ANAP’lı Zeki Çeliker arasındaki kavgada araya girince, meclis PTT’si önünde silahla vurulmuştu. Bu olay toplumda derin yaralar açmış, birçok alanda olumsuz yaklaşımlar yaratmıştı. Öfkenin, silahlı çözüm arayışına
dönüşmesi sosyal yapıya da yansımıştı.
Rol model konumunda olanlar, geçmişten mutlaka ders almalıdır. Öfkeyi oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılması halkın silahlı çatışmalara girmesini önleyecektir.