Ölümünün yirminci yılında Ecevit’i yine özlemle andık. Onun 80’lerin başında CHP ile yollarını ayırdığı koşulları düşünürken bunun, Özgür Özel’in ayrılığı ile olan benzerliği geldi aklımıza.

Bülent Ecevit, üçüncü genel başkanı olduğu CHP’den 1980 darbesinden sonra istifa ederek ayrıldı. Bir daha geri dönmediği bu ayrılışın nedeni, CHP üst yönetiminin “hizipçiliği” idi.

CHP, Ecevit’le yaşadığı o yol ayrımının bir benzerini 46 yıl sonra, Özgür Özel ile yaşadı.

1980’lerde, kliklerle mücadeleden bıkarak istifa etmek zorunda kalan Bülent Ecevit’in yaptığını bu kez Özgür Özel yaptı: CHP, AKP yargısını kullanan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından “işgal” edilince, genel başkanı olduğu partiden ayrıldı ve halkın yüreklendirmesi ile Yeni Parti’yi kurdu.

45 yıl önce askeri darbecilerin kapattığı CHP, bu kez Butlancı Kılıçdaroğlu tarafından işgal edilerek kapatılmaktan beter hale düşürüldü. Bu işgalin şimdilik ne kadar süreceğini bilmiyoruz. Gerçek CHP’liler, işgal sona erinceye kadar Yeni Parti çatısı altında mücadelelerini sürdürüyorlar. Ancak, CHP’den henüz ayrılmamış olan bazı milletvekili, parti yöneticisi ve belediye başkanlarını, “iş birlikçi” butlancılardan ayrı tutmak gerekir.

YENİ PARTİ, YENİ UFUKLAR

Bülent Ecevit DSP’yi kurarken, çok sıkıntı çektiği “klik zihniyeti” ile arasına büyük bir duvar örmüştü. Öyle ki, iktidara yürüdüğü 1999 seçimlerinde, listelerine CHP’nin klikçilikle ünlü ekibinden kimseyi sokmamak için büyük özen göstermişti.

Ecevit’in o seçimlerde, DSP’den milletvekili olmak isteyen Kemal Kılıçdaroğlu’na sırtını dönmesi de bu yüzdendi. (Bir anı: Başbakan olduğu sırada Ecevit, CHP’ye yeni girmiş olan Kılıçdaroğlu’nun, ANAP’lı Bakan Yaşar Okuyan hakkında hazırladığı dosyayı almamış, geri çevirmişti.)

45 YIL SONRA BİR BAŞKA ECEVİT

Eğer Ecevit bugün yaşasaydı, kişiliğini bildiği Kılıçdaroğlu’nun yaptıklarını görünce herhalde: “İyi ki onu DSP’ye almamışım!” derdi.

Sonra da CHP’nin, AKP ile iş birliği içinde olanlar tarafından işgal edilmesi üzerine Özgür Özel’e döner;

“CHP’den ayrılmakla çok iyi ettin,” derdi. “Halka ulaşman için bir sandalye, bir megafon sana yeter!”

Kırk altı yıl sonra bugün Bülent Ecevit, sağcı solcu her kesimin saygı duyduğu bir lider olmaya devam ediyorsa bunun nedeni dürüst oluşuydu.

Evini, yaşarken birilerine (ismi lazım değil!) bağışlayan, çay-simit dendiğinde gözleri parlayan rahmetli Bülent Ecevit’i saygıyla anıyoruz.