İstanbul’daki İngiliz Yüksek Komiseri Nevile Henderson, Mithat Paşa’nın oğlu Ali Haydar Mithat Paşa’yı ‘entrika veya herhangi bir partiyle bağlantısı olmayan bir Türk olarak’ tanımlıyor ve onunla 2 Şubat 1923’te İstanbul’da İngiliz elçiliğinde görüştüğünü belirtiyor. Ali Haydar, Hatıralar’ında, Henderson ile olan dostluğunu açıkça yazıyor.

‘Harekât-ı milliyenin nihayetlerine doğru, Adnan bey İstanbul’a tayin olunduğu sıralarda, İngiliz Sefaretinde Komiserlik makamına Mister Henderson tayin olunmuştu. Bu zat, samimi bir türk muhibbi idi. Kendisile Sefarette görüşürdük Bilahare, Berlin’e sefir tayin olunduktan sonra, ölünceye kadar beynimizde samimi muhabere ceryan ettiğinden, bana yazdığı en 3 son mektubunda, Yunanistan’ın, Almanlar tarafından işgali ve Yunanlıların gösterdikleri fedakârlıkları büyük bir takdirle yad etmişti. Bu zat, bir aralık, Ankara’nın İstanbul’a ehemmiyet vermemesinden dolayı bana acı acı şikâyet ederken, ’Eğer İstanbul’u kaybederseniz, hükmünüz, bir Azerbaycan’dan farksız olacaktır’ demiştir. Ben de, bu sözleri aynen, o zaman Ankara’ya bildirmeği bir vazife bilmiştim (Ali Haydar Mithat, Hatıralarım 1872-1946, İstanbul 1946, s.355-356).

Ali Haydar, Ulusalcı Hareket hakkında İstanbul’daki ileri gelen diğer zevata da bilgi de verirmiş: ‘Anadolu’da yapılmakta olan mücadele-yi milliye zamanında orada bulunan birçok zevat ile hayli muhaberede idim ve aldığım bazı mektupların mündericatından, İzzet Paşayı ve Sadrıesbak Ali Rıza Paşayı ahvalin gidişatından haberdar ederdim (s.344)’.

Henderson, İstanbul’daki İngiliz elçiliğindeki görüşmede Ali Haydar’ın kendisine verdiği bilgileri Curzon’a rapor etmiştir (FO 424, 256, s. 238-539, Belge: 274). Mustafa Kemal ve Ankara Hükümeti, 1923 yılında İngilizler ile mücadele ederken, Ali Haydar, İngiliz Komiser’e ‘Türkiye ile İngiltere arasında iyi ilişkiler olması gerektiğine inanan sıkı biri olduğunu’ beyan etmiş. Güya bu görüşe sahip pek çok Türk varmış! Mustafa Kemal’in ‘İttihat Terakki Partisi ile Cumhuriyet Halk Fırkasını’ birleştirmek amacıyla İstanbul’a gönderdiği birkaç delege ile mülakat yapmış! Güya bu delegeler (delegelerin adını yazmıyor) Türk-İngiliz dostluğunun öneminin farkındalarmış ve dostluğu geliştirmek isterlermiş ama bu konuda İngiltere’nin bir güvence vermesi gerekirmiş! İngiltere ile tek sorun Musul meselesiymiş! Her iki taraf da bu konuda inatçı davranıyormuş! Henderson, Musul meselesi hakkında Ali Mithat’a şu cevabı verdiğini belirtmektedir:

‘Ona, Lord Hazretlerinin Musul konusunda taviz vermesinin söz konusu bile olmadığını söyledim. Türklerin bunu ne kadar çabuk anlarsa o kadar iyi olacağını belirttim. Musul, petrol veya pazarlık meselesi değil, hak ve şeref meselesiydi. Midhat Bey, hak veya şerefi tartışmadı. Ancak, Türkler için bunun Kürtler meselesi olduğunu söyledi. Türkiye'nin yeniden yapılanmasında Kürt meselesinin Türklerin kendilerine çok sorun çıkaracağının farkında oldukları ve Büyük Britanya'nın himayesi altında bir Kürt hareketinin çıkmasından endişe duydukları bir konu olduğunu belirtti. Türk delegelerinin Musul'a ilişkin tutumunun esasen olumsuz olduğunu, ancak İngiliz-Türk dostluğu kurulursa ve bu konudaki korkular giderilirse bu tutumun büyük ölçüde değişeceğini söyledi’.

Ali Haydar, Henderson ile görüşmesinde, TBMM’de Mustafa Kemal’e muhalif olan milletvekilleri hakkında da bilgi vermektedir. TBMM’de güya Mustafa Kemal’i tutan 120 milletvekili varken, Kara Vasıf Bey, Hüseyin Avni ve Salahaddin Beyin başını çektiği muhalif gruba bağlı 80 milletvekili varmış! Bu iki grup arasında kalan çoğu ulema olan kişiler varmış! Bazı zorlukları olmasına rağmen, Mustafa Kemal’in delegeleri, Kemal Bey veya Küçük Efendi olarak bilinen kişinin başkanlığındaki İttihat Terakki mensupları ile çalışmak isterlermiş! Ali Haydar’ın siyaseti, CHF ile İT’yi uzlaştırmakmış! İT’nin üyeleri, Kemalistlerden çok daha mülayimmiş! Yine Ali Haydar, Enver Paşa’nın ölü olduğuna inanıyormuş! Adnan Beyin (Adıvar) Ankara’da çok etkisi yokmuş, sağlığı da iyi değilmiş! Parası olmadığı için İsviçre’de yaşayamazmış! Mustafa Kemal ile Rauf Bey arasındaki sevgi bitmiş, ileride Mustafa Kemal’in muhalifi Rauf Bey olacakmış!

Mithat Paşa’nın oğlu Ali Haydar Mithat Paşa, ne yazık ki, bilerek veya bilmeyerek, Ulusalcı kadro hakkında, İstanbul’da İngiliz Komiserine, doğruluğu tartışılır, yani kulaktan dolma bilgileri vererek İngiliz muhibliğini göstermek istemiştir. Mustafa Kemal, Nutuk’ta İT’nin uzantısı olan Karakol Cemiyeti ile ilişkilerinin iyi olmadığını, onun yerine Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti’nin güçlendirilmesi gerektiğini açıkça belirtir. Nitekim Nutuk’ta bu durumu Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Şevket Beye gönderdiği 12 Mart 1920 tarihli yazısıyla açıkça belirtmektedir (s. 277). Son olarak, Ali Haydar’ın Mustafa Kemal ile dost ve samimi ilişkiler içinde olmadığını da ayrıca belirtmek gerekir.