30 Ağustos 1922’de Türk Ordusunun Dumlupınar’da Yunan Ordusunu mağlup etmesi, hem
İzmir’deki Yunanlı komutanları hem de Atina’daki devlet adamları ile diplomatları derin bir
endişeye düşürmüştür. Atina’da görevli İngiliz diplomat Charles Henry Bentinck’in (öl. 1955)
Lord Curzon’a gönderdiği gizli yazışmalardan (aşağıda) anlaşılmaktadır ki, Atina’daki Yunan
Genelkurmayı, Anadolu’daki ordusunun rezerv durumunu bilmemektedir. İngiliz diplomat
Bentinck, 1920 yılında müsteşar rütbesiyle Atina’ya atandı ve burada da uzun bir süre
maslahatgüzar olarak görev yaptı. Onun verdiği bilgilere göre, Yunanlılar, Fransız ve İtalyanların
Türklere savaş malzemesi sağladığını düşünmektedirler. Ayrıca sadece Türkler ile değil, Kıta
Avrupası devletleri ve Bolşeviklere karşı da savaştıklarına inanmaktadırlar. Yunan Savunma
Bakanı Nikolaos Theotokis, Yunanistan Başbakanı Nikolaos Stratos (öl. 1922) ile birlikte 30
Ağustos’ta Atina’dan İzmir’e gelmişler ve Yunan Yüksek Komiseri Aristidis Stergiadis ve Yunan
Başkomutanı Yeoryos Hacıanestis ile yaptıkları bir görüşmeden sonra geri Atina’ya
dönmüşlerdir. Yunan basınının bir kısmı Yunan Ordusunun Anadolu’nun tamamen terk etmesini
savunurken, bir kısmı da bu fikre karşı çıkmışlardır. Atina’da halkın güveninin kaybetmiş bir
hükümet iş başındadır. İngilizler, bu hükümetin pervasız işler yapma tehlikesinden
endişelenmektedirler. Yunanlılar, Dumlupınar yenilgisinden Yunan Başkomutanını sorumlu
tutmuşlardır. Yunanistan Başbakanı Dimitrios Gounaris, Anadolu’nun tamamen tahliye
edilmesini isterken, Bay Stratos Yunan ordusunun belli bir sınıra çekilmesini istemiştir. Bentinck
ise Curzon’u, İngilizlerin Anadolu’dan çekilmesi gerektiği konusunda uyarıyor.
-I-
Bay Bentinck’ten Lord Curzon’a, 30 Ağustos 1922, Atina,
Genelkurmay Başkanı, dün itibariyle Küçük Asya’dan yeni bir haber alamadığını ve Yunan
rezervlerinin ne ölçüde tüketildiğini henüz söyleyemediğini belirtti. Dün askeri ataşe ile yaptığı
görüşmede Genelkurmay Başkanı, Türklerin yoğunlaşmasının ve saldırısının, Yunanlılara
araştırma hakkı tanınmadığı için Fransız ve İtalyanların serbest bir şekilde gönderdiği büyük
miktardaki savaş malzemesi sayesinde mümkün olduğunu; Kemalistlerin bu malzemeyi krediyle
veya en kötü ihtimalle teslimatta ödeme yaparak elde ettiğini, Yunanlıların ise siparişle birlikte
nakit ödeme yapmak zorunda kaldığını, aksi takdirde hiçbir şey alamadığını, örnek olarak İngiliz
uçakları için verilen son Yunan siparişini gösterdi; Yunanistan’ın aslında sadece Türklerle değil,
aynı zamanda Batı Avrupa kıtası ve Bolşeviklerle de savaştığını, tamamen kendi kaynaklarına
güvenmek zorunda kaldığını ve bunun da gücünün ötesinde olduğunu söyledi.
-II-
Bay Bentinck’ten Lord Curzon’a, 30 Ağustos 1922, Atina,
Yunan Savunma Bakanı dün Sayın Stratos ile birlikte İzmir’e gitti. Yarın gece geri dönmeleri
bekleniyor.
-III-
Bay Bentinck’ten Lord Curzon’a, 31 Ağustos 1922 Atina,

Yunan Hükümet basını, İzmir’den iki bakanın dönüşü üzerine, muhtemelen bizden (İngiltere)
destek talep eden ve bazı güçlerin düşmana açıkça yardım ettiği iddialarına karşı denge
oluşturmayı amaçlayan bir başka diplomatik girişimde bulundu. Destek gelmezse, hükümetin tek
çaresi radikal bir önlem almak olacaktır. Basına göre, talep sadece mali değil, genel destek de
içerecektir. Athenaiki ve hükümeti destekleyen birkaç gazete son zamanlarda Anadolu’nun terk
edilmesinin gerekliliğini az çok açıkça dile getiriyor. Tüm partilerin basınının geri kalanı ise bu
tür bir fikre şiddetle karşı çıkıyor.
-IV-
Bay Bentinck’ten Lord Curzon’a, 31 Ağustos 1922, Atina,
Atina’da durum şu an için son derece sakin, ancak ülkenin güvenini kaybetmiş bir hükümetle
neredeyse her şey olabilir ve iç barış uğruna umutsuz önlemler bile düşünülebilir. Göz ardı
edilmemesi gereken tehlike şudur ki, bu sefer hükümetin daha pervasız üyelerinin uygulayacağı
baskı, engelleyici etkiler için çok güçlü olabilir.
-V-
Bay Bentinck’ten Lord Curzon’a, 31 Ağustos 1922, Atina
Bazı gazeteler, Türk uçakları ile uçan bir Fransız subayın Türk uçaklarını övdüğünü yazdı.
Fransız bakan bu kasıtlı yalanın yayınlanmasına protesto etti ve Fransız Dışişleri Bakanı resmi bir
yalanlama yayınladı.
-VI-
Sir Harry Lamb’dan Lord Curzon’a, 31 Ağustos 1922, İzmir
Askeri durum ciddi, hatta kritik bir hal aldı. Yunan İçişleri ve Savunma Bakanı dün öğleden
sonra, 30 Ağustos’ta İzmir’e acele bir ziyaret gerçekleştirdi ve Yüksek Komiser ve Başkomutan
ile görüştükten sonra aynı akşam geri döndü; Başkomutan’ın istifa ettiği bildiriliyor. Burada
henüz panik belirtisi yok, ancak her an gelişebilir ve limanda bazı Müttefik savaş gemilerinin
bulunması faydalı olabilir.
-VII-
Bay Bentinck’ten Lord Curzon’a, 31 Ağustos 1922, Atina
Yunan hükümet çevrelerinde durum son derece moralsiz. Başkomutana karşı büyük bir öfke dile
getiriliyor; tamamen hazırlıksız yakalanmış ve mevcut felaketin sorumlusu olarak inatçı aptallığı
gösteriliyor. Bana söylenenlere göre, Bay Stratos asıl yetki verilen sınıra geri çekilmeyi
savunurken, Bay Gounaris ise tamamen tahliye istiyor. Şu anda durumun ne kadar ciddi olduğunu
bilmek zor; birçok söylenti var, ancak sizi uyarmaya cesaret ediyorum ki, Küçük Asya’nın terk
edilmesi aceleyle kararlaştırılıp uygulanabilir.