İngilizler, 1923 yılının ilk aylarında Sovyetlerin Türkler ile askeri işbirliği yaparak Irak üzerine bir hava operasyonu yapabileceklerinden şüphelenmişler. İngiliz Hava Kuvvetlerinde kurulan bir komisyon, neticede, Sovyetlerin bu saldırıyı yapacak imkân ve kabiliyetinin olmadığı sonucuna varmıştır:

‘Komisyon, Rus kuvvetlerinin şu anki son derece yetersiz örgütlenmesi göz önüne alındığında, Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanlığının, topçu birlikleriyle desteklenen bir Rus ordusunun, uygun bir üsten bu kadar uzak mesafelerde herhangi bir etkinlik derecesinde faaliyet gösteremeyeceği görüşünde olduğunu da eklemek ister’. Bu vesileyle Komisyon tarafından mevcut Sovyet-Türk ilişkileri üzerine kısa bir rapor hazırlanmıştır. J. E. Masterton-Smith imzalı İngiliz Dışişlerine gönderilen 9 Şubat 1923 tarihli raporda (FO 424, 256, s.540-541) Irak’a yapılacak olan muhtemel Türk-Sovyet saldırısıyla ilgili olarak şu görüşler ileri sürülmüştür:

‘Rusya'nın Türkiye ile işbirliği yaparak Irak'a yönelik bir saldırı olasılığı hakkında rapor

Rusların emelleri arasında Boğazlara (İstanbul ve Çanakkale Boğazları) nüfuz etme, İstanbul'u işgal etme ve Doğu'daki Ulusalcı hareketleri istismar etme yer almaktadır. Türkiye'nin emelleri arasında topraklarını Kafkas Dağlarına kadar genişletmek de yer alıyor. Türkiye’nin en büyük amacı, Müslüman devletlerin gevşek bir konfederasyon içinde birbirine bağlandığı, Türk hegemonyası olarak tanımlanabilecek bir yapı kurmaktır. Bu durum, diplomatik veya maddi yardım dışında Rusya'nın kontrolüne veya katılımına izin vermez.

1922 yılında Tebriz'de, Rusya'yı dışlayan. Türkiye, İran ve Afganistan'ı da kapsayan gizli bir Pan-İslam Cemiyeti kuruldu. İstanbul’da, Türk İstihbarat Teşkilatı'nın özel bir birimi, Sovyet entrikalarını incelemek ve Türkiye'nin Kafkasya'daki Sovyet karşıtı entrikalarına yardımcı olmak amacıyla kuruldu. Rusya artık Türkiye'nin Kafkasya'daki faaliyetlerinden haberdardır.

Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan ve Dağıstan devletlerinin sürekli olarak huzursuzluk halindedir ve özellikle Dağıstan'da demiryolu ulaşımı sürekli olarak kesintiye uğramaktadır.

Ekim 1920'de Türkiye ve Rusya arasında Irak'a saldırı yapılmasına izin veren bir askeri anlaşma imzalandı. Rusya, İran sınırının bir tarafından, Türkiye ise diğer tarafından ilerleyecekti. 1920'den beri çeşitli anlaşmalar yapıldı ve Lozan Konferansı'ndan önce Türkiye ile Rusya arasında yeni bir anlaşma için görüşmeler başladı, ancak Rusya'nın Kars ve Ardahan talebi nedeniyle, en azından geçici olarak, görüşmeler kesildi. Ocak 1923'ün başlarında benzer esaslar üzerinde yeniden müzakereler başlatıldı ve bunun sonucunda Mustafa Kemal, Rusya'nın silah, malzeme ve askeri yardımını kabul edeceğini, ancak Rus birliklerinin yalnızca İran'da veya Hindistan'a karşı faaliyet göstermesini tercih ettiğini belirtti. Başbakan, olaylar gerektirirse Rusya'nın şartlarını kabul etmek için parlamentodan onay aldı.

Kazım Karabekir hâlâ Türk Doğu Ordusunun komutanı ve Sovyet karşıtıdır.

Yukarıdaki bilgilere dayanarak, Türklerin Doğu Ordusuna karşı koymak için Rus kuvvetlerinin Gürcistan sınırında tutulması gerektiği ve Türkiye ile ortak bir saldırının gerçekleşmesi durumunda, bunun Türkiye'den ziyade İran üzerinden geçme olasılığının daha yüksek olduğu düşünülmektedir’.