Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel geçen hafta Cumhuriyet Gazetesi’ne partisine ilişkin açıklamalar yaptı. Bu açıklamada şu noktaları aşağıdaki gibi vurguladı:
1. Atatürk’ün mirası Cumhuriyet, laiklik, demokrasi ve kamucu yaklaşımlara bağlı kalmak ve aşmak.
2. Bunu başarmak için tabanda Türkiye İttifakını gerçekleştirmek.
3. Hiçbir sosyal kesimi, dil, din, inanç açılarından dışlamadan kapsayıcı bir yol izlemek.
4. Neyi, nasıl yapacaklarını, hangi parayla ve hangi kurumla yapacaklarını açıkça belirlemek.
5. Sivil toplum, akademi, meslek örgütleri, sendikalar, iş dünyası, medya, uzman ve vatandaş katılımını genişletmek.
6. Haksız uygulamalar yerine meşru zeminde, temiz siyaset, hesap verilebilirlik, yasal kural ve ilkelere uygun davranmak.
7. Muhalefet olmak yerine, iktidar olma hedefi için yola çıkan bir parti olarak yeni üyelik ve kontrol mekanizmaları oluşturmak.
Bu 7 madde açıklamalar şeklinde sunduktan sonra, bir daha kimsenin bozamayacağı kurum ve sistemler kurma amacında olduklarını da belirtti.
****
Değinilen bütün bu noktalara bugünkü Türkiye’nin acil ihtiyacı olduğu inkar edilemez. Zira ömrü boyunca tüm imkansızlıkları, mümkün kılan ve Türk aydınlanmasının dahi mimarı Atatürk’ün belirlediği rotadan bugün önemli sapmalar yaşıyoruz. Ayrıca büyük dâhinin bizzat kurduğu CHP, Atatürk mirasına sahip çıkma görüntüsü içinde, uyguladığı uyuşuk, çağdaş gelişme ve tabandan kopuk siyasetle kendisini genellikle ana muhalefet partisi olma rolü ile sınırlandırdı. Sanki her türlü imkansızı, ömrü boyunca mümkün kılan bir dâhinin mirasçısı değilmiş gibi davrandı. Hem Dünyadaki hem de ülkemizde yıllar yılı yaşanan bilimsel, teknolojik, toplumsal ve ekonomik gelişmeleri daha çok karşıdan seyretmekle yetindi. Teknolojik, ekonomik ve sosyal gelişmeleri kapsayacak bir siyaset vizyonu oluşturamadı. Sonuçta Atatürk karşıtlarının desteği sayesinde kayyum yönetimine muhtaç oldu.
****
Yeni Parti, Ö. Özel liderliğinde yeni bir rota çizmek gayreti içinde bilim ve teknolojiyi rehber edinen bir rotaya girmeye çalışıyor. Ancak bu rotanın belli vizyon, misyon ve sistemsel projeler şeklinde oluşturulması gerekiyor. Örneğin Mustafa Kemal; Kurtuluş Vizyonu için, Vatanı kurtarma misyonu içinde kongreler oluşturdu. Meclis kurdu, ordu kurdu. Cumhuriyet ve Demokrasi Vizyonu için Halkçılık misyonunu belirledi. Reform programlarını uyguladı. Bugünkü Türkiye’nin Vizyonu zaten Atatürk’ün belirlediği gibi çağdaş uygarlığın üstü vizyonu olarak belirlenmelidir. Bunun için sosyal devlet ve demokratik sistemlere bağlı katılımcı-kapsayıcı toplum misyonu belirlenmelidir. Bu vizyon ve misyonun gerçekleşmesi için, çağın yeni bilim ve teknoloji temeli olan kuantum paradigması içinde, yeni ve yenilikçi sanayileşme stratejilerinin belirlenmesi gerekir. Ayrıca eğitim sisteminin bilim ve teknoloji rotasında yeniden düzenlenmesi ve çağdışı ezber ve biat temelli eğitim sisteminin, bilinçli düşünmeyi öğretecek nitelikte, yeni nöro bilim bulguları ışığında yönlendirilmesi zorunludur. Bu amaçla Türkiye’nin Atatürk’ün yaptığı gibi, yenilikçi köklü ve yapısal reform programları devreye alınmadan toplumun beklentileri karşılanamaz. Yeni Parti bu beklentileri karşılayacak köklü reform programlarını oluşturmadan halkta yarattığı umut ve beklentileri karşılamakta zorlanacaktır.
Kısacası Yeni Parti, bugünün siyasi ortamında zor ve zahmetli bir siyasi mücadele yürütürken, aynı şekilde toplum beklentilerine cevap verecek zor ve zahmetli bir yapısal reform programını, sistemsel bütünsellik ve içsel tutarlılık içinde oluşturma görevi ile yüz yüze bulunuyor.