Daha üzerinden bir ay geçti, 3 milyon 600 bin kişi izledi o büyük şöleni…
Kostümler, özel makyajlar, danslarla tribün temaşası, futbol heyecanını bile geride bıraktı zaman zaman.
2026 Dünya Kupası’nda mücadele eden 48 ülkenin taraftarları ve dünyanın dört bir yanından ABD’ye, Kanada’ya, Meksika’ya akan futbol aşıkları… Tribünler o kadar renkliydi ki, kameraların seyircilere döndüğü anlarda ekrana yansıyan görüntüler futbol kadar keyif verdi.
“Bu bizim kültürümüz, her şeye saygı duymak gerek” diyerek, izledikleri maçtan sonra tribünleri temizleyen Japonları ibretle izledik.
Viking kültürünü, tribünde hep birlikte kürek çekerek canlandıran Norveçlilerin tribün organizasyonu harikaydı.
Afrikalıların ilginç makyajları, Brezilyalıların sambası, maçları yan yana izleyen rakip takım taraftarları…
Savaşlar bitsin, çocuklar ölmesin diye, tribünlerde Filistin’e destek mesajları, şiddet karşıtı gösteriler vardı.
İNSANLIK DERSİ VERDİLER
Hele hele Özbekistan-Kolombiya maçında öyle bir olay yaşandı ki sadece Fair Play değil, insanlık dersi olarak dünyanın gündemine oturdu. Dünya Kupası’na tarihinde ilk kez katılan Özbekistan’ın Kolombiya’dan yediği gole üzülerek gözyaşlarına boğulan Özbek çocuğun etrafını sarıp, başını okşayan, bununla da kalmayıp moral olsun diye Özbekistan takımına tezahüratla destek veren Kolombiyalılar, o miniğin gözyaşlarını silerken tüm dünyanın gözyaşlarıyla izlediği bir tablo oluşturdu.
FUTBOLUMUZUN UTANÇ TABLOSU
İşte bu güzelliklerin üzerinden bir ay geçmişken, sadece futbol adına değil insanlık adına utanç verici bir olay meydana geldi.
Ankara’da oynanan Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında, bir kendini bilmez, minik bir futbolseverin üzerindeki Fenerbahçe formasını zorla çıkarmaya çalıştı. Küçük taraftarın o saldırganın elinden polis tarafından kurtarıldıktan sonra yüzüne yansıyan korku, içinde biraz sevgi olan herkesin yüreğini parçaladı.
İşte o çocuğun korkusu, futbolumuzun utanç tablosuydu… Belki de maça gelecek diye heyecandan sabaha kadar uyuyamayan o çocuğa bunu yaşatan fanatizme lanet olsun.
Tribünlerde daha önce de olaylar vardı. Sopalı, bıçaklı kavgalar fanatizmin çirkin yüzünü gösterdi. Tribünde cinayet bile işlendi. Ancak bu olay daha vahim. Çünkü bu saldırı, tribünlerdeki şiddetin artık küçük bir çocuğa saldırı boyutuna gelebileceğini gösterdi. Futbol heyecanımızı törpüledi, tribün olayları konusundaki endişelerimizi körükledi. Yazıklar olsun.
Şimdi o kendini bilmeze sormak gerek. Bunu yaparak hangi amaca hizmet ettin, tuttuğun takıma bu hareketinle nasıl bir katkı verdin diye?
Cevap veremez, çünkü bu sorunun yanıtı yok.
Siz; tribüne renk değil şiddet getiren taraftar görünümlü şiddet yanlıları. Artık gerçek futbolseverler, yüreği sadece takımları için atan gerçek taraftarları da rahatsız eder oldunuz. Yeter artık! Bıktık, sıkıldık sizden… Nefret ettik futbolun tadını kaçıran çirkinliklerinizden…
SALDIRGANLAR DIŞARI
Şiddet yanlısı fanatiklerin, futbolumuza daha fazla zarar vermesinin zamanı geldi de geçiyor bile. Gerçek futbol tutkunları, gerçek taraftarlar, renklerine gönül verdiğiniz takımları da zor duruma düşüren bu tip şiddet yanlılarını lütfen dışlayın. Dışlayın ki; Minik taraftarların futbol heyecanı kabusa dönüşmesin. Dışlayın ki; Futbol sahaları dünya kupasında olduğu gibi heyecanın, birbirinden güzel tribün şovlarının yaşandığı yerler haline gelsin. İnanın bu sadece tribün için değil, toplum huzuru için de gerekli.
Çünkü futbol, asla sadece futbol değildir.