Beş on dakika olmuştu o duygu patlamasını yaşayalı. Atatürk’ün kızlarının Türkiye’ye armağan ettiği destansı zaferin mutluluk gözyaşları henüz kurumamıştı.

Klavye üzerinde yüreğimden taşan coşkuyu yazıya döken parmaklarım, büyük coşkuyu anlatacak kelimeleri ararken, gözlerim halen ekrandaki gurur tablosundaydı.

Türkiye Kadın Voleybol Milli Takımı Avrupa Şampiyonu.

Kulağıma sokağın sesi geldi bir ara. Türkiye mutluydu, Türkiye coşkulu… Klakson sesleri, sevinç çığlıkları, “En büyük Türkiye” nidaları. Atatürk’ün kızlarını İtalya’ya karşı, karar setinde coşturan İzmir Marşı’nı heyecanla söyleyenler. Daha neler neler.

Sinan Erdem Spor Salonu’nun tribünlerinden yansıyan insan manzaraları… Gülen gözler, mutlu yüzler, yurdum insanının sevgi seli. Gerçekten de Atatürk’ün kızları kazanıyor, Türkiye oynuyordu.

Ve sonra anons başladı;

En iyi pasör çaprazı Melisa Vargas… En iyi libero Gizem Örge… En iyi orta oyuncu Zehra Güneş… En iyi smaçör Derya Cebecioğlu… En değerli oyuncu Melisa Vargas…

Daha sonra açıklanan rüya takıma Türkiye damgası!

Madalya töreninde şampiyonun ismi okununca, alkışlar arasında voleybolda Avrupa’nın bir kez daha kabul etmek zorunda kaldığı gerçek ortaya çıktı:

En büyük Türkiye…

**

Peki bu zafer nasıl geldi. İnançla, inatla, istekle, azimle.

Grup maçlarındaki Polonya yenilgisi kızlarımızı yıldırmadı. Son 16 turunda Azerbaycan, çeyrek finalde Almanya, yarı finalde Sırbistan’ı dize getirerek, finalde Dünya Şampiyonu apoletli İtalya’ya rakip oldu.

Üstelik o final çok gergin başladı. Son Dünya Şampiyonu İtalya, başlangıçta kabus gibi geldi üzerimize. 25-16 gibi açık bir skorla kaybettiği ilk setin ardından, müthiş bir reaksiyonla ikinci seti kazanan Millilerimiz, üçüncü sette de aynı kabusu görüp 25-12 kaybetmesine rağmen pes etmedi. Dördüncü seti ve final setini kazanarak destansı zafere ulaştı. Atatürk’ün kızlarının bu şampiyonada ve özellikle final maçında verdiği mesaj da şuydu:

“Yenildiğinde değil, vazgeçtiğinde kaybedersin…”

İşte Atatürk’ün kızları hiç vazgeçmedi.

Ne Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya’ya karşı, ne de daha önce zafere ulaştıkları diğer turnuvalarda. Vazgeçmedi, “Biz bitti demeden, bitmez” dedi.

**

Türk Voleybolunun patlama yılı olan 2015’ten bu yana, yani tam 11 yıldır, katıldıkları her turnuvada zaferden zafere koşarak, “Filenin Sultanları” diye anılmaya başladılar.Şimdilerde de kendilerine yakıştırdıkları ve gerçekten de onlara çok yakışan adıyla Atatürk’ün kızları…

Vazgeçmediler; Türkiye’ye zaferler, yurdum insanına mutluluk, coşku hediye ettiler.

Sırada olimpiyatlar var, aklımızda koleksiyona eklenecek yeni bir kupa.

Vazgeçmeyin kızlar; Milletler liginde Kanada’yı, Çin’i, Brezilya’yı dize getirdiğiniz gibi.

Vazgeçmeyin kızlar; İtalya’yı İstanbul’da İzmir Marşı’yla mağlup edip, Avrupa Şampiyonluğu’na ikinci kez uzandığınız gibi.

Vazgeçmeyin kızlar; sizde bu istek, bu azim, bu coşku oldukça, sadece Türkiye’nin dağlarında daha çok çiçekler açar.