Bilmem izliyor musunuz son yıllarda güçlendirilmiş , aşırı şişirilmiş, buyurgan liderler (tabii bunlara lider denilirse) tüm dünyayı sardı … ABD, Rusya, Macaristan, İsrail Avusturya. Galiba bu hastalık bulaşıcı. Bu üslubun, eleştiri göreceği yerde yayıldığını izliyoruz; liderler daha despotik, dediğim dedikçi “ben her şeyi bilirim” , “ne lazımsa ben yaparım” havasındalar.. Eleştirileri anlamak yerine, eleştiriyi yapanlara saldırıyorlar, azarlıyorlar…

Sanal gerekçeler yaratarak ülkeler işgal ediliyor, savaşlar açılıyor, gerçek amaçlar gizleniyor, kamuoyunu işlerine geldiği gibi yönlendiriyorlar. Bu durum bende, Takiyye’yi dünya siyasetine biz armağan ettik düşüncesi uyandırıyor…Derenin akış yönünde daha aşağıdan su içmekte olan kuzunun, yukarıda aynı işi yapan kurt tarafından “suyunu bulandırdığı” gibi uydurma gerekçe ile yenilip yutulduğu masalı anımsatıyor davranışları. Korku ile, baskı ile hort zort ile insanların sesleri kısılmak isteniyor. Orta çağ hortladı. Globalleşme ile hız kazanan bu üslup sanki emperyalizmin yeni yüzü gibi .. Gücü eline geçiren güçsüzü itip kakıyor, eziyor..Buna hiç kimse ses çıkarmıyor, herkes birbirine bakıyor birisi itiraz etsin diye.. Ancak bu olmayınca kendini suçluyor “bak ben itiraz edecektim, halbuki kimse itiraz etmedi, herhalde ben yanlış düşünüyorum, yönetici haklıymış” diyor … Sığ yaşamın, düşünme yetisini yitiren, popüler kültürle yetinen, insanlığın düştüğü son durum, bu zorbalara daha bir cesaret veriyor. Bu liderciklerin sayısı giderek artıyor. Ülke üst yöneticilerinin bu davranışlarını gören daha alttaki yönetenler de , büyüklerine benzemek istiyor, aynı üslubu taa aşağılara kadar taşıyorlar..

Bu muydu insanlığın giderek gelişip, gelmesi gereken yer. Bu mu çok seslilik, bu mu demokrasi .. Yöneticiler buyurgan ortaçağ kralları gibi.. Ağırbaşlı, naif, kendisinin “devlet adamı” kimliğini sorgulamadan kabulleneceğiniz yönetici tipi bitti sanki. Hoş Avrupa’da ülkeler daha önce cumhuriyet olmalarını veya modern yanlarını yansıtmak için yarış içinde iken, şimdi isimlerini bile değiştirip eski ortaçağ isimlerine dönme eğilimindeler. İmzalarını Birleşik Krallık, Büyük Avusturya Krallığı vs gibi atmak yeni tercihleri. Hadi biz Türkler otoriteye alışkınız. Kahvehanelerde daha politika konuşulmaya başlanırken “birkaç tanesini sallandıracaksın” la başlar , otoriter bir devlet başkanı özlemi ile bitiririz de; AB ülkelerine ne oluyor da ortaçağa , ilkelliğine özeniyorlar?

Yazıya başlayınca kalem seni nereye götürüyorsa gidiyorsun. Halbuki bu yazının konusu son günlerde iyice rahatsızlık duyduğum yöneticilerdeki buyurgan , azarlayıcı üsluptu. Ancak bu üslupta davranan yöneticiler çok dikkat etmeliler. Zira kitlelerdeki bu susturulmuşluk, büyük bir patlama ile kendilerini de iktidarlarını da bir anda silip süpürür, yerle bir edebilir. Bunu akıllarından hiç çıkarmamalılar.

Şimdi sorulara gelelim;

Ülkemizde yukarıda bahsettiğim üslupta davranan yöneticiler var mı? Size üslup, davranış biçimi, kimleri hatırlatıyor?. Çevrenizde bu tür davranış sergileyen başkanlar, yöneticiler, idareciler tanıyor musunuz?.

Ülkemizde “Azarlamak” deyince aklınıza kimler geliyor?.

Enver OLGUNSOY