Sevgili okurlarım, HDP, yasal bir parti. Geçen dönem milletvekili genel seçiminde 7 milyon 500 bin oy almıştı. AKP, işine gelince HDP'yi siyasi bir parti olarak görüyor, işine gelmeyince de "HDP eşittir PKK" diyor. Böyle çetrefilli bir siyaset anlayışı olabilir mi?  Maalesef iktidar oy devşirmek için siyaseti öyle çirkinleştiriyor ki benim hafsalam almıyor. Şimdi de sayın Cumhurbaşkanı seccade  üzerinden oy devşirmeye çalışıyor. Neymiş efendim? Kemal Kılıçdaroğlu seccadeyi ayakları altına almış. İnsan ve toprak arasındaki 'ilahi yaratılış mitini' görmezden gelip, seccade ye ayak basmış. Seccade benzeri hijyenik ve temizlik amaçlı yaygıları kutsallaştırıp siyaset mezesi yapmak, inanç, ahlak, akıl ve mantıkla asla bağdaşmaz. Seccade olayı, seçime giderken Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan bir kumpastır. 21 yıldır bu ülkeyi yönetenler, günahlarını bir seccadeyle örtemezler. Yine geçtiğimiz günlerde Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Genel Merkezi’ni ziyaret etmişti. HDP eşbaşkanları, Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptıkları görüşmede; "Biz bu ülkede demokrasi istiyoruz. Hak ve özgürlük olsun, bir de adalet olsun istiyoruz. Bizim başka bir beklentimiz yok" dediler. Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı sayın Recep Tayyip Erdoğan ve onun ittifak ortağı sayın Devlet Bahçeli,ortalığı  velveleye verdiler. "Vay efendim işte görüyorsunuz. Bunlar PKK ile işbirliği yapıyorlar" diyorlar. 

***

Sevgili okurlarım, tarihin hafızası öyle derin bir kutudur ki hiçbir şeyi gizlemez ve inkar etmez. Tarihin sayfalarını biraz geriye doğru çevirin ve hafızanızı biraz yoklayın. Geçmişte Habur Sınır Kapısı'nda ne olmuştu? Hatırlayın, Abdullah Öcalan ile yapılan gizli görüşmelerin sonucunda 19 Ekim 2009 günü terör örgütü PKK üyeleri sanki silahları bırakacaklarmış gibi bir izlenim yaratıldı. Öcalan'ın çağrısıyla 34 PKK üyesi Habur Sınır Kapısı'ndan içeri girip teslim olmuştu. Gelenleri karşılamak üzere Şırnak'ın Silopi ilçesinde yaklaşık 50 bin kişi bir miting havasında toplanmıştı. PKK terör örgütünün üyeleri davul-zurna eşliğinde törenle karşılanmıştı. O gün bu devletin hakim ve savcıları PKK'nın ayağına kadar götürülmüştü. Adalet o gün yerle bir edilmiş, hukuk adeta çökmüştü. O günkü başbakan kimdi? Öcalan ile devletin yaptığı gizli görüşmeleri bu millet unuttu mu? Bu devletin MİT Başkanı, Öcalan ile defalarca görüşmedi mi? Tarih, belgeleriyle bu olup bitenlere canlı tanıktır. Peki sormazlar mı? Yahu siz PKK terör örgütüyle görüşünce iyi de,  Kemal Kılıçdaroğlu yasal bir parti olan HDP ile görüşünce kıyameti niye koparıyorsunuz? HDP, son genel seçim olan 2018 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 11,7 oy alarak 67 milletvekiliyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yer aldı. Milyonlarca vatandaşımız bu partiye oy verdi. Bu vatandaşlarımız HDP'ye oy verdi diye onlar şimdi PKK'lı mı oldu? 

***

HDP'yi ikide bir PKK ile eşdeğer görmek ahlaki de değildir, vicdani de değildir. İktidar oy devşirmek için ne yaparsa mübah oluyor, Kılıçdaroğlu, yasal bir parti olan HDP ile görüşünce kıyamet kopuyor, vay efendim bunlar "PKK ile işbirliği yapıyor" diyorlar. Millet çetrefilli siyaset yapanları asla unutmaz.

Son sözüm: HDP'yi her defasında yerden yere vuran, Cumhur İttifakı'nın ikinci büyük ortağı sayın Bahçeli, Atatürkçü olduğunu her defasında söylüyor. Şimdi soruyorum size: Cumhuriyet ilkelerine, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel felsefesine karşı olan HÜDA-PAR ile aynı ittifak içinde olmayı şimdi siz içinize sindirebilecek misiniz?