“Türkiye çılgın bir müzik gibidir veya derin anlamlı şiir. İnsanı hem yorar, hem mutluluk verir.”(İlber ORTAYLI)

Tarihçi Akademisyen Yazar İlber Ortaylı(78), akademik hayatının ötesinde, Türkiye'de tarihin sevdirilmesinde, toplumumuzda tarihe ilginin artmasında "mutena" bir yere sahipti. Toplumun bir anlamda ortak hafızasıydı.

Bilgisi, birikimi muhteşemdi. Yetiştirdiği binlerce öğrencisi vardı. Çok sayıda da kitap ve makaleleri.

Pırıl pırıl bir hafızaya sahipti.

Ülkemizin entelektüel hayatına büyük katkılar sunandı.

Kendine özgüydü espriler katarak dobra dobra konuşması...

Hiç durmadan okudu, yazdı, çok seyahat etti; bıkıp usanmadan tarihi, hayatı anlattı.

Tarihin hep canlı, gülen yüzü gibiydi. “Tarihi bilelim ama geçmişin kinini tutmaktan çok, geleceği daha iyi kurabilmek için.” ifadesi “İlber Ortaylı” imzalıdır...

Oldukça renkliydi...

Elbette hataları, yanlışları da vardı; her insanın olduğu gibi...

90994 (2)

xxxx

Hürriyet’teki son yazısını alıntılayalım;

"Geçen haftaki ameliyat başarılı geçti demiştim.

Bu pazar gecesi ise birden fenalaştım.

Hastabakıcı ve hemşire hanımlar seferber oldu.

Yeni bir ameliyata aldılar. Ani kanama durdu.

O an insan, bu memlekette hâlâ işini ciddiyetle yapan, vicdanıyla çalışan insanların varlığına şükrediyor.

Hiçbir kavmin kadınları, Türk kadınları gibi birleşemez, böyle zor anlarda bu kadar soğukkanlı ve becerikli davranamaz(…) Uzun ameliyattan sonra bir iki müdahale daha yapıldı. Hepsi gayet çabuk bitti(…) Türkiye mucizeler ülkesi; bir kısmı mucizeler yaratıyor, diğerlerinin ise dünya umurunda değil. Başka hangi toplumda bu kadar kaliteli insan, diğerlerini taşır(…) Zaman makinesine binebilsem Gazi Paşa’ya telgraf çekeceğim: ‘Paşam, dört Türk kadını, ihtiyar moruk profesörü kurtardılar. İnkılaplar hedefine varmıştır.’ Belli ki bu dünyada feminist inkılabını da Türkler yapar. Çünkü hiçbir kavmin kadınları, Türk kadınları gibi birleşemez, böyle zor anlarda bu kadar soğukkanlı ve becerikli davranamaz. Bu, kitaplarda yazmaz ama hayatın içinde apaçık görülür."

90993 (2)

xxxx

Bir yazısında şöyle yazmıştı Prof.Dr.İlber Ortaylı;

"Hayat çok kısadır ama hiçbir şey yapmamak için de uzundur...

Hayat sizi beklemez, siz de hayatı bekletemezsiniz.”

İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı da, gözyaşlarına hakim olamadığı dünkü cenaze töreninde şöyle konuştu;

"Hayatını dolu dolu yaşamış ama hâlâ yaşamaya doyamamış bu adamla, babam olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçireceği çok vakit, yapılacak çok iş ve gülünecek çok an vardı.

Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek buna hayıflanıyorum.

Umarım sizler de İlber Hoca'yı düşününce sadece birlikte yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur.

Bu kadar sevildiğini bilmek, acımızı dindiriyor.”

90996 (1)

xxxx

Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Faik Demir cenazede tv muhabirlerine bakın ne demiş?

“Bence tarihin rengi soldu. Yeni bir İlber Ortaylı Üniversitesi yaşattı. Yani, takipçileri, izleyicileri, konferanslarına gidenler, farklı ortamlarda hocanın belki okulda öğrencisi olmadı ama öğrencisi oldu. Üniversitesi kapandı. Bir okul kapandı diye düşünüyorum.”

Tarihçilerin Kutbu", "Hocaların Hocası" Halil İnalcık'ın öğrencisiydi İlber Ortaylı.

Şimdi iki büyük kıymetli buluştu.

Cehalete, yarı cahillere karşıydı, cehaletin kötülüğünü anlatmaya çalışırdı.

“Cahillik hiç ayıplanacak bir şey değildir, hatta cahil tutarlıdır kendi içinde. Kötü olan yarı cahillerdir. Cehaletin eyleme geçmiş hali çok tehlikelidir” derdi.

Bildiğini, bilgisini paylaşmak, gezmek, yeni yerler keşfetmekten büyük keyif alırdı İlber Hoca.

Sevdiklerine, sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum...

Anısı Güzel Yaşasın...