Turgut Özallı yılların sonuydu. Yani 1980’lerin! Her yazısı mutlaka ses getiren Bekir Coşkun Sabah’ta yazdığı dönemde "Hasbahçe’de Sonbahar"dizisini hazırlamıştı. Tabii o dönemin sabahı ile şimdinin Sabah’ı arasında büyük fark var. “O Sabah özgür, iktidar ve muhalefet, hiç fark etmiyor, eleştiri serbest, asla ve asla, bugünkü Sabah gibi, yandaş filan değil."Özal’ın eşi "Semra Hanımın" çevresinde, Özal iktidarına yakın, dönemin önde gelen iş adamlarının, bazı bakan ve milletvekillerinin eşleri var. Semra Hanım onlarla gününü gün ediyor, o çevre şaşaalı bir yaşamı paylaşıyor. Hatta, o hanımlara takılan bir isim var, "Papatyalar..."O tür bir yaşam halkın tepkisini çekiyor, geçim sıkıntısında olanlar, sorunları çözülemeyenler.Özal’ın iktidarı yıllar geçtikçe, halkta bıkkınlık ve umutsuzluğu arttırıyor. "Cicim ayları" çoktan geride kalıyor. Özal’ın iktidarı ‘sonbaharı’ yaşıyor, oyları da düşmeye başlıyor. Bekir iCoşkun’un yazıs dizisis de şte tam o günlerde; ‘Hasbahçe’de Sonbahar!..Çünkü, Semra Hanım ve çevresinin eğlenceleri, Osmanlı döneminin, Lale Devri’nin ‘hasbahçelerini’ andırıyor. Halktan kopuk, kendi aleminde..Peki, ne oluyor?’Yazı dizisi mahkeme kararıyla durduruluyor, durduran elbette Başbakan Özal!..’Diziye Özal’dan gelen öfke büyük.Yazı dizisi durdurulunca, Sabah ertesi gün sür manşeti patlatıyor: ‘’Bekir’in Yazı Yazması Da Yasak Değil Ya!..’Yazı dizisi durdurulduğunda, Bekir’le konuşuyorum, gülüyor, herkesin o yasağı ve kendisini konuştuğu gün, tevazuyu yine elden bırakmadan: Yasaklasınlar!.. Biz hancı, onlar yolcu!.. Üç gün sonra, onların da iktidarı sona erer!" (Yalçın Doğan, 23 Ekim 1920, T24)

“Bekir Coşkun düşüncesi, vicdanı ve Türkçesi güçlüydü. Hiçbirinden taviz vermedi ve böylece benzersiz olup okuruyla sarsılmaz bağlar kurmayı başardı.”(Gazeteci Yazar Kadri Gürsel)

“O Bekir Coşkun, O Büyük Gazetecilik Ustası “Gazetecinin kaleminin mürekkebi alın terinden, diğer kısmı, şeref-haysiyet-onur alaşımındandır. Kırılır ama satılmaz.” diyendir! Ruhu şad olsun.

xxxx

Yıllar önce ekranda çok popüler bir dizisi vardı. Şevket Altuğ, Sümer Tilmaç, Jülide Kural, Sevinç Erbulak ve Şevval Sam başrollerdeydi;“Süper Baba”!

Dizinin bir bölümünde rol alan 84 yıllık ömrünün 65 yılını gazeteciliğe adamış,Türkiye Gazeteciler Cemiyeti(TGC) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası(TGS) başkanlığı da yapmış Nail Güreli Usta şöyle anlatıyordu gazeteciliği; “Gerçeklerden korkanlar, gazeteciden korkarlar! Yalanın ikiyüzlülüğün yoğunlaştığı dönemlerde gazeteciden korkanların,
basına da düşman olanların sayısı artar. Ve gazeteci tehditlere baskılara uğrar. Tartaklanır, dayak yer tehdit edilir, çalıştığı binalar kurşunlanır. Kimi zamanda yazdığı bir yazıdan dolayı yıllarca hapis yatar. Ama bütün bunlar onu yıldıramaz. Mesleğini, gerçekleri duyurma mesleğini, bilgiyi halka ulaştırma mesleğini cesaretle yürekle yerine getirir. Bu nedenle gazetecilik dünyanın en zor ama en erdemli mesleğidir. Bu nedenle gazetecilik
her zaman yürek ister cesaret ister!”

xxxx

14 yıl önce , Kurtuluşun Kuruluşun Kenti İzmir’de, 9 EYLÜL Gazetesi kuruldu.
Meslek örgütüm İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin (İGC) Onursal Başkanı Atilâ Sertel ve yönetici arkadaşlarının girişimiyle doğan, “Gazetecilerin Gazetesi” sloganlıydı. Nail Başkanın dediği gibi yürekliydi, cesaretliydi!
‘’Hasan Tahsin ve İzmir’’li logosunda ’’Gelecekten Hepimiz Sorumluyuz’’ yazan gazeteydi!
Benim Gazetem’dir! Kıymetlim’dir!

Çıktığı günden bu yana -aralıksız- yazdığım ‘’gazetem’’dir 9 EYLÜL. Bir gün bile yazılarıma müdahale görmediğim gazetedir.
9 EYLÜL’de, ruhunu çıkar uğruna güce ve iktidara satmış, yozlaşmış kalemler, emekçiler yoktur! Muhabirleri; ‘’haber iktidarı/muhalefeti rahatsız edermiş’’umurunda olmaz!
Gazetecilikte objektif ölçütlü haber vermek esastır çünkü!
9 EYLÜL de toplumun doğru, tarafsız haber alabilmesini sağlayabilmek,
var olabilme mücadelesi verme misyonunu üstlenmiştir. Hâlâ da onurlu mücadelesini sürdürmektedir. Her türlü baskı, sansür girişimlerine direnç göstermiş saf almıştır 9 EYLÜL. Elbette İGC de!
Yineleyeyim; Benim Gazetem’dir, Bizim Gazetemiz’dir;
Kalemim gibi Kıymetlim’dir, Kıymetlimiz’dir!

xxxx

Bizler; gazeteciliğin en zor iş olduğu Türkiye’de kalemimiz tükenmeden işimizi yapacağız. Bizler; hep "toplumun gören gözü, işiten kulağı ve söyleyen dili, vicdanı" olacağız. Bizler; kızsalar da hedef de gösterseler, beğenilmeyen soruları soracağız, düşüncelerimizi köşelerimizde aktaracağız. Saklanılan gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışacağız. Bizler; iktidarı da eleştireceğiz, muhalefete de muhalefet edeceğiz! Bugüne kadar olduğu gibi! Meslek seçtiğimiz onurlu gazeteciliği halkın bilgi edinme hakkına hizmeti,-sözünü ettiğimiz doğrultuda ilkelerle- Türkiye’nin en özgür gazetelerinden biri; “Hasan Tahsinler’in Gazetesi”
9 EYLÜL’de sürdürdük, sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Beynimiz; parmaklarımıza hükmetttiği sürece!
Nail Başkan’ın, Bekir Usta’nın yolunda. Cesaretle. Erdemle.Haysiyetle!

Bugün doğum günü gazetemin. Sözü bitmezlerin gazetesi 9 EYLÜL, 14 yaşında! İGC de 80 yaşında! Nice nice yıllara 9 EYLÜL. Yeni yaşın kutlu olsun İGC.