“Dönüş”, “Türk Sinemasının Sultanı” Türkan Şoray’ın baş rolünde Kadir İnanır ile oynadığı gibi, ilk yönetmenlik denemesini de gerçekleştirdiği filmidir. Toplumsal içerikli film, çok iyi iş yapar. Moskova, Azerbaycan, İran,Belçika’da uluslararası film festivallerinde de gösterilir.

“Türkan Şoray, yönetmenlik koltuğunda oturduğu film için yapımcıdan “dramatik öğeleri egemen” bir müzik bestelenmesini istemiştir. Müzisyen Yalçın Tura da “Hasretinle Yandı Gönlüm”ü besteler. Dört gün önce 98 yaşında aramızdan ayrılan, Müjdat Gezen’in de halası Seha Okuş şarkıyı okur, adeta "yüreğe işler" büyüleyici sesiyle…

F73127B9 6332 4961 8979 Dfc98Db272Aa

“Karizma” derler ya, işte Türkan Şoray’dır o!. Yaşarken efsanedir, asla tartışılmayan.

“Sinemanın, oyunculuğun ötesinde de bir konum kazanmıştır Türkan Şoray.

Halk özlemiyle oluşmuş bir mitostur ve ulaşılmaz yalnızlık içindedir.”

Unutulmaz Şair Yazar Cemal Süreya, iki cümlede böyle anlatır Türkan Şoray’ı.

Geçen yıl aramızdan ayrılan romancı Selim İleri için Şoray; “Sinemamızın Dostoyevski”sidir.

“Türk Sinemasının Sultanı” Türkan Şoray elbette halkın bağrından doğdu.

Türkiye’nin yüzüydü. Ne sinema ihanet etti ona, ne de o sinemaya.

222 film çevirmiştir. Dünya rekorudur bu sayı! Bir "Bodrum Hakimi" olur, bir "Dilâ Hanım". Bir "Selvi Boylum Al Yazmalım"da “Asya”. Bir "Güllü", Bir "Vesikalı Yarim"in Sabiha’sı. Her rolünde kirpikleri, büyüleyici şahane gözleri, buğulu bakışları, zaman zaman çatık kaşları. Zaman zaman da gülümsemesiyle. Utangaçlığı, mahçupluğuyla; "Tapılacak Kadın" Türkan Şoray!..

-GÖZLERİNE BESTE YAPILDI-

Cana yakındır, yüreğinize hemen dokunur.

Hislerinizi hemen ısıtır. Türkân Şoray'dır o!

Yıllardır tüm içtenliğiyle, yalınlığıyla hayranlarının da "Sultan"ıdır!

Bu ifadeler onundur; "Bazen bir kadın geliyor, 'Sen benim ailemin bir ferdisin' diyor.

Elinde bir albüm. Bakıyorum, bütün resimlerimi kesmiş yapıştırmış, ailesinden biri parça gibi görüyor beni. Seyircimin bana duyduğu aşk. Beni bütün hayatım boyunca besledi bu duygu!"

Adına, gözlerine şarkı bestelenmiştir. Nükhet Duru seslendirmiştir; “Esmer salkım gibi lütuf gibi öksüz gibi gözler/ Sanki durur durur dargın dalı gözler/ Binbir laf bir bakışa nasıl sığmış öyle/ Sessiz yanarken siz biz tüteriz/ An gelir dağılır o yüz an gelir avunur hemen/ Yaz gelir bize gülseniz o gözleriniz bir de siz/ Dağ gibi yapayalnız dağlanıp da yaş almışız/ Yaz gelir bize gelseniz o gözleriniz ve siz/ Asi, ürkek Türkan Şoray..."

53772

-‘’SULTAN’’ İÇİN SİNEMA NEDİR?-

“Sinema hayatı hissettirir. Hayatı tanıtır. Hayatın aynasıdır, bizi bize gösterir, eğiticidir.

Sinema insanlar üzerinde derin etkisi olan evrensel bir sanat dalıdır.

Herkese hitap eder. Kitleleri etkileyecek güce sahiptir.

Yaşamı değerlendirmede ve kavramada bize yardımcı olur.

Hayata bakışımızı, düşünce yapımızı etkiler.

Kalbimize dokunur, mutlu eder, bazen acı gerçekleri yüzümüze vurur, ağlatır.

Bir film hayatımızı değiştirebilir, yaşamın görmediğimiz yönlerini gösterir, sorgular, eleştirir, insanları soru sormaya sevk eder. Çağın tanığıdır, gerçeği araştırır, yeniden yorumlar.

Bir yandan da sonsuz hayal gücünün gerçeğe dönüşmesini sağlar.

Her ülkenin sineması, içinde geliştiği toplumun özelliğini taşımalı, kendi kültüründen yola çıkıp evrensel olmalı, sanatsal ve estetik değerleri yüksek tutmalıdır.

Sinema diğer birçok sanat dalı gibi bireysel değildir, kolektif yaratıcılıktır.

Aynı zamanda sinema sanatının özel bir durumu vardır; bir yanıyla bir sanat eseridir, bir yanıyla da dev bir endüstridir.”

İzmir’de bir gelişinde sohbet ettiğimizde, Türkan Şoray böyle anlatmıştı sinemanın kendisinde ne anlam ifade ettiğini.

-İLK YÖNETMENLİĞİNİN ÖYKÜSÜ-

53775

"Sinemanın Sultanı" Türkan Şoray Elazığ'da çekimleri yapılan "Cemo" filmi sırasında final sahnesi çekilirken bindiği attan düşer, ölümden döner.

Boynunda, belinde kırıklar oluşur. Günlerce komadadır. Ameliyatlara girdi çıktı, neredeyse felç kalıyordu. Her gün gazete manşetlerindeydi sağlık durumu. Seyircisi kahrolmuştu...(Şoray, Kadir İnanır'la oynadığı ‘Baraj’ filminin setinde de boğulma tehlikesi yaşamıştı.)Güçlükle yaşama döndürüldü.

Evdeki uzun istirahat günlerinde de çok sevdiği sinemada oyunculuğun dışında yönetmenlik yapmayı da kafaya koymuştur Şoray.

İlk yönetmenlik deneyimini de Safa Önal'ın senaryosunu yazdığı

"Dönüş"te gerçekleştirecektir.

"Sultan" 2017'de yazdığı "Türkan Şoray-Sinemam ve Ben" kitabında anlatıyor;

"Zoru başarmayı seviyorum herhalde. 70'li yıllarda Almanya'ya

işçi olarak giden insanların sayısı artmış, işgücü göçü başlamıştı.

Evini barkını terk edip gurbete gidenlerin geride bıraktıklarını, yaşadıkları beynimde bir hikâye olarak şekillenmeye başladı.

Benle film yapmak isteyen yapımcı İrfan Önal'a bu düşüncemden söz edince, kabul gördüm ve hazırlıklar başladı. Safa Önal da harika bir senaryo yazdı.

Köyünde, arazisinin doyuramadığı İbrahim'in (Kadir İnanır) yabancı bir ülkeye işçi gitmesi, orada yeni bir dünya, uygarlık, yeni insanlar...

Duygularından giysilerini kadar yabancılaşma, köydeki karısı Gülcan'ın -yani ben- direnci, İbrahim 'e inancı. Karşı karşıya gelişleri ve acı son..."

-“DÖNÜŞ” FESTİVALLERDE-

53774

Filmde "İbrahim" rolü, Fikret Hakan'a da Ahmet Mekin'e de teklif edilir. İkisi kadın bir yönetmen ile çalışmak istemez.

Kabul etmezler "Sultan" yönetmenliğindeki film teklifini.

Öneri, Kadir İnanır'a götürülür. Aktör, “oynarım memnuniyetle” der.

Çekimler, Şile'dedir. 28 Kasım 1972'dir tarih ve Türkan Şoray hem yönetmenlik koltuğundadır, hem de başrol oyuncusudur.

Ortaya başarılı bir iş çıkmıştır. Moskova Film Festivali'nde gösterilir "Dönüş".

Türkan Şoray, ilk kez bir yabancı ülkenin festivaline; Moskova'ya gider. Özel Ödül alır "Sultan".

Film, Azerbaycan, İran ve Belçika'da da gösterilir.

-FİLME ÖZEL ŞARKI-

53777-1

Dramatik filmin yapısına uygun, duygulara hitap eden bir müzik bestelenmesini -özellikle-ister Türkan Şoray.

Müzisyen Yalçın Tura besteler filme çok şey katan besteyi.

O, beste; "Hasretinle Yandı Gönlüm"dür;

"Hasretinle yandı gönül / Yandı yandı söndü gönlüm/ Evvel yükseklerden uçtu/ Düze indi şimdi gönlüm/ Gözlerimde kanlı yaşlar/ Hasretin bağrında kışlar/ Başa geldi olmaz işler/ Bin bir dertle doldu gönlüm/ Gelecektin gelmez oldun/ Halimi hiç sormaz oldun/ Yaralarımı sarmaz oldun/ Yokluğunla soldu gönlüm/ Aramızda karlı dağlar/

Hasretin bağrımızı dağlar/ Çaresizlik yolu bağlar/ Yokluğundan söndü gönlüm/ Yokluğundan öldü gönlüm"

-ŞARKIYI SEHA OKUŞ SÖYLER-

Film için yapılan besteyi, Seha Okuş yorumlar. Adeta "yüreğe işler" büyüleyici sesiyle.

Seha Okuş, Türk Müziği Konservatuvarı mezunu bir başka "ustadır''.

"Hasretinle Yandı Gönlüm" kadar, "Burçak Tarlası" ve "Seher Vakti Bülbül Ağlar" şarkılarıyla da tanınandır.

Okuş, "Mahpus", "Toprak Ana", "Açlık" ve "Kuma" filmlerinin müziklerini de seslendirmiştir.

Seha Okuş, Tiyatro Sanatçısı ve Mizah Ustası Müjdat Gezen 'in de halasıdır.

Müjdat Gezen geçtiğimiz günlerde 98 yaşında vefat eden halasının ardından Cumhuriyet’teki köşesinde şu satırları kaleme aldı;

“Müziğe opera şanla başladı. Sonra Sanat Müziği bölümünde bir kadro açılınca oraya aldılar. İstanbul Radyosu'nda Nida Tüfekçi'nin dikkatini çekti. Türk Halk Müziği’ne getirdi onu. Böylece müziğin en geçerli üç dalında da eğitim görmüş oldu. Yıllarca İstanbul Belediye Konservatuarı'nın ve 1990’dan bu yana da Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin Türk Halk Müziği bölüm başkanlığını yaptı ve dün toprağa verdik. Türk Halk Müziği’ne çok büyük emek verdi. Halamdı..."

Anısına, hayata bıraktığı izlere saygıyla.

( Hasretinle Yandı Gönlüm’ü; başta Edip Akbayram, Soner Arıca, Funda Arar, Zara, Göksel ve Koray Avcı gibi pek çok sanatçı yorumlayıp albümlerine koydu).

İşte Sinema Efsanesi Türkan Şoray, İşte sinemada ilk yönetmenlik denemesi “Dönüş” ve o filmin unutulmaz şarkısı “Hasretinle Yandı Gönlüm” ve yorumcusu Seha Okuş…