Biz Fenerbahçe’nin şampiyonluk yarışında kasım gelmeden havlu attığını, 4 yıldır şampiyon olan Galatasaraylı yöneticilerin toplantıda küfürleşip kavga ettiklerini ya da Beşiktaş’ın Kasımpaşa’ya nasıl puan kaybettiğini konuşa duralım.
Dünya pazar gecesinden bu yana 20 yaşındaki bir gencin tarihi başarısını dilinden düşürmüyor.
Gelmiş geçmiş en önemli spor organizasyonlarından olan Formula 1'de Kimi Antonelli tarihin en genç şampiyonu. Şöyle de bir not düşelim, Antonelli doğduktan çok kısa bir süre sonra Felipe Massa’nın birinci olduğu 2006 İstanbul Grand Prix’i koşulmuştu.
Evet pazar gecesi çok geç saatlerde ekran başında tarihe tanıklık etmekten büyük keyif aldığımı belirtmeden geçemeyeceğim.
Aslında ülke olarak bu şampiyonluktan çıkarmamız gereken öylesine büyük dersler var ki.
Öncelikle genç İtalyan’ın yaşam hikayesinden.
Bologna’da yarışçı bir babanın oğlu olarak doğan Andrea Kimi Antonelli, daha abc’yi öğrenmeden pistlerin havasını solumaya başlamış.
Çocuk yaşta egzoz kokusu hücrelerine işleyen Antonelli, bu spora öylesine aşıkmış ki, yaşı küçük olduğu için içeri alınmadığı Almanya’daki Porche Cup’ta, kendisi gibi eski bir yarışçı olan babası tarafından otomobil lastiklerinin içine saklanıp, üzeri şemsiye ile örtülüp o şekilde padoğa girerek azmini göstermiş.
Evine sadece 30 dakika uzaklıktaki İmola pistinde ilk Formula deneyimini yaşayan Kimi Antonelli’nin, 2021’de F4 ile birlikte aslında bugünkü şampiyonluğun ilk startını verdiğinin, muhtemelen kendisi de dahil kimse farkında bile değildi.
Genç yarışçı bir röportajında idolünün tarihin en büyük pilotu Ayrton Senna olduğunu söylüyor. Zaten pistte otomobiline 12 numarayı asması da, o daha dünyaya gelmeden yıllar önce yarışta yaptığı kazada yaşamını yitiren Senna’ya karşı olan bu hayranlıktan geliyor.
Efsane pilotun 80’lerden itibaren bütün sezonlarını DVD’den defalarca izleyen Kimi Antonelli’nin hayatındaki dönüm noktalarından biri de 2019’da Mercedes Gençlik Programı’na katılmak olmuş.
Bu arada Antonelli’nin tüm hayatının otomobil yarışları ya da F1 olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü genç İtalyan, mesleğine olan tutkusu yanında çocukluk arkadaşları ile sık sık bowling ve paintball oynamaktan büyük keyif aldığını söylüyor.
Bugünkü başarıya gelecek olursak; Özellikle Formula 1’in önemli karakteri Mercedes-AMG F1 Takımı Başkanı Toto Wolff’un ortaya koyduğu çağdaş yaklaşımın altını çizelim.
2024’te Lewis Hamilton, Mercedes ile yollarını ayırınca, George Russell’ın yanındaki otomobilin direksiyonuna bir yıldız pilotu oturtmak yerine sadece 2 yıl önce ehliyet almış olan Kimi Antonelli’yi tercih eden Wolff de çağdaş spor yönetimi konusunda adeta dünyaya ders verdi.
Max Verstapen’de yaptığı hatadan ders alan Toto Wolff, Antonelli konusunda bütün eleştirilere rağmen aldığı cesur kararla, bu sezon hem pilotlarda hem de markalarda Mercedes’in elde ettiği başarının mimarı oldu.
Bir de dünyanın en büyük spor organizasyonlarından biri olan, yarışlarını milyonların canlı, milyarların ekrandan takip ettiği Formula 1’e neden, ‘centilmenlerin sporu’ adı verildiğini Mexico City Grand Prix’inde bir kez daha gördük.
Meksika'da finişin ardından 7 kez dünya şampiyonu İngiliz Pilot Lewis Hamilton ve 4 kez şampiyon Max Verstapen, dünyanın en genç şampiyonu Kimi Antonelli’yi omuzlara alırken, tevazunun en büyük erdem olduğunu sessiz bir çığlık olarak adeta bütün dünyaya haykırdılar.
Sonuç olarak kısır futbol tartışmalarından bir nefes uzaklaşmak istedim bu hafta.
Her ne kadar güzel tesisler yapmak ya da büyük organizasyonlar düzenlemek önemli olsa da, dünyanın tanıdığı başarılı, örnek sporcular yetiştirmenin farklı bir seviye olduğunu da hiçbir zaman unutmayalım.