Balıklıova-Gerence İltur Sitesi Balıklıova’dan Ildır’a doğru yol alırken, bir kavşakta ayrılırız; sol ok Ildır’ı gösterir, sağa kıvrılınca Küçükbahçe’ye dön baba dön… 

Ama yokuş aşağı inerken önce İltur Sitemiz karşılar sevincimizi. 31 yıldır yaz boyu oturduğumuz kooperatif evimiz…
Temmuz ayı Haydar adını verdiğimiz rüzgârla buluşuruz. Deli dolu, çılgın, şaşkın, sersem… Yine de kavurucu sıcakta esenler gönlümüzü.
Sabah erkenciyim. Bahçe sulama, çiçeklerle buluşma, kuşlarla merhabalaşma, terleyince, çarşaf gibi bir denizin kucağına sere serpe…
Gerence’deki evimde ayrı bir kitaplığım var. Yaz boyu zamanımın bir bölümüne konuk eder beni kitaplar, dergiler, gazeteler… Okumalar, yazmalar… Dost seslenişler…
Bugün de Haydar pencereden kırbacını sallarken, perdeler savrulurken, dalgaların sesi kulaklarımda  ezgiler yaratırken, iki dost yazarın kitabına  odaklandım.

‘KARŞIDAKİLER’

Önder Birol Bıyık (D.1972), 10 yılını cezaevinde “politik mahkûm” olarak  geçirmiş bir gazeteci, yazar, yayıncı.
90 yıllar kuşağından. Turhan Günay “Bu kuşağın yaşadıklarının kapısını Önder Birol Bıyık açıyor bize, bir '40 kuşağı öncülü’nün izinden giderek.  Sağlam bir kurgu, canlı ve sarıp sarmalayan bir dille yazılmış bir dönemin romanı” diyor  “Karşıdakiler” için. (*)
Hayri K. Yetik “Adaletsiz bir dünyada adalet arayan çıkışsız insanlar; Yalvaç, Dilek, Gülşah, Handan, Selim, Ceren, Lemi vd... En büyük adaletsizlik olan ölümün üstüne ölesiye gidenler.” 
Önder Birol, şiir, deneme, tiyatro dallarında 6 kitap çıkarmıştı. Bu kez Karşıdakiler’le romancılığın da kapısını araladı.
Çok genç yaşta uzun süreli damda(!) yatmak, o hayatın acılarını, ölüm orucunu, kederlerini, dostluklarını yaşamak, yazmaya kendini yazmakla yükümlü ve sorumlu sayan biri için böyle bir romanı kaleme almak kaçınılmazdı elbette. Önder Birol da bunu başarıyla yerine getirmiş. 
İnanç, direnç, umut, aşk, bağlılık… Yaşanmışlığın, tanıklığın ve kurgunun başarısıyla sonuçlanmış.

‘DEMİRYOLU ÖYKÜLERİ’

Nail Uyar (Uşak-Eşme,1956) öykü tutkunu bir yazın emekçisi. Bugüne dek 6’sı öykü olmak üzere, anı ve deneme alanında toplam 8 kitaba imza attı.
Uyar, son  çıkan “Demiryolu Öyküleri”ni (**) daha önceki yayımlanan kitaplarındaki demiryolu konulu öykülerinden seçerek oluşturmuş.
Trenler, bizim kuşağın önemli ulaşım aracıydı. Nail Uyar demiryollarında çalışan bir babanın çocuğu olarak trenlerle yolculukta yaşadıklarından içtenlikli öyküler çıkarmış. 
Ben, Nail’in öykülerini okurken, çocukluğumda Antep’ten Ceyhan’a yaptığım 7 saatlik kara tren yolculuklarımı, tünelleri, is içinde kapkara bir çocuk olarak yolculuğumu sonlandırdığım günleri anımsadım. Eskimeyen çocuk gülüşümü salıverdim kendime.
Öykülerin var olsun sevgili Nail.

‘BENİM ŞİİRİM BENİM HATAM’

Fatma Şahin Gündoğan (1962, Tunceli Tanz Köyü) tüm canlılara, insana, doğaya, kent yaşamına, toplumsal olaylara, yoksulluğa, kadın cinayetlerine, çocuk sömürüsüne dokunduğu ilk şiir kitabı “Benim Şiirim Benim Hatam”la (***) buluşturdu bizi.
İzmir, Edirne, Rize’de bulunan yedi evde yazılmış 49 şiiriyle Gündoğan öfkesi, karşı duruşu, tepkisi ile şiirin dolaylarından sesini yükseltiyor.
Gündoğan, toplumcu gerçekçi duruşu, kadın kimliği, mimari bakışı, kendine özgü diliyle  şiire farklı bir soluk getrime isteğinin de işaretini veriyor.
Şiirlerini paylaşırken eksiklerinin, acemiliklerinin, hatalarının da özeleştirisini yapmaktan çekinmiyor. 
(*)  Karşıdakiler, ŞYK Y. İzmir, Mayıs 2023, 244 s.
(**) Demiryolu Öyküleri, Klaros Y. Nisan 2023, 96 s.
(***) Benim Hatam Benim Şiirim, Tunç Y. Mayıs 2023, 64 s.