Romancı Selim İleri’nin, 21 yıl önce aramızdan ayrılan ve kendisine yazarlık yolunu açmada emeği olan “Edebiyatımızın Kaptanı” Attila İlhan’la yaptığı nehir söyleşi türü kitabında; şairin 80 yıllık yaşam serüveni, şiirlerinin öykülerini ve anıları yer alıyor. Kitap, her kütüphanede bulunmalı. Adeta bir başucu kitabı.

"Attilâ Abi ile söyleşilerimiz bir yaz boyunca sürüp gitti. Her hafta sonu Kanlıca'da kardeşi Çolpan İlhan'ın yazevinde buluşuyorduk. Geç saatlere kadar söyleşirdik. Herkesin bildiği gibi o 'tartışmacı' bir edebiyat adamı. Söyleşilerde tartışmalar sebepleri ve sonuçlarıyla, bir kez daha gündeme geliyordu. Ama bir yandan da, Attilâ İlhan'ı hayat hikayesinin ortasında tanıma fırsatı buluyordum(Selim İLERİ, Şişli Ocak 2002).

"Dinledim: Kasetlerde ince esintinin sesi, suların fışırtısı var. Yaz böylece geçmiş.
Fışırtılar, onulmaz bazı acıları söyleyip durmuş. Ve Attila İlhan'ı dinlemişim."(Selim İleri)

"Nâm-ı Diğer Kaptan - Attilâ İlhan'ı Dinledim".
Romancı Selim İleri'nin "nehir söyleşi" türü kitabının ismi.
21 yıl önce aramızdan ayrılan "Edebiyatımızın Kaptanı" Attilâ İlhan'ın, yaşamını, şiire bakışını, şiirlerinin romanlarının öyküsünü anlatır 352 sayfalık kitap.
Bu kitap içinde Attilâ İlhan şiirlerinin küçük bir antolojisi de yer alır. Fotoğraf albümü de eklidir "Kaptan''ın.
Kitapta; CHP Şiir Yarışmasına katılışı, Nâzım Hikmet hayranlığı, onu hapisten kurtarma gayreti, Paris günleri, kardeşi Çolpan İlhan, profesyonelleşmesi, Yeşilçam'a ilk adımı,
romanlarının öyküleri, Ankara yılları, Bilgi Yayınevi yöneticiliği, Sevgi-Mümtaz Soysal, Fakir Baykurt, Hasan Hüseyin Korkmazgil'le dostlukları, televizyonun hayatına girmesi, "Kurtlar Sofrası"nı dizileştirmesi, köşe yazıları, "Fena Halde Leman" ın patlaması, Dünya Gazetesi yılları, dergicilik, Biket İlhan'la evliliği, sosyalist tavrını sürdürmesi -ayrıntılı- yer alıyor.

****
Selim İleri, şöyle paylaşmıştır kitabı yazma serüvenini;
"Attilâ Abi ile söyleşilerimiz bir yaz boyunca sürüp gitti. Her hafta sonu Kanlıca'da Çolpan İlhan'ın yazevinde buluşuyorduk. Geç saatlere kadar söyleşirdik. Herkesin bildiği gibi o 'tartışmacı' bir edebiyat adamı. Söyleşilerde tartışmalar sebepleri ve sonuçlarıyla, bir kez daha gündeme geliyordu. Ama bir yandan da, Attilâ İlhan'ı hayat hikayesinin ortasında tanıma fırsatı buluyordum.
Ondaki 'Cumhuriyet ruhu' ve ulusal değerlere bağlılık; galiba en çok bunu deşmeye çalıştım
(...) Dinlediğimiz sözleri, okuduğumuz yazıları, gördüklerimizi biriktirirsin, nasıl oluyorsa, şimdiki zamandan avladıklarıyla birlikte, birçok zamanın anılarını arka arkaya, hep ışık çakımlarında, apar topar sıralayabiliyor(...)
Genç yazarlara yol açma konusunda böylesine istekli, adeta tutkulu çok az edebiyat adamı tanıdım.
Attilâ Ağbi'nin gündelikten öteye çağıran, boyuna ilerisi için, daha güzel, daha paylaşılabilir günler içinizi çalışmaya, üretmeye alıp götüren tutumu, o günlerimde tek dayanaktı(...)
Yıllar önce bir mektubunu hatırladım, 'Yalnızca çalışmak, yazmakkurtarır...' diye bir tümcesi vardı.
Teybe ya yeni bir kaset koyuyorum, ya da kasetin öteki yüzünü çeviriyorum.
Dediğim gibi; yaz, Kanlıca, deniz, gereksiz bir açgözlülükle alınmış lüks tekneler, Kanlıca koyunun öteki ucunda balık tutan, yoksullukları uzaktan bile ayırt edilebilen insanlar...
Deniz fışırdıyor.
Bitişik yalının bahçesinden manolya kokusu...
Yalnızca 'çalışmak' diyordum kendi kendime.
'Nâm-ı Diğer Kaptan'ın söyleşileri boyunca duygularımı Attilâ Ağbi'ye anlatmadım.
Burada ilk kez söylüyorum. (Selim İleri- Şişli, Ocak 2002)
****
"Nâm-ı Diğer Kaptan", usta şairin yakın tarihin renkli yatırımlarıyla bezenmiş.
Bence bir başucu kitabı.
Her kütüphanede bulunması gereken!
Kitapta yazarın; Selim İleri'nin Attilâ İlhan sevgisi de etkileyici.
Nede olsa yıldızının parlamasındaki emeğini unutmamış.
Kaptan'ın yakın dostu Antepli Şair Ülkü Tamer de kitapla ilgili izlenimlerini şöyle paylaşır;
"Selim İleri'nin 'dinlediği' Attilâ İlhan'ı siz de dinlemek isterseniz, kitabı alarak söyleşiye katılabilirsiniz.
Sıkılmayacağınıza güvence veririm."
Kitaptaki antolojiden "maria missakian" şiiri, yazımın finali olsun.
"Kaptan" ın hatır /hatıralarına, şiirimize, yazınımıza katkılarına saygıyla;
"yüksekkaldırım'da bir akşam
maria missakian'ı düşündüm
eğer kendimi bıraksam
yağmur olabilirdim yağardım
kasım'da bir çınar olabilirdim
yaprak yaprak dökülürdüm
kalbimi sıkı tutmasam
döküp saçıp boşaltsam
içimde yükselen şiiri
kaldırımlara döküp harcasam
gözleri balıkçıl gözleri
dudaklarında tutup rüzgarı
maria missakian adında biri
gelse göğsüme kapansam"