“Şiirimizin Şah Damarı” Nâzım’ın Hikmet’in şiirleri her zaman çok sevildi. O şiirlerden niceleri bestelendi.
Müzik Eleştirmeni ve Yazar Murat Meriç şöyle yazmıştır;
“Taş plak döneminden bu zamana hemen her dönemde Nâzım Hikmet şarkıları karşımıza çıktı. Kimi zaman bu şarkılar el altından yayıldı, kimi zaman onları dinlemek moda oldu.
Türkiye'nin yükselen siyasi dinamikleri, bu durumu hep etkiledi. Sadece pop müziğimizde değil, alaturkadan çok sesli müziğe her alanda yapılmış Nâzım Hikmet şarkıları var.
Kimi şiirlerinden bestelenmiş, kimi onun için yazılmıştır!”

-NÂZIM ŞARKILARI-Whatsapp Image 2026 10 10 At 09.53.31 (1)

Timur Selçuk, “Türkiye İşçi Sınıfına Selâm”, “Hürriyet Marşı” ve '’Güneşin Sofrasında Söylenen Türkü'’, Kerem Güney “Kıymayın Efendiler”, “Kerem Gibi” ve Livaneli’nin "Memetçik Memet’' , '’Kız Çocuğu’’, ‘'Karlı Kayın Ormanı’’, ‘’Hoş Geldin Bebek’’, '’Hoşça Kal Kardeşim Deniz'’, ‘'Bulut mu Olsan'’ı.
Livaneli, Yaşar Kemâl şiiri “Merhaba'’nın sonunda da şunları söyler;
“Acı da kahırda çekmiş geliyor
Güneşten boşanmış kopmuş geliyor
Bir ışık selidir, sökmüş geliyor
Nâzım usta, ulu seller merhaba”
Unol Buyukgonenc 'in Nâzım şiirlerini içeren akustik gitarıyla düzenlemelerini yaptığı solo albümünün ismi; "Güzel Günler Göreceğiz"dir.
Ahmet Kaya, Fikret Kızılok, Fuat Saka, Grup Yorum, Ezginin Günlüğü de albümlerinde Nâzım şiirleri vardır.
Elbette Cem Karaca.
Onun memleket özlemi, Nâzım'la aynıdır. “Çok yorgunum beni bekleme kaptan' dizesini ne güzel okumuştur.
“Ben bir ceviz ağacıyım
Gülhane Parkı'nda
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında"yı da...

-ESKİ BİR TAŞ PLÂK-

Whatsapp Image 2026 10 10 At 09.53.31 (3)

Bu yazıda Nâzım’ın bestelenmiş yıllarca sansürlenmiş, radyolarda çalınması yasaklanmış şiiri “Martılar Ah Eder” in kaderini de anlatmaya çalışalım.
Dönemin eski-meyen bir taş plağını da anmış olalım.
Önce Nâzım Baba şiiri;
“Martılar âh eder,
çırparlar kanat
Deryalar açılır, kat kat
Gayrı beklemeye kalmadı tâkat
Görünsün karşıdan
İstanbul şehri
Dalgalar yâr beller,
kopar kıyamet
Deryayı kan eder,
kan eder hasret
Gayrı beklemeye kalmadı tâkat
Görünsün karşıdan İstanbul şehri”

-MAKAMI HİCAZ-

Şiiri, “hicaz” makamında besteleyen Tamburi Mes’ud Cemil'dir.
Türk Müzik tarihinin en tanınmış isimlerinden biriydi Mes'ud Cemil.
Radyoculuğu Türkiye'ye getirenlerdendi.
Bizzat kurduğu İstanbul Radyosu'nun müdür vekili, spikeri, tanburisi yani her şeyiydi.

-FİLM ŞARKISI-

“Tiyatromuzun Ulu Çınarı” Muhsin Ertuğrul "Mineli Kuş" adıyla sinema filmi çekecektir. Mes'ud Cemil Bey'e film için iki beste ısmarlar, müzisyen de “Martılar Ah Eder” ve “Kanatları Gümüş Yavru Bir Kuş”u notalara döker.
Çekimler sırasında Nâzım Hikmet "1938 Harp Okulu Olayı” davasından hüküm giyer. Artık yıllarca sürecek hapisliği başlamıştır.
Besteleri de taş plağa Münir Nureddin Selçuk -orkestra eşliğinde- okur.
Mes'ud Cemil Nâzım'ın şiirlerine son derece hoş melodiler giydirmiştir. Şarkılar çok sevilir. (Nâzım, arkadaşı Mes’ud Cemil’in babasının vefatı üzerine de ‘Cemil Ölürken’ adlı bir şiir de yazmıştır.)

-“KOMÜNİST İŞİ”-

Whatsapp Image 2026 10 10 At 09.53.31

Şimdi Murat Bardakçı’nın Hürriyet’teki 19 Şubat 2001 tarihli yazısını alıntılayalım; "Aradan çeyrek asır geçmiştir.
12 Mart dönemidir.
O zaman TRT'de görevli işgüzarın biri kalkıp yönetime, ‘Mes’ud Cemil bestelerinin sözleri komünist Nâzım Hikmet’indir. Arada çalınıyor radyoda. Aşk şarkısı gibi görünseler de, aslında sosyal bir sınıfın bir başka sosyal sınıf üzerinde hâkimiyet kurması temeline dayalı olup yıkıcı ve de bölücü hüviyet taşıdıklarını arz ederim! Emir buyursanız da bu komünist eserleri yasaklasanız' der.
Mes’ud Cemil besteleri -derhal- yasaklanır(!)
Şarkılar ancak; 90'larda yeniden çalınır TRT'de.
Zeki Müren de repertuarına almıştır besteleri...

-ÖYKÜSÜ ‘’ROMANTİKA’’DA-

Whatsapp Image 2026 10 10 At 09.53.31 (2)

“ROMANTİKA-Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisinde de yer alır “yasaklı şair”in şiirinin başına gelenler.
Ve bir de Nâzım’ın besteciye; Mes’ud Cemil’e yazdığı mektup da!
Şairin, Bursa Hapishanesi’nden dostuna yazdığı mektupta,
“yakın arkadaşlığın izlerinin yanı sıra ulusal ve evrensel birikime sahip mahpus bir şairin, Türk müziği hakkındaki görüş ve ‘rıca’ altında önerileri de sıralanır.
Radyoda da şarkıları mapus yoldaşlarıyla keyifle dinlediğini bildirir Nâzım ve “Nur ol Mes’ud. Tüylerim diken diken oldu.” ifadesini kullanır.
Şair yıllar sonra “Martılara rastlamadım / Balıklar kovalamadı dümen suyunu...” dizeleriyle martılara bir şiirinde daha yer verecektir...

-SON SÖZ YERİNE-

Nâzım’ın hasretle yanmış yüreğinden parıldayan, 50’den fazla dile çevrilmiş şiirleri, bestelere dökülmüş dizeleri bugün asla unutulmadı.
Peki o yasakçılar nerede?
Kim hatırlıyor onları? Hiç kimse!
Bir kez daha, “Saman Sarısı” Vera’nın sözüyle;
“BAHTİYAR OL NÂZIM!”