Sinema filmlerinde, belgesellerde reklamlarda seslendirmesi muhteşemdi. Sinemada da “Rumuz Goncagül”, “ Hayallerim Aşkım Ve Sen”, “Ay Vakti”, “Üç Arkadaş”, “ O Kadın”, “Seni Kalbime Gömdüm” ,“Yorgun Savaşçı” gibi filmlerde de oynadı. “Avrupa Yakası”, “Elveda Yabancı”, “Kurtuluş”, “Hayat Bazen Tatlıdır”, “Çöl Faresi”, “Geçmiş Bahar Mimozaları” , “Ateşten Günler” , “Kurtuluş” da tv dizileri arasındadır.

.

Sanat dünyamızın unutulmaz isimlerinden Müşfik Kenter, Ankara Devlet Konservatuvarı kökenliydi. Hayatı boyunca gerek tiyatroda gerek seslendirmede karakterlere can verdi. Örneğin; tek kişilik oyunu “Bir Garip Orhan Veli”yi 30 yıl boyunca binlerce seyirciye sahneledi. Şekspir, A.Çehov, Gorki, Ionesco, B.Brecht, A. Miller gibi yazarların oyunlarını da sahneye koydu ve rol aldı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar ve Haliç üniversitelerinde tiyatro dersleri verdi.

217295

“İstanbul'da Boğaziçi'ndeyim,

Bir fakir Orhan Veli'yim;

Veli'nin oğluyum, Tarifsiz kederler içinde.

Urumelihisarı'na oturmuşum;

Oturmuş da bir türkü tutturmuşum;

‘İstanbulun mermer

taşları; Başıma da konuyor, konuyor aman,

martı kuşları’ Gözlerimden boşanır hicran yaşları;

Edalı'm, Senin yüzünden bu halim.

İstanbulun orta yeri sinama;

Garipliğim,

mahzunluğum duyurmayın anama;

El konuşur, sevişirmiş; bana ne?

Sevdalı'm, Boynuna vebalim!,

İstanbul'da, Boğaziçi'ndeyim;

Bir fakir Orhan Veli;

Veli'nin oğlu; Tarifsiz kederler içindeyim.”

-ORHAN VELİ’Yİ ÇOK SEVDİRDİ-

218677

Kısa ömrüne muhteşem “İstanbul Türküsü“(herkes Bir Garip Orhan Veli diye bilir) gibi şiirler sığdırmış Orhan Veli’yi, hep onun bu şiirini en iyi okuyan Müşfik Kenter Usta ile özdeşleştiririm. Belki de Murathan Mungan’ın Orhan Veli’nin şiirlerinden kurgulayarak yazdığı tek kişilik oyunu sahnede bizle buluşturduğu için de olabilir. “Bir şairi yaşatmak, onun şiirlerinin daha çok okunmasını sağlamak ancak onun gibi bir tiyatro sanatçısına yakışırdı!”

Müşfik Kenter “Bir Garip Orhan Veli” oyununu 30 yıldan fazla sergiledi. Veli’nin şiirlerini ölümsüzleştirendi. “İstanbul’u Dinliyorum, Gözlerim Kapalı...”, “Açsam Rüzgara”, “Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti..”, “Anlatamıyorum”, “Bedava, Bedava Yaşıyoruz... ” Bu şiirleri de bize çok sevdirdi Kenter. Defalarca dinleyip, gözlerimizi kapatmış, o muhteşem duygu yüklü sese ve Orhan Veli’ye hayranlığımız artmıştır sayesinde.

-MÜSTESNA SANAT İNSANIYDI-

Müşfik Kenter, Ustaların Ustası Dev Aktör!
Sesiyle hayat verdi karakterlere, seslendirdiği şiirlere, unutulmaz rollere…
Şair ne güzel demiş; “Önce ses unutulurmuş derler ama Müşfik Kenter in de sesi unutulmaz ki canım. Sözcükleri ete kemiğe bürüdü, bir güzel insan geçti bu dünyadan!”
Çağdaş Türk Tiyatrosu’nun usta isimleri arasında ilk akla gelenlerdendi. Kenter, Türk tiyatrosunda yapay oyunculuktan doğal oyunculuğa geçişin en büyük mimarıydı ve çok sayıda öğrencisi sayesinde bu ekol tiyatromuza yerleşmiştir.”
Sanatçı tavrı, müstesnaydı. Tevazu simgesiydi. Seslendirmenin de kilometre taşı!

-BİZİ BİZE ANLATIRDI-

Sözleri de çok popülerdir; “Bence artık kendinize gelin.
Çünkü parlatıcıyla aydınlanmaz gelecek, fön çekince düzelmez hayat ve fondötenle kapanmaz yaralar.” diyordu Müşfik Usta.
“Üzülüyorsun, takma diyorlar. Kızıyorsun, değmez diyorlar. Boş veriyorsun gamsız diyorlar. Konuşuyorsun, muhatap olma diyorlar. Çekip gidiyorsun, mücadele et diyorlar. Alttan alıyorsun, tepene çıkardın diyorlar. Bağırıyorsun, sakin ol diyorlar. Aklı başında davranıyorsun, bu kadar uslu olunmaz diyorlar. Ölünce ne diyecekler? Muhtemelen. Ölüm sana yakışmadı. Normal tabii, dirimizi beğenmediler ki ölümüzü beğensinler. “
“Bir tek ona gönderdiğin halde altına ‘toplu mesaj’ yazmaktır çaresizlik. “
“Dolu dolu caddelerde, tıklım tıklım kaldırımlarda elleri cebinde dolaşan kişidir yalnız”

Hakikaten “bizi bize ne güzel anlatıyordu” Müşfik Kenter.


-ONSUZ KENTERLER OLMAZDI-

Ablası Yıldız Kenter şu sözleriyle uğurlamıştı 14 yıl önce Müşfik Kenter’i; “Genç yaşlarda benim ilk hocalarımdan biri oldu. Müşfik'ten en çok öğrendim doğallığı. Sahici olabilmeyi, gerçek olabilmeyi ve bunu büyük bir sadelik içinde gösterişsiz yapabilmeyi Müşfik'te gördüm. Hiç belli etmeden onun ortaya koyduğu ustalığını izleyerek büyüdüm. Ona minnettarım. Müşfik olmasaydı Kenterler olmazdı. Ona hep ihtiyaç duydum, gıptayla izledim. İlk öğrencim ve en büyük ve değerli hocam oldu.”

Meslektaşı Erol Aksoy da yazdıydı; “Müşfik, oyunculuk sanatında ulaşılabilecek en tepeye varıp, orada çakılıp kalmaya ‘mahkum’ edilmiş sanatçıların önde gelenlerinden biriydi. Yıldız Kenter gibi yüceydi. Tiyatroya tutkunluğu ve de vurgunluğudur ki, Müşfik Kenter ne bir ‘film yıldızı’, ne ‘dizi oyuncusu’ oldu, ne de magazin haberleri içinde çalkalanıp durdu. Müşfik Kenter, Türkiye’nin sanatçısıydı. O usta, bir ‘dünya sanatçısı’ olmaya değerdi.”

-FETÖ’NÜN ÖDÜLÜNÜ REDDETMİŞTİ-

Müşfik Kenter, yıllar önce Fetullah Gülen’e bağlı vakfın vermek istediği ödülleri; Tarık Akan, Edip Akbayram, Semiha Berksoy, Erol Günaydın, Göksel Kortay, Yıldız Kenter, Mücap Ofluoğlu, Ferhan Şensoy, Kemal Sunal ve Macide Tanır ile beraber reddetmişti.

Tiyatro, şiir ülkesi insanıydı Müşfik Kenter. Sevgi ve özlemle. Hayata, sanata bıraktığı izlere saygıyla. Anılarda yaşayacaktır.