Bazılarına göre İskoç Efsane Sir Alex Ferguson’a, bazılarına göre ise yine Efsanevi Amerikan futbol koçu Paul ‘Bear’ Bryant'a atfedilen bir söz var; "Hücum maç kazandırır, savunma şampiyon yapar."

Teorinin en güzel örneğini FIFA 2026’da oynadığı 8 karşılaşmada kalesinde sadece 1 gol gören Dünya Şampiyonu İspanya gösterdi.

3 ülkede 48 takımın mücadele ettiği 104 maçlık maraton, pazar günü unutulmayacak Arjantin-İspanya finaliyle sona erdi. Turnuvanın sonunda 18 ayar altından yapılan, 6,175 kilogram ağırlığında ve 36,8 santimetrelik ikonik kupa ‘Matadorlar’ın kaptanı Rodri’nin ellerinde yükseldi.

****

Eveeeeet; Onlar ‘murat’larına erdi ama bizim ‘kerevet’e çıkmadığımız ortada.

‘Biz’ derken sadece milli takımımızdan bahsetmiyorum.

Örneğin; hakemlerimiz bu turnuvadan büyük dersler çıkarmalı. Haritada yerini bulmakta zorlanacağımız ülkelerden gelen hakemlerin bile bizimkilerin çok ilerisinde olduğunu gördük.

Gaziantep büyüklüğündeki Slovenya’nın çıkardığı Slavko Vincic finalde düdük çalarken, birden aklımıza bu hakemin geçen yıl Fenerbahçe-Galatasaray derbisini yönettiği geldi.

Belki hatırlarsınız maç öncesi bir programda Türkiye’nin en bilindik televizyon muhabirlerinden biri Vincic’in derbide taraflı bir yönetim göstereceğini ima etmişti.

Yine hakemlerden devam edelim; Süper Lig’de 2-3 dakikayı bulan VAR incelemelerinden sonra Dünya Kupası’nda 20 saniyeyi aşmayan incelemeleri ibretle izledik.

Elbette böylesine büyük bir organizasyonu yüzüne gözüne bulaştıran TRT’yi de unutmayacağız.

Maçlardaki spiker hataları ile tepki toplayan Dünya Kupası’nın Türkiye’deki yayıncı kuruluşu, finalin devre arasındaki şovlar yerine futbolseverlere kahve muhabbeti izleterek yine tepkileri üzerinde toplamayı başardı!

Gelelim teknik adamlara; bilirsiniz bizde kötü sonuçların ardından teknik direktörler yalandan, ‘Sorumluluk benim’ der ama peşi sıra bahaneler sıralarlar. A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella’nın da kısa sürede ülkemize ayak uydurduğunu (!) gördük bu turnuvada.

****

Dünya Kupası’ndaki teknik direktörler ise maç sonrası açıklamalarında yaptıkları özeleştiriler ve teknik değerlendirmelerle dikkat çekti.

Ancak teknik direktörler konusunda en çarpıcı nokta başka.

Dünya Kupası tarihinde Brezilya 5 şampiyonluğuna Brezilyalı, Almanya 4 şampiyonluğuna Alman, İtalya 4 şampiyonluğuna İtalyan, Arjantin ise 3 şampiyonluğuna Arjantinli hocalarla ulaştı.

Yani başarıya giden yol ‘yerli’ teknik direktörden geçiyor.

Bir de final oynayan İspanya Teknik Direktörü Luis de la Fuante ve Arjantin Teknik Direktörü Lionel Scaloni’nin alt yaşlardan itibaren aynı oyuncularla çalıştığına dikkat çekmekte fayda var.

Futbolculara gelecek olursak; mesela Fenerbahçelilerin beğenmediği ve gönderilmesine kesin gözüyle bakılan Livakovic’in Hırvatistan performansı dikkat çekiciydi. Yine alternatifi aranan Semedo da Portekiz Milli Takımı’nda hemen her maç forma giydi.

Örnekleri artırıp konuyu dağıtmayalım ancak maalesef ülkece bazı oyuncular hak ettiklerinden çok göklere çıkarılırken, bazıları ise hak etmedikleri kadar yerin dibine sokuluyor.

Sonuç olarak ülkece hayal kırıklığı yaşadığımız FIFA 2026 hepimize şunu gösterdi; futbolda başarıya ulaşmak için akıl ve duyguyu doğru şekilde harmanlamak şart.