Onun şiir tutkusu, okumak, yazmak; edebiyata tutkun babasından kalma. 80’lerin başında üniversite yılarında başladığı şiir serüveni, olgunlaşarak günümüze geldi. Hep çok sevdiği şair Cemal Süreya gibi; şiirin “dilin, hatta kültürün köpüğü” olduğunu savundu.

İmgeler sanatına, bireysel ve toplumsal estetiğe; tüm şiir kitaplarında olduğu gibi 12. son kitabında da yer verdi.

62856

Romalı Şair Virgilius'un "Aşk her şeyi yener . Biz de aşka teslim olalım" dizeleriyle başlar şiir kitabı. “Parçalı şiirler yerine süreklilik taşıyan bir yapıya sahip şiir kitabı, anlatı boyunca lirik ve düşünsel öğeleri ele alıyor. Şiirleri, bireysel deneyimlerde yola çıkıp insanlık hallerine dair bir çerçeve oluşturuyor.”

"Merhamet sınırsız sevgiye açılan kapı

Kovalanan yıllar çok uzak ten kıyılarda

Çağımızda insan, öz yurdunun sürgünü

Sadece aşk özgürleştirir tüm çocukları”

Antepli şair Ülkü Tamer ile başlayalım. Onun, “Şiir İçin Cevaplar”ı ile;

“Şiir gecenin kardeşidir, gündüzün annesi. Yürekteki büyükbabadır şiir.

Şiir örümceğin sesidir, duvarın şarkısı. Duvarcının türküsüdür şiir.

Şiir yağmurun deresidir, saç diplerinin teri. Teknelerin taze sancağıdır şiir.

Şiir afişlerin çerçevesidir, harflerin çizgisi. Çıngırağın içindeki madendir şiir.

Şiir kamyonetlerin mavisidir, kamyonların yiğitliği. Faytonların yazılmamış tarihidir şiir.

Şiir bakracın çeşmesidir, kuyunun yolcusu. Kaynağın bekçisidir şiir.

Şiir cambazların dengesidir, hokkabazların seyircisi. Sihirbazların rüyasıdır şiir.

Şiir üzümün güneşidir, elmanın kurdu.

Böğürtlenlerin tozudur şiir. Şiir gümüşün simgesidir, çeliğin yapılışı. Kurşunun çıkışıdır şiir.

Şiir çitlerin dikenidir, tarlanın sürülmesi. Rençberin dalgınlığıdır şiir.

Şiir tatarcıkların saatidir, ateş böceklerinin saniyesi. Tabiatın yıllarıdır şiir.

Şiir ölümün gölgesidir, yaşamanın örtüsü. Çocuğun savunmasıdır şiir.

Şiir kumsalın eleğidir, kayanın tortusu. Mermerin sunduğu damardır şiir.

Şiir uykusuzluğun şiltesidir, şiir uykunun haritası. Balkonun uyanışıdır şiir.

Şiir ateşin habercisidir, yangının kundakçısı. Yanardağın üstündeki kuştur şiir.”

66179

-“BÖĞÜRTLEN TOPLAMA”-

Kuzey İrlandalı üretken bir şair olan Prof. Heaney, 1995’te şiirleriyle Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır. Yazarlığının yanı sıra, Heaney aynı zamanda bir konuşma ustasıydı da. Hayat ve edebiyat üzerine konuşmalar yapmak için dünyayı dolaşırdı. Şiirlerinde sıklıkla kırsal yaşamdan kesitler yer alırdı ve en ünlü şiiri 'Böğürtlen Toplama' bunun en güzel örneklerinden biridir. Şairin çocukluğunu ve böğürtlen toplayarak geçirdiği zamanları anlatan güzel bir şiiridir; “Ağustos sonu, yoğun yağmur ve güneş altında/ Böğürtlenler tam bir hafta boyunca olgunlaşacaktı./ İlk başta sadece bir tane, parlak mor bir pıhtı. / Diğerlerinin yanı sıra, kırmızı, yeşil, düğüm gibi sert. / İlkini yedin ve eti tatlıydı. / Koyulaştırılmış şarap gibiydi: içinde yazın kanı vardı. / Dilde lekeler bırakarak ve şehveti körükleyerek/ Seçmek. Sonra kırmızı olanlar mürekkeplendi ve o açlık./ Bize süt kutuları, bezelye konserveleri, reçel kavanozları verdiler./ Dikenlerin çizmeye, ıslak çimenlerin botlarımızı soldurmaya başladığı yerlerde…”
Ozan, heyecandan hayal kırıklığına geçişi çok iyi yakalamış şiirinde...

Ülkü Tamer de “böğürtlenlerin tozudur” demişti ya şiire de…

“Soylu Şair” Ünal Ersözlü’nün uzun yıllar üzerinde çalıştığı son şiir kitabı “Böğürtlen Öpücüğü”, usuma hem İrlandalı şairi, hem de Ülkü Tamer’i anımsattı ilk anda.

Onlar da dizelerinde böğürtlenden söz etmişti.

66176

-ÜNAL ERSÖZLÜ’YÜ TANIYALIM-

Önce Ersözlü’yü bir kez daha anlatmaya çalışalım; Gazetecidir, yazardır, iletişimcidir. Ve şairdir. Şairlik ona çok yakışır. "Ben bir 'hatırlatıcıyım'. der Ünal Ersözlü .

Şiir sevdası; edebiyata tutkun babasından.

Ünal, İzmir Life’taki röportajında “babasının entelektüel aurasından etkilendiğini, şiirle, kitapla, aşkla dolu evde büyümenin etkisiyle lisede başlayan şiir sevdasının, üniversite yıllarında yoğunlaştığını” paylaşır.

Yaşamı roman gibidir. Üniversite yıllarında yüreği soldan atan öğrenci temsilcisi olduğundan başı sık sık derde girmiş, faşist 12 Eylülcüler onu sürgüne, sonrasında cezaevine yollamıştır. Üç buçuk yıl siyasi tutuklu ve hükümlü olarak o koşullarda hep şiire sığınmış, şiirle direnmiştir,

1980’den bugünlere de -olgunlaşarak- taşıdığı şiir serüveni sürmektedir.

Hapisliği sonrası da gazeteciliğe başlamıştır.

O muhabirlik yıllarında aynı gazetede olmasak da haber takiplerinde beraberdik.

Köklü dostluk, o yıllardan başlamıştır aramızda.

Zariftir, kibardır, son derece de duygusaldır Ersözlü. Ben ona “Soylu Şair” derim…

-KİTAPLARI-

Ünal Ersözlü, bugüne kadar 12 kitap yazdı.

Okyanusların Not Defteri (1990), Gidiyorum, Adın Unutuluş Olsun (1998), Zaman, Ayna ve Bıçak (1999), Aşk-ı Hakiki (2004), Gençliğin Dün Gecesi (2008), Kapıyı Çalıyorum (2012), Sarmaşık (2014), Dört Gün Buda, Üç Gün Zorba (2018), Tanrı’nın Yaşam Kılavuzu (2019), Yeryüzü Misafiri (2020) ve 50 Maddede Doğu Felsefesi (2021),

Son kitabı ise Yakın Kitabevi’nden okurla buluştu; Adı, “Böğürtlen Öpücüğü”.

Ünal Ersözlü Latince’de “Rubus”, Anadolu’da da “Mormorik”, “Diken Dutu”, “Tilki Üzümü”, “Karamama” diye bilinen 200 türe sahip böğürtlen’i kitabına isism yaptı.

66182

-TEK BİR ŞİİR-

"Böğürtlen Öpücüğü", birbirine bağlı 78 bölümden oluşuyor.

Sunuş’undandır şu ifadeler;

“Omnia vincit amor” Latincedir. Türkçesi, ‘Aşk her şeyi yener’dir. Aslen Romalı şair Vergilus’un ilk eseri ‘Bocolica or Ecloge’de yer alır.

Sonra devam eder Vergilius; ‘et nos cedanmus amor!. Yani, Biz de aşka teslim olalım.”

184 sayfalık “tek bir şiir” olarak kurgulanan yapısıyla, modern epik şiirin izini süren bütünlüklü bir anlatı kuruyor Ünal Ersözlü.

Aşk, zaman, bellek ve anlam arayışını zengin bir imge dünyası içinde buluşturan eser, çağdaş Türk şiirinde dikkat çeken özgün bir okuma deneyimi sunuyor.

"Böğürtlen Öpücüğü", bütünlüklü yapısıyla çağdaş Türk şiirinde dikkat çeken bir çalışma olarak öne çıkıyor.

Yineleyelim; çağdaş epik şiirin izini süren bir kitap “Böğürtlen Öpücüğü”.

“Destansı bir anlatı kurarken zengin bir imge dünyasıyla ilerliyor.

Şiirin ön planında içerikli bir sevi(aşk) söylemi belirginleşirken; arka planda insana, yaşama ve anlam arayışına dair daha genis bir sorgulama alanı açılıyor.

Metin, bireysel deneyimle ortak bir hakikat arayışını aynı düzlemde buluşturuyor.”

-61.BÖLÜM’DEN-

“İki denizi salmış Tanrı ki buluşturmak üzere

Birleştirmiş Hera’m, Mecmau’l Bahreyn’de

Karışmadan hiç tatlı, tuzlu sular birbirine

Tekliklerden yansıyan, birlikler makamında

Hem sen varsın hem ben, hem öteki, sevgi

Beraber bütünleşirken birde tekiz ey sevgili

Hasretin derinde, yorgun bir akşamüstü çayı

Hızır ile Musa, simgelerken ilmi ve hikmeti

İnsan bir türlü, gaipte anlamadı güzel olanı

Ruhlar sevgiye kavuşunca gök krallığında

BÖĞÜRTLEN ÖPÜCÜĞÜ, kadınlarda buldu aşkı

Hep kurtulmayı bekleyen ‘Promete’dir insan

Ne kadar isyanın varsa, ey o kadar değerlisin

Sevgilim ne çok yumuşak geliyor sesin

Bakıyorum sana, dalgayım kıyısında o sahilin”

-İKİ NKL’LİDEN-

Meslek Büyüğümüz Namık Kemal Liseli-NKL’li Okan Yüksel, ”35 Gazeteci Şair “ kitabında bu ifadelerle Ersözlü’ye de yer vermiştir; “Ozan; bireyci, insancı, toplumcu düşünceler içeriğinde yaşamın her alanında duyarlı sözler ettiğinde daha bir kalıcı yapıtlar yaratır. Sanatçı olarak toplumsal çevresini iyi tanıyan, bilen, onunla ilişkilerini koruyan ozan; hayat karşısında bireysel estetik ve toplumsal estetik donanımla şiiri yaratır. Ünal Ersözlü, bunu pek güzel kanıtlar.”

Yine NKL’li Abimiz halen Stockholm’de yaşayan Usta Şair Özkan Mert’in “Böğürtlen Öpücüğü” üzerine değerlendirmesini alıntılayalım; “Kitapta Ersöz' ün inanılmaz güzellikteki şiirleriyle karşılaştım: Düz, yalın, derin ve yaşamı tüm genişliğiyle yakalayan, sorgulayan dizeler. Yer olsaydı tüm o dizeleri buraya yazmak isterdim.Son yıllarda okuduğum beni çarpan bir kaç şiir kitabından biri. Bazı şairleri ve şiirleri bir kez ya da bir kaç kez okumak yetmez. Her gün okumak gerek. Her gün su içmek gibidir bazı şiirleri ve şairleri okumak. Ersözlü'nün kitabını başucu kitaplarımın arasına koydum. Her gün kitabı okuyarak her sayfasından bir BÖĞÜRTLEN ÖPÜCÜĞÜ alacağım. Tüm şiir severleri Böğürtlen Öpücüğü almaya davet ediyorum.”

-İMZA ETKİNLİĞİ BUGÜN-

Dili çok iyi kullanan, uyaksız şiir tarzı olan şairimiz Ünal Ersözlü “Böğürtlen Öpücüğü”nde de bunu bir kez daha kanıtlamıştır.

“Eski-meyen Dostum”un yürek kulvarındaki sıcaklığını yansıtan, Nazım Baba gibi cebinde taşıdığı içtenlikli şiirleri; bize, okurlarına her zaman ayrı bir keyif ve tat vermekte.

Ünal Ersözlü bugün saat 15.30-18.00 arasında Alsancak Yakın Kitabevi’nde okurlarıyla buluşacak, “Böğürtlen Öpücüğü”ni imzalayacak.