Trendyol Süper Lig Adnan Süvari Sezonu resmen başladı ve futbolseverlere açılış haftasından unutulmaz bir ziyafet sundu. Sahne Samsun’daydı; tarihin, coşkunun ve taktik disiplinin buluştuğu Karadeniz gecesinde Göztepe, Samsun deplasmanında perdeyi açtı. İzmir temsilcisinin bu sahnedeki şansı hiçbir zaman kolay yazılmamıştır; ancak son iki sezondur Samsunspor ile oynadıkları müsabakalar, Türk futboluna adeta taktiksel birer ders niteliğinde.
İlk hafta maçlarının çoğunu büyük bir dikkatle izledim. Beklentimin üzerine çıkan dirençli ekiplerin yanı sıra, ligin henüz başında 5-6 vasat takım da kendini net bir şekilde belli etti.

****

Bundan sonrası; futbolcuların fiziksel form durumuna, sakatlık ve ceza etiketlerine, en önemlisi de kadro derinliğine kalmış durumda. Göztepe cephesine baktığımızda; kaleci pozisyonu benim için hâlâ bir soru işareti, sol bek rotasyonu acil bir alternatif isim bekliyor ve orta sahanın da sanki bir takviyeye daha ihtiyacı var gibi. Kaleye takviye yapıldı, umarım iyi çıkar; ancak sol kenardaki o kronik boşluk artık kapatılmalı.
Buna karşın, iki kulübün de en değerli tarafı, transferden önce sahadaki kimliğini korumayı bilmesi. Samsunspor’da Thomas Reis’tan devralınan oturmuş oyun yapısı ve doğru hamlelerle sürdürülen istikrar, takımın ne oynayacağını çok iyi bilmesini sağlıyor. Göztepe’de de herkes yeni transferlerden skor katkısı bekliyordu ve bu tahmin edildi; çünkü kulübün arkasında artık güven veren rafine bir futbol aklı var.

****

Samsunspor - Göztepe eşleşmesi, pazartesi gecesini bir futbol şölenine çevirmeyi başardı. İlginç bir 90 dakikaya tanıklık ettik. Karşılaşmanın en dikkat çekici detaylarından biri, Göztepe’nin her iki yarıya da golle başlamaktaki başarısıydı. Efkan’ın golünden saniyeler önce Samsunspor kaleyi abluka altına almış, hemen öncesinde de bir penaltı kaçmıştı zaten. Daha üçüncü dakikada gelen o erken gol, iki takımın da sahada vadedeceği rekabetin ilk kıvılcımıydı. Kim öne geçerse geçsin, iki ekip de son ana kadar oyundan bir an olsun kopmadı.
Mücadele o kadar fizikseldi, o kadar yoğunlukla oynandı ki... Fakat ne sahada bir çirkeflik vardı ne de futbolun ruhunu zedeleyen bir enstantane. Maç sonundaki o kucaklaşma görüntüleri, iki camianın birbirine duyduğu saygının en saf kanıtıydı. Göztepe ve Samsunspor, şüphe yok ki bu ligin parlayan yıldızlarıdır. Gurur verici!
Yeni sezonun ilk haftasının en iyi maçı, ta başından beri belliydi: Göztepe kaçtı, Samsun kovaladı.

****

Kısacası, sarı kırmızılılar deplasmanda tam 3 kez öne geçtiği mücadeleden 3-3'lük beraberlikle ayrıldı ve sezona 1 puanla 'merhaba' dedi. Oysa o üç puanı cebe koymak da işten bile değildi, haftayı puansız kapatmak da. Samsunspor’un zaman zaman dağınıklaşan futboluna karşı, Göztepe savunmasının yaptığı hatalar puanları adeta tepside paylaştırdı.
Elbette sezonun henüz başındayız. Futbolun o klasik ama her daim geçerli klişelerine sığınmak mümkün:
Uyum sorunumuz var.
Yeni transferlerin takıma alışması zaman alacak.
Bunların hepsi su götürmez birer gerçek. Umut edelim ki bu uyum süreci aşıldığında, sahada çok daha rafine, çok daha ne yaptığını bilen bir Göztepe izleyelim. Şimdilik bir puanı cebe koyduk; ama açık konuşmak gerekirse: Bu maç üç puanla da bitebilirdi, puansız da.
Göztepe, bu ikisinin tam ortasında kaldı.