Atatürk, Nutuk’ta, Anzavur ve Düzce ayaklanmaları kısmında, İzmit Mutasarrıfı Çerkez İbrahim’in İstanbul’dan Adapazarı’na geldiğini, halka padişahın selamını bildirdiğini, yüz elli lira maaşla gönüllü yazmaya başladığını yazar. Toplanan asi kuvvetlerin Geyve Boğazında Ulusal Kuvvetlere saldırmaya başladıklarını belirtir. Çerkez İbrahim’in üzerine Ali Fuat Paşa ile Refet Paşa komutasında, Çerkez Ethem, Binbaşı Nazım bey, Yarbay Arif Bey ve Çolak İbrahim Bey müfrezelerinin gönderildiğini belirtir. Bolu, Adapazarı, Düzce ve İzmit çevresindeki bu ayaklanma 4 Haziran 1920 tarihine kadar üç aydan fazla devam etmiştir. Temmuz’da tekrar bir ayaklanma olmuştur (Nutuk, s.306-307, İş Bankası Kültür Yayınları). Atatürk’ün asi olaraksözünü ettiği İzmit Mutasarrıfı Çerkez İbrahim’in adı, İngiliz gizli belgelerinde geçmektedir (FO 424, 255, s. 120-121. Belge: 169). Kuva-yı Milliye karşıtı; Kuva-yı İnzibatiye destekçisi olan Çerkez İbrahim, İzmit civarında Ulusal Kuvvetler ile yaptığı savaşı kaybedince maiyeti ile birlikte Anadolu’dan ayrılmak zorunda kalmıştır ve İngiltere’nin himayesini ve desteğini talep etmiştir. Atina çıkışlı, Mr. Lindley’den Curzon’a gönderilen 12 Ekim 1922 tarihli gizli bir telgrafta şunlar yazmaktadır:
‘Eski İzmit mutasarrıfı İbrahim Hakkı Bey, İngiliz yönetimi altındaki dönemde İzmitmutasarrıfı olarak görev yapmış olup, Trakya ve Yunan adalarına kaçan 7.000 ila 8.000 Müslüman Çerkez'i ve ayrıca İstanbul'da bulunan ve şimdi ayrılmak zorunda kalacak yüzlerce Çerkez'i temsil ettiğini iddia etmektedir. Halkı için İngiltere'den koruma ve yardım istemektedir.İstanbul'daki İngiliz Yüksek Komiserliği'nden Bay Ryan'ın kendisini yakından tanıdığını söylemektedir. Trakya'da 3.000 süvari savaşçıları olduğunu ve İngilizlerle birlikte savaşmaya can attıklarını söylüyor, ancak barış olursa İngilizlerin desteğini istiyor çünkü Müslüman oldukları için Çerkezler Yunan ve Ermenilerden daha kötü durumdalar. Anadolu'ya geri dönemezler, çünkü ateşkesin ardından İngilizlerin teşvikiyle Kemalistlere karşı İzmit bölgesine savaştılar ve daha sonra Yunan kuvvetlerine katıldılar. Yunanistan'da onlara yer olmayacaktır. Filistin'e veya başka bir yere gidip gidemeyeceklerini, Majestenin hükümetinin (İngiltere) onları gönderip gönderemeyeceğini sormaktadır. Neredeyse hepsi de toprakta çalışmaya can atan çiftçilerdir’.
Bu belgeye göre, Çerkez İbrahim, İzmit bölgesinde İngilizlerin desteği ile Kemalistlere karşı savaştıklarını ve daha sonra Yunan kuvvetlerine katıldıklarını açıkça itiraf etmektedir. Çerkez İbrahim’e bağlı kuvvetler Ulusal Kuvvetler ile yaptıkları silahlı mücadeleyi kaybedince, Anadolu ve İstanbul dışında bir yer aramaya başlamışlardır. Bunların bir kısmı İngilizler tarafından Ürdün’de yerleştirilmişlerdir. Genel olarak ifade ederek, Türkiye’deki saltanat ve hilafet yanlısı Çerkezlerin büyük kısmı, Ulusal Mücadelenin aleyhinde aktif olarak yer almalarına rağmen, az bir kısmı da başlangıçta Ulusal Mücadeleye destek vermişlerdir.