Her biri dostum meslektaşlarım Şule Aydın, Barış Pehlivan,  Barış Terkoğlu, Timur Soykan ve Murat Ağırel, Mart’ın ikinci haftası, “ ROK” diye bilinen Rasim Ozan Kütahyalı ile yapılan röportaja  tepki gösterip Halk TV’den ayrılmıştı. Kısaca kendilerine çok yakışan “duruşu tavrı” göstermişlerdi.

“Kayda Geçsin” programının moderatörü  Şule Aydın ayrılığı şöyle duyurmuştu:

“Bugün itibariyle ‘Kayda Geçsin’ ekibi olarak  Halk TV ile yollarımız ayrıldı.”

Aynı zamanda Cumhuriyet Yazarı Terkoğlu sosyal medya hesabından da şu ifadeleri paylaşmıştı;

Kolay zamanlarda ilkeli olmak da kolaydır. İnsanın prensipleri zorluklarla sınanır. Dünden bugüne yaşadığımız tartışmanın bizi getirdiği yerde birlikte çalışmak olanaksız hale geldi. Halk TV ile yollarımız artık ayrılıyor. Dört yılda birlikte çalıştığım herkesten çok şey öğrendim. Tek tek teşekkür ederim. Eminim eksik bıraktığım çok söz, pek fazla eylem vardır. Kırgın bıraktıklarım affetsinler. Gazetecilik, halka karşı sorumlulukla yapıldığında dünyayı değiştirmenin bir yoludur. Umut ediyorum, bizden sonra gelenler bizden daha fazlasını yaparlar. Sökük dikilir, kırık onarılır, eksik tamamlanır. Geçen güne elveda, doğan güne merhaba..."

BirGün Yazarı Timur Soykan da şu açıklamayı yapmıştı: “ Rasim Ozan Kütahyalı röportajının  Halk TV YouTube kanalında röportajının  yayınlanmasını doğru bulmuyorum.. FETÖ’cülerin ve Saray rejiminin  tetikçiliğini yapan bu şahsın demokrasi mücadelesinin  bedellerini ödemiş Halk tv logosunun  altında görünmesi beni üzdü.”

Barış Pehlivan ve Murat Ağırel de benzer ifadeler kullanmıştı.

(Unutmadan; kanalın web sitesinde yazan Serpil Yılmaz da istifa edenlerdendi.)

XXXX

Nerede yolsuzluk, vurgun talan hukuksuzluk varsa gündem yapan başarılı gazetecilerin nerede program yapacaklarını merak ediyordu herkes.

Kısa sürede sorunun yanıtı geldi. Ekip, yollarına YouTube’tan devam edeceğini duyurdu.

Şule Aydın,  Timur Soykan, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan ve Murat Ağırel, yayınlarına OnlarTV” isimli Youtube kanalında başlayacaklarını bakın nasıl bildirdi;

“Merhaba. Biz artık Youtube’tayız. ‘Dokunmayın denen ne varsa anlatmak için buradayız. Çünkü biz inanıyoruz; bir başka yayıncılık mümkün! Özgür yolculuğumuza omuz verin…”

XXXX

Ekip ilk programı başarıyla gerçekleştirdi Perşembe akşamı. On binler “gazetecilikten başka işi olmamış” beş cesur onurlu gazeteciyi izliyordu.

Dosyalar peşpeşe açılmıştı. Türkiye’yi nelerin beklediği tartışıldı. İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile ekbinin şoför dedikodularıyla tutuklandığı iddiasını ortaya koydu Timur Soykan. Barış Terkoğlu RTÜK Başkanı’nın aynı zamanda Halkbank Yönetim Kurulu üyesi olduğu ve banka reklamlarının da iktidara yakın kanallarda yayımlandığına dikkat çekti. Barış Pehlivan “Herşey Çok Güzel Olacak” sloganının mucidi üniversite öğrencisi Berkay Gezgin’in nasıl gözaltına alınıp tutuklandığını anlattı. Ağırel, İmamoğlu hakkındaki MASAK raporlarında rüşvet yolsuzluk terör finansmanı gibi konularda iddia ve değerlendirmelerin olmadığı hakkında bilgiler verdi.

Manşet üzerine manşet veriyordu Aydın, Barışlar, Timur ve Murat.

Akıllara takılan tüm soruların yanıtları programdaydı.

İlk programlarının izlenmesi de, daha 24 saat dolmadan 1 milyona doğru gidiyordu. Abone sayısı da 100 bine.

YouTube’ta açık ara izlenen en iyi yayınlardan biri gerçekleşmişti.

Bizler de özlem gidermiş, çok büyük keyif almıştık elbette.

XXXX

 

Ekip, her hafta Pazartesi ve Perşembe akşamları yayında olacak.

Abone olun. İzleyin, izlettirin bu yiğit sözünü kalemini onur belirlemiş, pusulası vicdanı meslektaşlarımızı.

Şule Aydın ne güzel yazmış programdan sonra; “ Omuz veren herkese çok teşekkür ederiz. Seviyoruz sizi be.”

Biz de sizleri seviyoruz Şule, Murat, Retkeoğlu, Pehlivan ve Timur, biz de!.

Bu beş gazetenin özgür yolculuğuna -hepimiz- omuz verelim.

Toplumun, halkın doğruları bilmeye, bilgilenmeye çok ihtiyacı var.

Bu yazı da Melih Cevdet Anday’ın kavgacı şiiri “Telgrafhane’’den dizelerle sonlansın:

“ Uyumayacaksın/ Memleketin hali/ Seni seslerle uyandıracak/ Oturup yazacaksın/…/Durmadan sesler alacak/ Sesler vereceksin…”