İzmir futbolu çok yetenekli futbolcular gördü. Efsane teknik adamlar yarattı. Ama futbolu, futbolcuyu çevresine sevdiren, kültürel anlamda halkla buluşturabilen futbol adamı sayısı konusunda aynı başarıyı gösteremedi. Ümit Kayıhan işte o azınlıktan biriydi... Göztepe'yi Süper Lig'e çıkardığı yıl haftada bir kez takım olarak sinemaya giderlerdi. O sezon Göztepeli futbolcuların gittiği tiyatro sayısını bir futbolcu şöyle özetlemişti; "Hayatımda hiç bu kadar tiyatro seyretmedim."
Futbolda kural basittir. Başarılı olursan haklısın, olamazsan haksızsın... Böyle olunca da genellikle teknik adamlar ve futbolcular kestirmeden başarılı olmak isterler. O da işin kolayına kaçmaktır tabii... Üstelik hileye hurdaya bulaşmak zorunda kalırsın. Futbol kültürünü geliştirebilirsen eğer, hem ortaya seyredilebilir bir takım çıkarırsın, hem de seyircinin sevdiği bir takımı yaratırsın. Ümit Hoca bu konulara çok dikkat ederdi.
Çok anımız var.
Ben bir dönem bir milyon satan Günaydın Gazetesi'nin muhabiriydim, o da Göztepe'de yardımcı hoca. Eskiden beri tanıştığımız için samimi dostluğumuz vardı. Ama takım önüne geldiğimizde bana "Sadık Bey" diye hitap ederdi. Ben de altta kalmamak için "Ümit Hocam" derdim. Bu kendisi ünlü teknik adam olduğunda da hiç değişmedi. Teknik direktörlüğe geçtikten sonra ilk kez benim röportajımla ulusal basında yer aldı. Ertesi gün antrenmanda karşılaştık; "Teşekkür ederim Sadık Bey..."
Mesleğinde giderek üzerine koyarak devam etti. Üstün yetenekli futbolcu değildi ama istikrarlıydı. Teknik adamlığı daha etkili oldu. Çünkü sosyal kültürü de futbolun içine kattı. Giyimiyle kuşamıyla, tavrıyla "Futbolcular da kültürsüz oluyor" imajını yıkmak için çok mücadele etti. Kendi yapısı da buna uygundu. Her zaman şık ve bakımlı olmaya özen gösterirdi.
Çalışmayı severdi. Beş altı gazeteci ile Kayıhan’ın teknik sorumlu olduğu Süper Lig'deki Altay'ın antrenmanını izliyoruz. O zamanlar her kulübü birkaç gazeteci izlerdi. Şimdiki gibi fabrikasyon haber üretimi olmadığı için mutlaka takip etmek zorundaydık. Kayıhan futbolcuların pestilini çıkarıyordu... Bir futbolcu yanıma gelip kulağıma, "Abi gidin buradan yoksa bu adam bizi öldürecek" dedi..
Doğal olarak gazetecilere takımı nasıl çalıştırdığını gösteriyordu. Doğal olarak da futbolcular bundan memnun değildi.
Alpay Özalan’ın futbolcu olmasında çok katkısı olmuştu. Hücumda yetersiz olan Alpay’ı savunmaya çekmiş ve özel çalıştırarak yıllarca Milli Takım'da oynayan bir futbolcu yaratmıştı. Hayata çok erken veda etti. Bugün Türk futbolu çok önemli futbolcu ve teknik adam çıkarabilir. Ama Ümit Kayıhan gibi kültürlü, sosyal ilişkileri kuvvetli, centilmen, klas bir futbol adamı yetiştirebilir mi bilmiyorum. Ama bizim Ümit Kayıhan'lara çok ihtiyacımız var.