İngiliz Yüksek Komiseri Horace Rumbold, the Earl of Balfour’a gönderdiği 1 Ağustos 1922 tarihli gizli raporunda, İstanbul’a dönen ve dönecek olan eski İttihatçıları faaliyetlerinden söz eder (FO 424, 254, s.98-100). Bu rapordaki bilgilerin bazıları doğru olmakla beraber, bazıları da duyumdan ibarettir. Örneğin eski Stockholm elçisi İsmail Canbolat’ın Adana valisi Hacı Adil Beyin (Selahattin Adil Bey) yerine Adana valisi olacağı haberi veya duyumu doğru değildir. Rumbold’un raporunda sözünü ettiği eski İttihatçılar şunlardır: Kara Kemal Bey (Ahmed Kemal, Öl.:1926), Necmeddin Molla, Midhat Şükrü (Bleda), Cavid Bey (öl.1926), Hüseyin Cahit Bey, İsmail Canbolat (öl. 1926), Küçük Talat bey (Talat Muşkara, Öl.: 1959), Ahmed Rıza, Dr. Nazım (Mehmed Nazım Bey, Öl.:1926), Haim Nahum Efendi (öl.: 1960 Kahire). Raporda şu bilgiler verilmektedir: Savaş öncesinde (I. Dünya Savaşı) pek ortada görünmeyen Kara Kemal’in İstanbul’da işçi çevrelerinde etkisi vardır. Şimdilerde önemsiz biridir. Eski Lonca teşkilatına bağlı işçilerden oluşan bir esnaf şebekesi (çetesi) oluşturma çabası içindedir. Necmeddin Molla, savaş öncesinde İttihatçılar ile bağlantılıydı. Savaş süresince Orta Avrupa’da görev yaptı. Mütarekeden sonra İsviçre’de zaman geçirdi. İstanbul’a dönmek için birkaç teşebbüste bulunduysa da Müttefiklerden izin alamadı. Şimdi avukat olarak çalışmaktadır. Daima kişisel menfaatini gözeten düşük karakterli bir adamdır. Şu anki siyasi faaliyetleri (İsviçre’deki) bilgim yoktur ama İttihatçı faaliyetler yeniden canlanırsa hemen kullanışlı hale gelir. Mithat Şükrü, geçmişte İttihat Terakki’de çalışmış liderlerden biriydi. Şimdilerde İstanbul ile Anadolu arasındaki irtibat işlerinde aktif biridir. Cavid Bey’in Osmanlı Borçları Komisyonuna, Osmanlı delegesi olarak seçilmesi ve İstanbul’a dönüşü ayrı bir yazının konusudur. Cavid Bey’in dönüşünden sonra Cahit Bey (Hüseyin Cahid) de İstanbul’a dönmüştür. İkisi samimi arkadaştır. 1908 sonrasında Cahit Bey, İttihat ve Terakki grubunun en güçlü gazeteciydi. Sonra, adı geçen Osmanlı Borçları Komisyonuna Türk delegesi olarak seçildi. Malta’ya sürülmesine kadar bu görevi sürdürdü. Şimdi gazeteciliğe geri döndü ve Vakit gazetesinde yazmaktadır. Eski Stockholm elçisi olan İsmail Canbolat, İstanbul’a en geç dönenlerden biridir. O, İstanbul’a geldikten birkaç gün sonra Ankara’ya gitmiştir. İstifa eden Adana valisi Hacı Adil Beyin yerine Adana valisi olacağı konuşulmaktadır. Haim Nahum Efendi, eski başhahamdır ve İttihatçılar ile yakın ilişkisi olmuştur. Kendisi Ankara’ya gitme niyetindeymiş. Basına verdiği bir mülakatta, Ankara’nın kendisine bazı görevler vermesini ummaktadır. Uzun süre Türkiye’nin Washington elçisi olmak istemiştir. Yarı resmi bir görevle ABD’ye gönderilmesini istemektedir ama şu anki pozisyonundan dolayı bu zordur. İstanbul Hükümeti, bunları (eski İttihatçılar) ABD’ye göndermeyi arzu etmektedir. Haim Efendi Ankara’ya gitmeden önce Bay Ryan’ı ziyaret etmiştir ve Türk iskânı konusunda ılımlı görüşler belirtmiştir. O Siyonistler ile her konuda aynı görüşte olmasa da Dr. Weissman’ı üç kez ziyaret etmiştir ve Filistin’e modern değirmencilik yöntemlerini getirme planıyla ilgilenmektedir. Ahmed Rıza Beyin de yakında İstanbul’a döneceği konuşulmaktadır ama bu konuda kesin bir bilgi yoktur. Kötü Şöhretli Dr. Nazım da İstanbul’a dönecekmiş. Eğer bu adam İstanbul’a dönerse, eskiden İttihat Terakkide çalışmış en önemli kişi olduğundan dolayı onun dönüşü büyük önem taşır. Küçük Talat Beyin de ya İstanbul’a ya da Ankara’ya döneceğine dair bilgiler vardır ama bunları teyit edemem. Bu zatın önemi de Enver’e sadık olmasıdır. Enver’in adamları Mustafa Kemal’e muhalif olan asli kişilerdir.
Anadolu ile yakın ilişkileri olan eski İttihatçılar, İstanbul’da bir konum inşa etme çabası içindedirler. Mustafa Kemal’in yürüttüğü Ulusal Harekete ‘büyük hayranlık’ duyduklarını açıkça söylemektedirler ama amaçlarının Mustafa Kemal’in yerini almak olduğu ve eski İttihat ve Terakkinin hakimiyetini geri getirmek olduğu anlaşılmaktadır. Bunlar, Enver ile yakın ilişki içindeler mi, yoksa Almak üstünlüğünü yerleştirmek için bir plan yapmak amacıyla Almanya tarafından kullanılıyorlar mı bu konuda bir görüş belirtmeye cesaret edemiyorum. Ama bunlar İstanbul’u faaliyetlerinin ana merkezi haline getirdiler. Burada siyasi durumda yeni bir gelişme olursa, eski İttihatçıları ve örgütlerini hesaba katmak gerekir. Yüksek Komiser Horace Rumbold’.